bir garip fısıltı
bir garip fısıltı

Unutamadığım şeyler var
Yanımdayken zamanın durmasını istediğimi unutamıyorum
Unutamıyorum onu görünce yaşadığım heyecanı.
Yüreğime deniz ferahlığı veren o kokuyu
Gülünce yüreğimde açılan gökkuşaklarını unutamıyorum
Unutamıyorum bana hissettirdiklerini
Kahrediyor artık beni, silikleşen sureti
Sesinin tınısının hafızamdan sinsice silinmesi
İnanmıyor musunuz ey ahali?
Darmaduman olduğuma, bu hislerin beni mahvettiğine inanmıyor musunuz?
Öyleyse iyi dinleyin.
Şahitlerim var.
Kulak verin fısıltıdan ibaret olan seslerine.
Anlamaya çalışın
Lütfen
Lütfen kulak verin.
Buyurun ahali; işte ilk şahidim.
Dört odacığının dördünün de onunla dolu olduğu
Yokluğuyla tuzla buz olmuş bir aynadan farkı olmayan kalbimin isyanına kulak verin
Bakın!
İyi bakın, gerekirse tekrar tekrar bakın
Ondan başka kim bu hale getirebilir kalbimi.
İzlerine bakın yokluğunun.
Bir çocuğun ağlamasına benzeyen kalp atışlarımı dinleyin
Bakın onsuzluğun izlerine
İşte gördünüz göreceğinizi, incelediniz defalarca.
Siz de şahitsiniz artık.
Yetmedi mi?
Öyleyse bir de beynimdeki fırtınaya şahit olun ey ahali
Yitik haldeyim
Düşünemiyor, konuşamıyorum.
Hükmedemiyorum beynime.
Vücudumun dengesini alt üst etmiş durumda.
Kelimeler arasında boğulacak gibiyim.
Hasret, onsuzluk, yalnızlığım
Dar ağacındaki bir mahkum gibi dolandı boynuma onsuzluk
Hücrelerimin öldüğünü hissediyorum.
Yitik haldeyim ey ahali
Yitik haldeyim
Ama bu hikaye burada bitemez, müsaade etmeyeceğim
Beklemede kalın ey ahali
Beklemede kalın
Her şeyi anlatacağım.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
75

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin