biri özgürlük mü dedi
biri özgürlük mü dedi

Özgürlük diyor insanlar. Özgürlük diye sesleniyorlar kendi dillerinde. Savaşlar yapılıyor, kanlar dökülüyor. Özgürlük diyerek ve özgürlük ve özgürüm…

Kelime anlamı olarak: “Herhangi bir koşulla sınırlanmama, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünme ve davranma durumu” olarak geçiyor sözlükte. Hürriyette buluyor karşılığını. Hürüm ben diyebilmekle ölçülüyor. Hürüm, özgürüm. Aslında özgürlüğün tanımını yaparken bile kısıtlıyoruz birbirimizi. Tanımlarken dahi ötekileştiriyoruz kardeşlerimizi. Çünkü özgürlük olarak tanımlanan bu kavram bir değişken aslında. Kişiden kişiye, şarkıdan şarkıya, zamana ve mekâna bağlı olarak gelişen, genişleyen, daralan bir kavram. Mesela, bütün hayatını bir göz odada geçiren bir insanı ele alalım. Dışarıya dair hiçbir şey bilmiyor, varlığından dahi habersiz. Kafa rahat, devam ediyor hayatına. Şimdi bu insan özgür müdür? Onun perspektifinden bakarsak evet sapına kadar özgürdür. Peki aslında “Özgür müdür?” bu cümlenin sonuna soru işareti koymaya dahi gerek yok herhalde.

Her an için değişir özgürlüğümüz; kimi sevgilisinin yanında özgürdür, kimi kısıtlıdır eşinin yanında. Kimini boğar tuvaletler, kimi içinse asıl düşünme mekanıdır aslında. Kimi secdede bulur özgürlüğü, kimi için Allah’ın var olup olmadığını düşünmek dahi hapishanedir aslında. Velhasılkelam değişir kişiden kişiye hür olmak. Şimdi özgürlük kavramının manasından sıyrılıp asıl soruya gelelim: Peki, biz özgür müyüz?

Hiçbir koşulla sınırlanmadan, zorlamaya yahut kısıtlamaya bağlı kalmaksızın karar alabiliyor muyuz? Davranışlarımızı bu doğrultuda şekillendirebiliyor muyuz? Okuyacağımız kitabı, yiyeceğimiz yemeği, doyumsuz isteklerimizi, arzularımızı ve dahi şehvetlerimizi istediğimiz şekilde gerçekleştirip doyurabiliyor muyuz? Saçımıza dökeceğimiz şampuandan tutunda giydiğimiz kıyafete kadar aklımıza gelen, canımızın istediği her şeyi alabiliyor muyuz? Bir mağazaya girdiğimizde alabileceğimiz kıyafetler sınırlıyken yahut bir restoranda girdiğimizde yiyebileceğimiz yemekler önceden belliyken aslından hayatımızın her anında kısıtlı iken nasıl özgür olabiliriz? Kendimize nasıl hür diyebiliriz?

Reklamlarla şişirilen malların peşinden koşarken ve yapılan reklam hileleriyle onları “Bir nevi almak zorunda, bırakılmak durumunda olduğumuz vakitte aslında özgür müyüz?
Peki, her daim bir sınırlama içinde olduğumuzu kabul edersek bize dayatılan özgürlük tanımı da bizi sınırlayan yani özgürlüğün tanımını yanlış vererek bizi hapseden bir etmen olmuş olmuyor mu? Yahut tam tersi bir senaryo ile tanımın doğru olduğunu ve bizi doğru yola ilettiğini düşünürsek o zaman var olan her bir insan aslında özgürlüğümüzü elimizden almış/alabilecek, kararlarımıza yön vermiş/verebilecek bir insan konumuna getirilmiş olmuyor mu? O zaman neydi ki özgürlük? Sana göre, bana göre, ona göre, reklama göre, el alem ne der diye diye…

Düşünmeye, düşüncelere, nefes almaya bile saldırırken, saygının yerine hoşgörüyü dahi tercih etmezken, insanları sırf tercihlerinden dolayı kötü eleştire tabi tutarken; biz, siz, onlar nasıl özgür olabiliriz ki özgür olabildiğimiz ihtimalini kabul etsek bile? Yahut her hareketimizde birbirimizin alanına tecavüz ederken, benim istediğim şey sana zarar verebilecekken aslında ben özgür müyüm? Diyelim ki ben özgürüm bu durumda sen özgür müsün? Her ikimiz de özgürsek hani ben hiçbir sınırlama olmadan davranışlarımı yönlendirebiliyor, şekillendirebiliyorken özgürdüm? Yani özgür olduğum vakit dahi aslında özgür değilken özgür olduğumu kabul etmeli ve bunu bu şekilde kabul edip inanmalı mıyım? Özgürlük bu mu?

Sahi özgürlük neydi ve biz özgür müyüz?

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
822

1 YORUM

  1. Mutlak bir özgürlükten bahsetmek imkansızdır. İnsanların bir kontrol mekanizması her zaman vardı ve var olacaktır da. İnançlı biri için bu dindir, inançsız için vicdanıdır, yaşadığı toplumun örf-adetleridir. Her şeyin ötesinde, vatandaşı olduğu ülkenin kanunlarıdır. Şu da var ki, başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bizim özgürlüğümüz sona erer. Yani mutlak bir özgürlük söz konusu değildir ve olamaz da. Anca sınırları çizilmiş bir alan içerisinde, istediğimiz gibi hareket etme özgürlüğümüz vardır. Kaldı ki buna da itirazı olacak, yanlış bulacak olanlar mutlaka çıkacaktır.

    Kaleminize sağlık.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin