batan gemi
batan gemi

Üzülüyordum artık üzülmüyorum. Sadece kızıyorum. Her şeye. İçimde kalan tek duygu nefretmiş gibi geliyor. Kulaklarımda bir ses yankılanıyor sürekli; “Batan geminin malları bunlar”. İşte bunlar da batan geminin hisleri. Sanki bütün işe yarayan duygularımı yok fiyatına en yakın pazarda satmış gibiyim. Yani dibe gömülmeyenleri. Bir yandan tüy gibi hafifim ama bir yandan yer çekiminin bile ağırlığını hissediyorum üzerimde. Sürekli yerin dibine çekiliyorum. Yavaş yavaş diz çöküyorum her şeye. Tüm kötülerin bu oyunu kazanmasına izin verdim bugün. Çünkü hevesimi heyecanımın yanında hediye olarak vermişim. Artık oyun oynamak istemiyorum. İçimdeki küçük kız çocuğunun sulara gömülmesine izin verdim.

Kapatmıştım tüm tozlu sayfaları. Küllerimle beraber savurmuştum. Nereden bilebilirdim açacağım defterin de günden güne kararacağını. Yanması gereken her şey yanmıştı son yangında. Kurtarmam gereken tek şey kendimdim. Şimdi fark ediyorum ki ben kendimi kurtarmaya yeltenmemişim bile, sadece kurtardığımı sanmışım. Hiçbir şeye kalmamış dayanağım, yağan yağmur bile canımı acıtıyor. Hayatımda yaratmaya çalıştığım her parıltıda bir kez daha yıkılıyor dünya başıma. Okyanusun ortasında kendimi kurtardığımı sandığım filikanın içindeyim ve elimde tuttuğum kürekler suya değmiyor. Ben bunu fark etmiyorum, sürekli boşa kürek çekiyorum. Kıyıya bir adım bile yaklaşamıyorum. Sadece yoruluyorum.

İnan artık çok yoruldum. Bu yola üç maymundaki duymadım olarak devam etmek istiyorum. Sessizlikte ve kötü haber almamış halde. Olmadı demek istemiyorum artık. Ama olmuyor, bütün kötülükler sanki legodan yapılmaymışım gibi parçalıyor beni. Sürekli yenisini yapıyorum kendimin ama yine dağılıyorum. Ve artık bazı parçalarımı bulamıyorum.

Bir hayal işçisiydim. Yapmak istediğim her şey için farklı bir hayalim vardı. Şimdi ise hayal kurmaya bile korkuyorum. Çünkü her yeni güne bir hayalimin gerçekleşmeyeceğini öğrenerek başlıyorum. Ve sanırım artık bu işten istifa ediyorum.

İnanıyordum artık inanmıyorum. Yeni bir sayfaya başlarken yazmıştım bunu ne olursa olsun güzel şeylere inan diye. Bugün o sayfanın sonuna ekliyorum; “İnancımız en yakın pazarda uygun fiyata satılmıştır.” Ne olursa olsun hala bir şeylerin beni şaşırtabileceğini düşünüyordum. Şaşırtmıyor. Tekrardan başlarım diyordum. Başlayamadım. Kendime bir internet vitrininden bakıyorum. İnanç, bu ürün tükenmiştir. Heyecan, bu ürün tükenmiştir. Sabır, bu ürün tükenmiştir. Hepsini tüketmişim. Her yeni ”ben” yapışımda fazla malzeme kullanmışım ve sonunda geriye hiçbir şey bırakmamışım. Bitmişim. Aslında batan gemiyle ben de batmalıymışım. Şimdi ben kendimi kurtardığımı düşünüyorum ya, o filikanın içinde aslında kendini kurtaran gemiydi. Kendini benden kurtardı. Çünkü benle yaşamak batmaktan daha tehlikeliydi.

Avazım çıktığı kadar bağırıyorum şimdi. Elimde bir tek nefretim kaldı. “Ablacım batan geminin hisleri bunlar bakmadan geçme daha iyisini bulamazsın.Hem nefret alana sevgi hediye.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
1211

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin