la casa de papel - la casa de papel konusu - la casa de papel analizi - la casa de papel eleştirisi - la casa de papel yorumu - la casa de papel oyuncuları
la casa de papel

İnceleme yazımıza La Casa de Papel dizisinin konusunun ne olduğu ile başlayalım. Ancak şunu belirtmek isterim: La Casa de Papel sadece konusundan ibaret olmayan bir dizidir. Dizimizin konusu bir suç dehasının polisi akıl oyunlarıyla yönlendirirken ekibinde yer alan 8 hırsızın rehineler alarak kendilerini İspanyol Darphanesi‘ne kilitlemeleri ile gelişen olaylardır. La Casa de Papel bütün bu aksiyonun içinde bizlere çok farklı lezzetler sunmayı ihmal etmeyecektir.

Şimdi öncelikle şunu belirtmek gerek La Casa de Papel öyle hadi bir soygun dizisi çekelim insanlar heyecanlansın, öngörülemez olsun tarzında bir dizi değil. Evet dizi öngörülemez, evet dizi heyecanlandırıyor ama kesinlikle sadece bundan ibaret değil. Dizide bana soracak olursanız en önemli nokta içten içe verdiği mesajlar. Yaptıkları büyük eleştiriler. Dizide kullanılan her bir materyalin, her bir olay örgüsünün bir mesajı var aslında. Öncelikle dizide kullanılan maskelerin “Dali” maskeleri olması öylesine yapılmış seçim değil… Dali toplumun değer yargılarına aykırı yaşamış bir sanat adamıdır. Dizide de maskeleri ile bir toplum eleştirisi yapılıyor. Mesela soyguncu karakterlerimizin kırmızı tulumlar giymesi de tesadüfen yapılmış bir tercih değil. Bu tercihin altında da siyasi mesajlar var. Diğer bir örnek diziyi izlemeyenlerin de sosyal medyada defalarca karşılaştığı “Bella Cıao” şarkısı da önemli bir mesaj içermektedir. “Bella Cıao” şarkısı sosyalizmin önemli simgelerinden biridir. Bu şarkı adına inanın ayrı olarak uzun bir yazı yazılabilir. Dizimizde bu şarkı merkezi bir konumda yer alıyor. Ayrı olarak dizinin ilerleyen bölümlerinde Avrupa Merkez Bankasının yaptığı para akışına, yani yok ettiği paraya yönelik eleştiri ile dizi kapitalist sisteme karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu noktayı kısaca özetlemek gerekirse klasik bir aksiyon, soygun dizisinden çok daha derinlemesine, çok daha eleştirel bir yapıt.

la casa de papel dali maskesi - la casa de papel - dizi - dizi analizi - dali - dali maskesi
la casa de papel dali maskesi

Biraz da dizinin işleyişine değinelim. Dizi çok heyecanlı bir noktada ilerlerken birden bize sunulan flashback sahnelerle aslında ön yargımızın oluştuğu karakterlerin de çok farklı yönleri olduğunu görmüş oluyoruz. Dizi işleyiş açısından bize karakterleri derinleştirmekte ve onları genel anlamda görebilmemize yol açmaktadır. Ayrıca Tokyo karakterinin seslendirdiği  dış ses ile dizide yakın zamana ilişkin merak uyandıracak söylemler gerçekleştirilmektedir.

Peki La Casa de Papel neden bu kadar sevildi? Öncelikle dizi izleyiciyi yormadan olaya giriyor. Ve izleyiciyi sıkmadan merak uyandıran noktaları izleyiciye aktarıyor. Bütün bu durumlar sayıldığında çok seri izlenen, bölümleri arka arkaya izlemenize yol açan akışkan bir dizi çıkıyor ortaya. Ancak şu konuya değinmeden geçmek yanlış olur. Dizide elbette eksik yönler var. Özellikle henüz Netflix tarafından yayınlanmamış olan dizinin 2. Sezonunda gidişat biraz bozuluyor. Yani 1.sezonda aldığınız muhteşem keyfi 2. Sezonda bulamayacaksınız. Gereksiz aşk çıkmazları, sürüklenen kaos ortamı 2. Sezonda kaliteyi biraz aşağı çekiyor. Sanırım dizinin yapılması gereken eleştiri noktası budur.

Karakter incelemesine geçmeden önce insanların sürekli merak ettiği ve sorduğu La Casa de Papel’in jenerik müziğini paylaşalım.

la casa de papel inceleme, yorum, konusu
la casa de papel inceleme, yorum, konusu

Bu bölümde dizinin ana karakterlerini inceleyeceğiz.

The Professor (Alvaro Morte) - La Casa De Papel
The Professor (Alvaro Morte)

Dizinin temel taşı olan karakterdir. Hayatını, dizinin konusu olan bu büyük planı hazırlayarak geçirmiştir. Her ne kadar planın sahibi olmasa da planı grup üyelerine öğreten ve yürüten kişidir. Çok yoğun bir çocukluk yaşamış  biri olarak birçok manevi değerin kıymetini bilmektedir. Dışarıdan bir göz olarak benim profesör hakkında görüşüm şu: her ne kadar bir dizi klişesi kadar zeki olsa da aynı zamanda duygusallık zaafı var. Yıllarca düşündüğü, hiçbir detayını atlamadığı planını riske edebilecek derecede duygusallık.

Tokyo (Ursula Corbero) - La Casa De Papel
Tokyo (Ursula Corbero)

Empatiden yoksun, disiplinsiz, kendi istekleri uğruna her şeyi yıkmaya meyilli bir karakter. Bunu belirtmekten çekinmeyeceğim: dizide en nefret ettiğim karakterdir kendisi. Önceki hayatında 15 farklı soygun yapmıştır. İş ve aşkı birbirine karıştırıp kendisi için hayatın bittiği noktaya gelmiştir. Lakin her şey yeni başlamaktadır. Yeni hayatında onun hakkında değişmeyen bir şey varsa o da iş ve aşkı birbirine karıştırmaya devam etmesidir.

Berlin (Pedro Alonso) - La Casa De Papel
Berlin (Pedro Alonso)

Her izleyicinin bir adamı olur. İşte benim adamım dersiniz. Bu dizi açısından benim adamım Berlin. Konuşması, düşünceleri, plana olan sadakati ve kusursuzluğa olan düşkünlüğü. Dizideki Berlin karakteri birçok yönüyle izleyenleri etkileyebiliyor. Eleştirilecek yönleri elbette var. Ama yaptığı her şeyi mantıklı bir temele oturtabiliyor. Berlin karakteri planın iç kısmındaki beynidir. Yüksek hayat standartlarını korumak için çok riskli soygunlar yapmıştır. Plan uğruna yapamayacağı şey yoktur.

Moskova (Paco Tous) - La Casa De Papel
Moskova (Paco Tous)

Babacan, herkesin saygı duyduğu bir karakter olur dizilerde. Bu dizinin babacan karakteri  Moskova’dır. Yaşadığı illegal hayattan kesinlikle gurur duymayan bir yapı çizmektedir. Yaşadığı ve gurur duymadığı illegal hayata son verip huzurlu bir emeklilik yaşamak ve oğluna kendi yaşadığı sıkıntıları çektirmemek için bu soygun planına katılmıştır. Güzel hayalleri olan ve çok güzel şarkı söyleyen bir karakterdir. Onun geçmiş hayatı hakkındaki düşüncelerini, duygusal dalgalanmalarını dizide geçmişe giden sahnelerle çok güzel aktarmışlardır.

Nairobi (Alba Flores) - La Casa De Papel
Nairobi (Alba Flores)

Nairobi ekibin çılgın üyelerinden biridir. Benim şahsi görüşüm Berlin’den sonra plana en sadık kişidir. Tabi bunda Profesöre duyduğu hayranlığın da etkisi vardır. Zorlu bir çocukluk, zorlu bir gençlik geçirmiş olan Nairobi çok küçük yaşlardan beri sahtecilik işindedir. Ve işinde uzmandır. Ekip açısından çok değerli bir parçadır.

Denver (Jaime Menendez Lorente) - La Casa De Papel
Denver (Jaime Menendez Lorente)

Moskova’nın kavgacı oğludur. Geçmiş hayatında bar kavgalarının kralı olan Denver. Kusursuz bir plan için patlamaya hazır bombadır. Ne kadar sert ve vahşi olursa olsun babasında olduğu gibi Denver da duygusal bir yan taşımaktadır.

Rio (Miguel Herran) - La Casa De Papel
Rio (Miguel Herran)

Ekibin en genç üyesi olan Rio çocukluğundan beri teknoloji manyağıdır. Giremeyeceği yer, kıramayacağı kod yoktur. Geçmişinde yaptığı seçimler onu illegal yaşama sürüklemiştir. Dizide beni gıcık eden ikinci karakter diyebilirim. Aşırı duygusal tavırlar hem kendisi için hem de ekip için tehlikelidir.

Oslo ve Helsinki - La Casa De Papel
Oslo ve Helsinki

Bir soygun planı hazırlanıyorsa güvenlik önemli faktördür. Güvenliğin sağlanması için iki Sırp’tan daha iyisini bulamazsınız. Oslo ve Helsinki hayatları boyunca birlikte olan iki iri yarı askerdir. Ekipte çok sesleri çıkmayan ve önemli olan karakterlerdir.

Yazının oluşmasına bulunduğu katkılardan dolayı yazar arkadaşım Burak Köse‘ye teşekkür ederim.

Dizi etiketine sahip diğer içerikleri okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
751
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. Gezmeyi, okumayı, sorgulamayı ve tartışmayı çok seviyorum. İnanmadığım düşünce ve görüşleri savunabilmeyi, inandığım düşünce ve görüşleri de eleştirebilmeyi amaç edindim. Xyazar.com'da yazar olarak görev alıyorum. Soru, öneri ve eleştirileriniz için osmankaan@xyazar.com

6 YORUMLAR

  1. Karakterleri tek tek analiz edip dizinin asıl konusuna değinmen çok güzel olmuş kardeşim. Özellikle dizideki belirli unsurları da yazıya katman -“Bella Ciao” gibi- yerinde bir tercih olmuş bence. Spoiler içermeyen kaliteli bir inceleme ve analiz olmuş kısacası. Kalemine sağlık 🙂

  2. Çav Bella sahnesine bayılmıştım. berlin profesör birlikte söylüyordu. şarkının anlamının böylesine derin olduğunu fark etmemiştim güzel yazıydı dostum

  3. Sağlam yazı olmuş. Yazdığın nerdeyse her şeye katılıyorum. Bu dizinin incelemesini ben yapıyor olsaydım aynen böyle yapardım. Tebrik ederim.
    Tokyo’nun canı cehenneme. Berlin-Moskova adamdır nokta net

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin