sinner
sinner

Tatil de geldiğine göre evde olanlar için başlasın netflix&chill mevsimi… Tabii bazı diziler var ki kötü değiller fakat uzadıkça uzuyorlar. Bağlanmayı sevmeyenler ve sezonlarca sürecek birlikteliğe hazır hissetmeyenler olarak biz de onlara şöyle bir yan bakış atıp yeniden Yüzüklerin Efendisi’ne başlıyoruz. Bu yazımda ızdırabınızı dindirecek bir şeyle geldim. Şahsen denedim ve bundan keyif de aldım. Tek sezonluk ya da az bölümlü diziler hem bir diziye başlama ihtiyacınızı gideriyor, hem de konunun suyunu çıkarmadan uzun bir filmi parçalar halinde izliyormuşsunuz hissi veriyor. Bazılarının yeni sezonu çıkacak ama umarım dizinin ana konsepti bozulmaz. Henüz yeni çıkacak sezonları izleyip izlemeyeceğimi bilmiyorum. Şimdiye dek birkaç tane bitirdim, içlerinden beş tanesini de size önereceğim. İyi okumalar, iyi seyirler efenim…

5. Patrick Melrose

patrick melrose
patrick melrose

Sherlock Holmes’den tanıdığımız başarılı oyuncu Benedict Cumberbatch, bu kez karşımıza Patrick Melrose olarak çıkıyor. Patrick çocukluğunda öz babası tarafından istismar edilmiş, psikolojik sorunları ve karakteristik bozuklukları olan fakat aynı zamanda toplumun saygın kimseleri arasına girmeyi başarmış biri. Aristokratımız içinde yaşadığı sıkıntılarla çokça alkol ve uyuşturucuya başvurarak baş etmeye çalışıyor. Tabii ki Patrick’in günlük yaşamını renkli ve izlemeye değer kılan en önemli şey Benedict Cumberbatch’ın alışık olduğumuz ukala, kibirli ve bir o kadar komik oyunculuk performansı.

4. The Beauty Inside

the beauty inside
the beauty inside

The Beauty Inside her sabah başka biri olarak uyanan Alex ve onun saf sevgi ve romantizm ile dolu hayatından yola çıkarak, bize aslolanın kim olursanız olun içerideki hisler olduğunu anlatan hoş bir mini dizi.

3. Hanging Rock’ta Piknik

picnic at hanging rock
picnic at hanging rock

Tüylerinizi ürpertecek bir dizi olan Hanging Rock’ta Piknik (orijinal adı ile Picnic at Hanging Rock) üç genç kız ve öğretmenlerinin Sevgililer Günü’nde piknik yaparken kaybolmasını anlatıyor. Başrolde güzel oyuncu Natalie Dormer yer alıyor.

2. The Sinner

the sinner
the sinner

Başrolümüz Core, bir kumsalda eşi ve kızıyla eğlenirken aniden bir adama saldırır ve onu öldürür. Dizinin gizemi ise Core’un hayatında hiç görmediği bu adamı niye öldürdüğüdür. Nedenini ne polisler, ne kocası, ne onlarca tanık ne de kendisi anlayabilmiştir.

1. Alienist

alienist
alienist

Alienist (Ruh Avcısı) izlediğim diziler arasında en çok beğendiğim diziydi. Her zaman cinayet filmlerine, kitaplarına ve dizilerine ilgim vardır zaten. Dizi 19. yy sonlarında New York’ta geçiyor. Büyük New York City’nin o dönemdeki halini görmek bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor. Konusu ise ruh avcısı (şimdilerin FBI analist ya da kriminologu) olan Dr. Laszlo Kreizler’ın, Times gazetesinde illustrator olan arkadaşı John Moore ve Emniyet Müdürlüğünde çalışan ilk kadın olan Sarah Howard’dan yardım alarak bir dizi erkek çocuk cinayetini çözmeye çalışmasını ele alıyor. Tabii dizinin birtakım kilit noktaları vardır; öldürülen erkek çocukların hepsi genelevde çalışmaktadır ve o dönemde çocuk da olsalar fahişelere şeytan gözüyle bakılmakta, cinayetler önemsenmemekle birlikte üzeri örtülmeye çalışılmaktadır. Özellikle o dönemde kadın imgesini, cehaleti ve toplum baskısını sağlam bir şekilde yansıtan diziyi şiddetle tavsiye ediyorum.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
751

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin