eksik parçam
eksik parçam

Eksik parçamı arıyorum. 

Gitmediğim yer, yürümediğim sokak kalmadı. Bütün sahil kenarlarında oturdum. Onlarca insanı seyrettim. Yanımdan geçen çocuğun başını okşadım. Çiçekçinin zorla sattığı gülü, bir başkasına hediye ettim. Gördüğüm bütün kedileri sevdim, görmediklerim beklesin. Her uçan kuşu hayranlıkla izledim. Önce beyaz arabaları saydım, sonra siyah. Simitçinin sesine kulak verdim, hiç bıkmadan “taze simiittt, taze tazeee!” deyişini hiç bıkmadan dinledim. Geçen uçakları saydım, bazen de gemileri. Gemiler çok fazlaydı, hep unuttum. Ama uçak az geçiyordu, son oturuşumda 5 tane saydım. “Eminönü seferimiz hareket etmiştir, lütfen acele etmeyiniz” anonsunu tekrar tekrar işittim. Hızlı yürüyen insanların ne acelesi olduğunu çok düşündüm. Durgun olanları da düşünmedim değil. Dondurmacının önünden geçen her kişi için çana vuruşunu izledim. 7 kişiden sadece 1 tanesinin dönüp dondurma almasına biraz üzüldüm. Annesinin eteğine yapışıp, oyuncak için ağlayan çocuğa da bir o kadar. Martılara simit atanları gördükçe keyfim yerine geldi. Döndüm, dolaştım, izledim, duydum. Bir dünya insanın yaşayışına takıldı gözüm. Eksik parçamı bulmaya çalıştım. Bu kadar andan elbet birisindedir benim eksiğim dedim. Bu kadar gördüğüm yer illaki kapatır eksiğimi dedim. Bir umutla aradım. İçimdeki çocuğun elini hiç bırakmadan, onu hiç susturmadan, kırmadan aradım. Aradım,  aradım. 

Ve sonunda…

Anladım ki; 

Gittiğim her yerde eksiği bulmaktan ziyade;

oralara gönlümden birkaç parça bırakmış ve birkaç eksiğimi alıp dönmüşüm. 

Dönmüşüm başladığım yere,

Dönmüşüm kendime, 

Meğersem buymuşum ben, eksiklerimle varmışım. Doldurmak imkansızmış. Doldursam artık ben olmazmışım. Beni ben yapan, eksiklerimmiş.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
5311

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin