cevapsız şiir
cevapsız şiir

Soruları da değişiyor insanın
Gün geliyor “Hangi duvar yutmaz sesimi?”
Diye fısıldarken geceye, yıldızlara
Ve en çok da yaralarına
Usulca anlatmaya başlıyor kendini.
Belki de kendi üzerinden insanlığı…
İnsan yıllarca cevaplar arıyor.
Kimi zaman herkesin bildiği
Ama kendi yüreğinin
Cevaplarına ısrarla kör kaldığı sorular.
Kimi zaman da
Cevaplarını kimsenin bilmediği sorular.
Hem zaten ne önemi var?
Her cevap biraz eksiktir,
Göz göre göre kördür gerçeklere.

Geceye fısıldadığı vakitler birikince de
Yokuş aşağı güneşe uzandığı vakitlerde
Zamanı yormaktan vazgeçip
Akrebi yalnız bırakıyor.
Bırakıveriyor kendini vakitsizliğe,
Hiçliğin o efsunlu kollarına.
Ve o an kabulleniyor gerçekleri.
Onsuz da akan bu düzende
Bu böyledir!

Bazı sorular cevapsızlığa mahkumdur.
İçinde anlamanın verdiği ağırlık,
Kabullenişin verdiği güç,
Hiçliğin verdiği hafiflikle
Sendeleyerek devam ediyor yoluna.

Ve yine sorular sarıyor her anını…
Sorulardan kaçamayacağını anlayınca da
Yine vazgeçiyor…

Yüzüne yerleşen o keder kokan tebessümle,
“Ben vazgeçişlerden ibaretim.”
Diye haykırıyor yüreğinin en kuytularına.
Ve devam ediyor soruları
Her köşe başına sorular serpiştirilmiş
Dikenli bir yol mudur ki hayat?
Öyleyse bile yok mudur
Durup sorusuz, telaşsız ve hesapsız
Bir kahvelik soluklanacağımız tenhaları?

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
311
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. "Yaşadım" demek yaşanabilir bir dünya için çalıştıkça mümkündür felsefesiyle hayata dair gördüğüm ne varsa üzerine düşünür, fikir beyan eder, düzeltebilmek adına eleştiririm. Burada da sizinle bu yoldaki yazılarımı ve şiirlerimi paylaşacağım. Soru, görüş ve önerileriniz için: havvayildirim@xyazar.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin