aciz senfoni
aciz senfoni

– Havada bir ölüm kokusu var gibi. Kim bilir kaç insan şu an hayata “elveda” dedi. Bazen soruyorum kendime “Yahu ne garip insansın sen. Bu yaşta ölümden başka düşünecek konu mu kalmadı?” Şöyle düşününce elbette birçok konu var. Belki sen de böyle düşünüyorsun. Seni bilmem ama bu konu beni fena halde kuşatmış durumda, boş kaldığım her an ölümü ve ölümümü düşünüyorum. Düşünmek istediğimden mi? Gerçekten emin değilim.

– Sen de felsefe yapmak için felsefe yapıyorsun yani!

– Gerçekten öyle değil. Bu engel olamadığım bir şey. Yani ne yapıyoruz, tam olarak ne istiyoruz? Kimse ilgilenmek istemiyor gibi geliyor bana.

– Tamam da sen mi ilgileneceksin bu kadar insanın sorusuyla? Bırak Tanrı uğraşsın!

– Ben miyim basite indirgeyen, yoksa sen misin? Ne yani bir şeyler hakkında düşünürsem Tanrı mı oluyorum? İnsan olduğum için düşünemez miyim?

– Tanrı’nın rolünü üstleniyorsun!

– Ben ne hissediyorsam onu yazıyorum. Ne yaptığımı bilmeden, sonumun nereye varacağını bilmeden yazmak istiyorum. Zihnimi ancak böyle zapt edebiliyorum. Sonunu bilmediğim bir başlangıç, başlangıcını bildiğim bir sondan daha beter! Çünkü bilinmezlik korkutuyor beni.

– Bilinmezlik herkesi korkutur. Mesela ben karanlıktan ve bilinmezlikten korkarım.

– Karanlıktan korktuğunu bilmiyordum.

– Yıllarca kendime itiraf edemediğim acizliğimi, elektrikler kesilince kabullendim. Ben çoğu şeyi itiraf edemedim kendime. Şu an bile neredeyse her kusuruma hoşgörü gösterir hale geldim.

– Sen de epey acizsin!

– En son bir kıza aşık olduğumda, beni sevmeyişini kabullenememiştim. En büyük acizliğim o.

– O acizliğini görmek için birçok şeyi feda edebilirdim.

– Acizliğimi görmek mi istiyorsun?

– Evet. Tüm benliğimle.

– Al sana acizliğim: Benim acizliğimi görmeyi istediğini bilmeme rağmen seni terk edemiyorum. Bu acizlik değil de nedir?

– Gitmenin güzel bir şey olduğunu mu düşünüyorsun?

– En azından acizlik olmadığını düşünüyorum.

– Ya gitmemek isteyip gitmek zorunda kalanlar. Onlar da aciz değiller mi?

– Bak onu düşünmemiştim. Şimdi moralimi bozdun işte.

– Neden?

– Düşünememe acizliğini gösterdim. Bunu bana hissettirdin.

– Sen de epey acizsin!

Uzunca bir süre düşündüm. Bana sarf ettiği kelimeleri safsataya düşürecek kelimeleri aradım. Ama haklıydı. Bir kez daha hatalarımı kabullenememe acizliğine düşmeyecektim. Ağzımdan cılız dökülen kelimeler bir acizlikten kaçarken yine engel olamadığım farklı bir acizliğin içine sürüklemişti beni.

– Hepimiz gibi!

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
72

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin