boşluk
boşluk

Her şey son derece yolundaymış gibi davranıyorsun, çünkü söylediğin her şeyin mazeret olarak nitelendirilmesinden sıkılmışsın. Uyku uyuyamıyorsun, söylediklerine göre eğer yorulsan uyurmuşsun. Oysa sen çok yorgunsun nedenini bilmediğin halde hem de. Asla dinlenemiyorsun, yalnızca kendini gördüğün ilk koltuğa bırakıp tüm gün oradan kalkmamak istiyorsun. Nasıl biri olduğunu sorduklarında sakin biri olarak nitelendiriliyorsun ve sanırım dışarıdan öyle gözüküyorsun ama ne yaparsan yap içindeki, seni yiyip bitiren öfkeyi yenemiyorsun. İçindeki yüksek sesleri kimseye duyuramıyorsun.

Artık karşılıklı tartışmalardan olabildiğince kaçınıyorsun oysa haksızlığa asla katlanamıyorsun, ama kimseye tek bir kelime dahi söylemek istemiyorsun çünkü bir şeyler anlatmaya çalışmaktan son derece yorulmuşsun. Herkes sadece sussun istiyorsun. Etrafındaki tek bir ses bile sinirlenmene her şeyi yakıp yıkmak istemene sebep oluyor çünkü artık sabredemiyorsun. Yalnızca kendini duymak istiyorsun. Artık yaşadığın ya da yaşayabileceğin hiçbir şeyi kimseyle paylaşmak istemiyorsun çünkü biliyorsun ki önemsenmiyorsun. Kimseyi ciddiye alamıyorsun ve söylenen her şeyi yalanmış gibi dinliyorsun ya da dinliyor gibi yapıyorsun çünkü kişilere ve doğruya olan inancını çoktan kaybetmişsin. Her zaman güzel şeylerin olmasını beklerken artık bakalım daha kötü ne olacak diye kalkıyorsun yataktan çünkü yalnızca kötü şeyleri görüyorsun. Kalabalığa girmekten her zaman kaçınıyorsun çünkü kendini sana karşı olan bir savaşta yalnız başınaymış gibi hissediyorsun. Ve sırf bu yüzden kibirli ve kendini beğenmiş olarak lanse ediliyorsun ama sen yalnızca korkuyorsun. Savaşın ortasında ezilmekten ve yenilmekten.

Normalde tepki vermeyeceğin konuşmalara aşırı tepki veriyorsun çünkü içindeki saman için tek bir alev yetiyor artık. Sadece çığlık atmak istiyorsun çünkü içindeki gürültüyü susturabilmenin tek yolunun bu olduğunu düşünüyorsun. Eskiden yapmaktan zevk aldığın şeylerin hiçbirini artık yapmak istemiyorsun çünkü gerçekten hiçbir şey yapmak istemiyorsun, içindeki isteksizliği yenmeyi başaramıyorsun.

Kendini oyalayacak bir şey bulabildiğinde ertesi gün ondan da sıkılıyorsun. Günün hiçbir saatini dolduramıyorsun. İçindeki huzursuzluğun daha yoğun olduğu durumlarda sesli şekilde iyiyim diyorsun kendine, ufak çaplı her şey yolunda rolleri kesiyorsun ama o sırada beyninin ve kalbinin orada olduğunu ve iyi olmadığını bildiğini unutuyorsun. Bazen gerçek ve hayali ayıramıyorsun ve kendine sık sık şu anda buradayım diye hatırlatmalar yapıyorsun çünkü çoğu zaman kayboluyorsun ve kendini bulunduğun ortamdan soyutluyorsun. Çoğu kez sana seslenildiğini duymuyorsun ve kulaklarının duymadığı ithamına maruz kalıyorsun oysa sen yalnızca dinlemiyorsun ya da o sırada kendini dinliyor oluyorsun.

Tek başına güçlüymüş gibi yapıyorsun ama ne kadar güçsüz olduğunu en iyi sen biliyorsun. Herkesin senin hakkında kötü şeyler söylediğini düşünüyorsun çünkü sen de kendin hakkında hiç iyi şeyler söylemiyorsun. Ruhunu doyuramıyorsun ve kendini çok aç hissediyorsun sevgiye, inanmaya ve önemsenmeye. İçindeki hissizlik ve güçsüzlük günden güne büyüyor ve sen artık sadece izlemekle yetiniyorsun. Kendine bile karşı koyamıyorsun. Çok hastasın ve uzun zamandır iyileşemiyorsun. Hiçbir tedaviye cevap vermiyorsun ya da iyileşmek istemiyorsun. Her şeye uyum sağlamaya çalışan bir insanken artık her şeye karşı çıkıyorsun ve çoğu insanı bu yüzden kırıyorsun. Artık umurundaymış gibi davranmaya bile tenezzül etmiyorsun çünkü hiçbir şeyin umurunda olmadığını düşünüyorsun.

Her şeye hazırlıksız yakalanıyorsun hem de bu kadar ayrıntılı düşünürken, bütün olasılıkları hesaplamışken… Sonra kendine kızıyorsun, bir şeyi de düzgün yap diye söyleniyorsun. Çünkü artık hiçbir şeyi düzgün ve özenli yapamıyorsun. Görünüşte hiçbir yaran beren olmasa bile her yerin sızlıyormuş gibi hissediyorsun çünkü ruhunun kapanmayan yaralarını bir türlü sarmayı başaramamışsın. Bedeninin git gide ipince bir cama dönüştüğünü düşünüyorsun ve parçalanmaktan çok korkuyorsun. Sürekli kan kaybediyor gibi hissediyorsun belki de bu yüzden hep üşüyorsun ve artık yara bandı yetiştiremiyorsun. Çok bitkinsin sadece biraz olsun uyumak istiyorsun hepsi bu. Bir süre sızılarından başka bir şeyler hissetmek istiyorsun. Kafanın içindeki gürültülerin biraz olsun susmasının sana iyi geleceğini biliyorsun. Uyumak istiyorsun sadece biraz uyumak. Ve içinde bulunduğun boşluktan kurtulmak.

“Kalbime küçük ve hasta bir çocuğa bakar gibi bakıyorum; her arzusunu yerine getiriyorum. Bunu başkalarına söyleme; bundan dolayı beni ayıplayacak insanlar çıkabilir.”

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
238

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin