mescidi aksada iftar
mescidi aksada iftar

Bir Ramazan’a daha ulaştıran Allah’a hamdolsun. Nasıl geçiyor Ramazan heyecanı diye bakıyorum etrafa, ama boynu bükük bir şekilde dönüyor bakışlarım. Neden biliyor musunuz? Çünkü heba ediyoruz Ramazan nimetini… İnsan nasıl bir mahluk beni çok şaşırtıyor, elindeki Ramazan nimeti her geçen gün azalıyor; bir dahaki Ramazan’a dair bir garantimiz yokken ya da ertesi günki Ramazan’a ait bir garantimiz yokken hiç insan beklenene kavuşmuşken onu yalnız bırakır mı? diye sorsam elbette hayır diye cevap veririsiniz.

Peki Ramazan’ı neden uyku, televizyon programı gibi değersiz meşgalelerle yalnız bırakıyoruz, beklenene gelmişken bu ihanet niye? Ramazan sadece açlık ve susuzluk mu? Gerçekten bu mu? Ramazan’ın anlamı bu olamaz, çünkü Efendimizin (s.a.v) buyurduğu gibi Allah’ın  bizim aç ve susuz kalmamıza ihtiyacı yok. O bizi Ramazan ile eğitmek istiyor, Ramazan ile yükseltmek istiyor.

11 ay boyunca bir türlü şeytanın bacağını kıramayan kul, bak Ramazan geldi işte sana fırsat yükselebilmen için, yaklaşabilmen için bir fırsat. Bu güzel fırsatı aman deyim uykuyla harap etme. Bak ruhun aç, Ramazan ile doyur ruhunu… 11 ay boyunca mideni doyurdun şimdi artık sıra ruhunda. 18 sat boyunca mideye yasak var irade eğitimi yapıyor Allah helale karşı koyabilecek bir ruh oluşturuyor.

Ramazan seni sen yapacak eğitimi ile geliyor. Sınıfı dolduracak öğrenciler uykuda kaçırıyorlar dersi. İçini kendi ellerimizle boşaltıyoruz Ramazan’ın. Rabbimize kulak vermek ağır geliyor, ama Ramazan buydu zaten ramazan Kur’an demekti, infak demekti, yoksulla olan sınırları aşmak demekti. O yüzden bire bin demişti. Kırmaktan korkmaktı, gıybetten çekinmekti. Burada gizliydi Ramazan’ın tadı. Maddi manevi tüm günahkara Ramazan ile karşı koymaktaydı sır…

Ramazan cennete çağırıyor, bileti koparmak lazım. Nedir ücreti bu biletin? diye soracak olursanız “kulluk” diye cevap veririz, kardeşlik diyebiliriz. Ramazan bir şey katmalı diye düşünüyorum veya bir kötülüğümüzü gidermeli eğer bunlardan hiçbirini katmıyorsa gerçekten tutuğumuz oruç mu? yoksa diyetten ne farkı kalır?

Biz orucu değil oruç bizi tutmalı: Her türlü günaha karşı, isyana karşı bizi tutmalı. Cehennem ateşine set olmalı. Bir milat olmalı… Ramazan kulluğun miladı, kendindeki gücü farkettiren bir Ramazan gücü ile başlayan bir milat ve başlangıç tarihi 1 Ramazan. Bu miladı bayramımızla kutlamalıyız. Ramazan mektebinde çıkan öğrenci azimlidir. 29 günlük eğitim ona aşk katmıştır. Kimse yıldıramaz bu öğrenciyi, Kur’an onun yoldaşı olmuştur. Kur’an ayında Rabb’inin kelamını tanımıştır.

Dünyanın hangi yerinde bulabilirsiniz böyle bir eğitimi? Hiçbir terapinin etki etmediği sigara bağımlısı bile 18 saat boyunca sigaraya hayır der, alkolik olan alkole hayır der. Böyle bir mektep var mı insanlık tarihinde? Ramazan güzel sırlar dünyası, Ramazan kulluk ayı. Haydi toplayın şu sevapları.

Farkına varın kendinizin, size kendinizi tanıtan Ramazan’a kulak verin. Siz helale karşı koyabilen kullar: Harama karşı koyabilmek sizin için zor değil. Siz ki sıcacık güneş altında suya susamışken suya hayır diyen öğrenciler. En temel gıdan olan suya en zor anında bile hayır dedin. sen karşısında hiçbir günahın duramayacağı bir öğrencisin ramazanı devam ettir. Geri kalan 1 ayını Ramazanlaştırmak senin elinde. Sen, gücün karşısında şeytanın korktuğu öğrenci, kurban et nefsini, geç tüm dünyalıklardan kurtul prangalardan. İzin ver Ramazan kuşatsın seni.

Ramazan bir bakıma şükür ayıdır, iftar anında Allah’ın verdiği her nimetine karşı… Soğuk su nimetini, ekmek nimetini vermeyebilirdi. Allah bizi Afrika’da yaratabilirdi, önce şükür ve sonra nimet imtihanın şuuruna vardırır. Farkına vardığımız nimetlerin şükrünü infak ederek verebiliriz. İnfak sadece mal mülk ile değil bu bir ilmin olur bu yapacağın bir yardım gönüllüğü olur. Bir getirisi de infak alışkanlığı olsun bu Ramazan’ın.

Ramazan muhasebe ayıdır Allah’la, kardeşlerinle, Kur’an’la, ümmetinle ilişkini muhasebe etme ayıdır. Bu muhasebe bizi kendimize getirir çünkü kendini sorgulamayan insan kendini hep yolda sanır. Yapacağı muhasebe ona kendini tanıtır; eksikliklerinin farkına varır, çıkan sonuç bize sorumluklarımızı hatırlatır. Muhasebe kendinden utanış değil farkına varıştır. Ramazan bizi ahiret muhasebesine hazırlıyor, sorgulanmadan önce sorgulamamızı gerektiğini hatırlatıyor.

Ramazan değeri çok az bilinen, Ramazan gün sonunda bazılarına efendimizin dediği gibi sadece açlık ve susuzluklarının kaldığı Ramazan olmasın. Bir milat olsun bu Ramazan. Kuranın doğum ayı olan bu ayda onu öğrenmeye, anlamaya, onu keşfetmeye ayıralım ve hafızamızda ona yer ayıralım. Her gün belirli bir vakitte Rabb’imize kulak verelim.

Ramazan’da özellikle bolca tebessüm etmeyi unutmayalım. Tebessüm etmenin sadaka olduğu hiç aklımızdan çıkmamalı. İnfak edecek bir şeyi olmayanlara güzel bir yöntem, bol bol tebessüm ve inanın tebessüm ettikçe kabiniz yumuşayacak. Ramazan’ın güzel bir öğretisi olsun tebessüm ve hayatımızdan hiç çıkmayacak bir şekilde girsin bu Ramazan’da.

Ramazan’da dua etmeyi özellikle, Filistin’e, Arakana. Suriye’ye dua etmeyi unutmayalım ve sonrada kendimize dua etmeyi ihmal etmeyelim. Duaların en çok kabul olduğu bu ayda, önce ümmetimize ve sonra kendimize dua etmeyi unutmayalım. Duam kabul olmaz endişesi taşımayan bir dua olsun bu. Sadece Ramazan’da değil diğer tüm aylarda Rabb’imiz ile aramızdaki özel bir bağ olsun dua.

Ramazan’ın puanlaması, ayın sonunda bize bir şey katıp katmadığı şeklinde olacaktır. Eğer bu Ramazan bize bir şey kattıysa, o zaman geçmişizdir Ramazan sınavını. Bu Ramazan farklı olacak diye sözleşelim ve hiç azmimizi kaybetmeyelim. Allah Ramazan’ı almak için değil vermek için getirdi. Açlık ve susuzluğu, maddi ve manevi orucu alıp, bizi iradesine sahip cennet kulları kılmak istedi. Ramazan’ı buna bir sebep kıldı. Bayramımıza erişebilme duasıyla vesselam…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
84

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin