arzularının esiri olmak
arzularının esiri olmak

Nefes aldığımız sürece bir şeylere ihtiyaç duyan varlıklarız. Bebekler anne sütüne ihtiyaç duyar, çocuklar oyuncağa, gençler iş sahibi olmaya ihtiyaç duyar, orta yaştaki insanlar emekliliğe, yaşlılar ise ailelerine ihtiyaç duyar. Doğduğumuz andan itibaren ihtiyaçlarımız başlar ve mezara girene kadar bu ihtiyaçlar bitmek bilmez. Fakat bazen ihtiyaçlarımız ile arzularımızı birbirine karıştırırız. Bu yazıyı okuyan sen genç adam; yeni bir telefona ihtiyacın var değil mi? Çünkü elindekinin bir üst modeli varken bunu kullanman doğru değil. Bu yazıyı okuyan sen genç kadın; yeni bir kıyafete ihtiyacın var değil mi? Çünkü evde ki dolabında bulunan onlarca kıyafet sözüm ona modaya uygun değil değil mi? Bu yazıyı okuyan sen yeni bir çantaya, aksesuara, ayakkabıya, kısacası sende fazlasıyla bulunan her şeye ihtiyacın var değil mi? Çünkü bunlar olmadan yaşayamazsın değil mi? Benim telefonum bilmem kaç piksel iken neden bir fazlası daha olmasın ki, her gün farklı kıyafetler giymek zorundayken neden aynı kıyafetleri giymeye devam edeyim ki, nefes aldığım sürece bir daha gelemiyeceğim bu dünya için neden her şeyin fazlasına sahip olmayayım ki..?

İnanın bana onlardan daha fazlasına sahip olma isteği hiç bir zaman bitmeyecek. Onlar olmadığı zaman mutsuz olacak değilsiniz. Aynaya bakıp kendimize bunları soralım, acaba gerçekten tüm bunlar ihtiyaç mı yoksa arzularımız mı? Acaba arzularımıza mı esir oluyoruz yoksa ihtiyaçlarımıza mı? Yoksa arzu dediğimiz şey bizi sürekli sömüre eden bir olgu mu? -Hani Batılı devletlerin kendilerinden daha aşağıda gördükleri Doğuyu yıllardır sömüre ettikleri gibi- Yahut biz mi arzularımızı kullanıp kendimize bahaneler üretiyoruz. Arzularımıza kulak vermek yerine onlara kulağımızı kapatsak daha mutlu anılarımız olur belki. Bir kere maddi olarak biraz rahatlarız gibime geliyor, sonra vaktimiz bereketlenir belki. Biraz daha fazla sevdiklerimize zaman ayırabiliriz. Düşüncelerimiz rahatlar, stresimiz azalır. Bakarsınız hastahaneye gitmemize bile gerek kalmaz. Malum ne için gidersek gidelim hep strese bağlı deniyor ya -adam böbreklerinden şikayet ederken doktor stres yüzünden böyle demişti de-. Daha sayamayacağımız pek çok faydasını görürüz belki. Denemekten ne çıkar.

Elime bir defter aldım ve yapmam gerekenler ile terketmem gerekenleri yazdım. Yapmam gerekenler, terketmem gerekenleri terketmek. Terketmem gerekenlerin başında yazan ise arzularıma esir olmamak. Naçizâne paylaşayım dedim…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
311

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin