erasmus
erasmus

Her üniversite öğrencisinin aklından en az birkaç defa geçmiştir “Erasmusla yurt dışına çıksam ne efsane olur!” diye. Yurt dışına çıkmak, yeni yerler görmek, yeni kültürler keşfetmek ve yabancı dili geliştirmek, hepsi kulağa çok hoş geliyor. Zengin ve bambaşka bir zihin dünyasıyla dönebileceğimiz bu yola çıkmayı ne kadar istesek de bizi frenleyen bazı endişeler olmuyor değil. Gelin bunlardan birkaçına göz atalım.

1) Gittiğim Yerde İnsanlarla Nasıl İletişim Kuracağım?

 

Bu sorunun cevabı tabi ki de işaret dili. Pasaport ve diğer işlemlerle uğraşırken bir yandan da gideceğiniz ülkenin işaret dilini öğrenmeye başlayın, Youtube’dan video izlemek de yardımcı olabilir, diyerek birazcık haklılık payı olan kötü bir şaka yapmış bulunuyorum. Birazcık haklılık payı bulunan diyorum çünkü Malay arkadaşım ayrılmak üzere olduğumuz günlerde “İlk geldiğiniz zaman ne güzel işaret diliyle anlatmaya çalışıyordunuz her şeyi, çok eğlenceliydi, şimdi çok sıradanlaştı.” diyerek itirafta bulunmuştu.

Öncelikle bu programa kabul edilmişseniz az buçuk bir başarıya sahipsiniz demektir çünkü program şartlarında geçmeniz gereken bir yabancı dil sınavı bulunuyor. Bu sınavı elbette duymuşsunuzdur ve asıl endişe işin pratik kısmıdır. Bu konuda önerebileceğim birkaç şey var bazılarını ben de gitmeden yaptım bazılarını keşke yapsaydım diye düşündüm.

İlk olarak çevrenizdekilerle öğrenilecek dilin İngilizce olduğunu farz edelim. Konuşmaya başlayın, basit cümleler olması hiç önemli değil hatta bazen en basit kelimeleri bilmediğinizi böyle fark edip öğreniyorsunuz. Dilinizin alışması ve hızlanmanız açısından da önemli. Ben öğrenci evimde denemiştim bunu, fazla saçmaladığımız için ve bazen kelimenin İngilizcesini hatırlayamayıp Kürtçesini, Arapçasını hatta abartıp Korecesini kulladığımız için çok eğleniyorduk. Güzel günlerdi.

 

 

İnternetsiz çalışabilen bir sözlük indirin. Bu bir nebze orada kendimi ifade edemezsem, kaybolursam, derdimi anlatamazsam endişenizi bastıracaktır. Ben de indirmiştim ama neredeyse hiç kullanmadım, genelde Tureng kullanıyordum. Kısa bir ara bilgi, Tureng çok iyi bir sözlük. Bilmediğiniz kelimelerin listesini yapabiliyorsunuz, listenizin quizini olabiliyorsunuz ve listenizdeki kelimelerin belli aralıklarla bildirim olarak gelmesini sağlayabiliyorsunuz.

Okulunuzdaki değişim öğrencilerini bulun. Bu hem pratiğe erkenden başlamanızı sağlayacaktır hem de size güzel arkadaşlıkların kapısını açacaktır. Özellikle yabancı bir ülkeye gidip sizi ağırlayacak kimseler bulamayınca, “Ben de kendi ülkeme gelen öğrencilerle hiç ilgilenmedim ki” diye düşünüp pişman olmanızı engelleyecektir.

2) Ekonomi

ekonomi
ekonomi

Hepimizin bildiği üzere TL özellikle Avrupa ülkelerinde pek kıymetli değil. Ben Malezya’ya gittiğim için çok zorluk çekmedim, 1 Ringgit 1.27 TL iken beşinci ayımıza doğru 1 Ringgit 1.50 olmuştu. Her ay sabit bir harçlık almama rağmen sonlara doğru aynı parayla önceden çekebildiğimin çok daha azını çekebiliyordum. Aradaki fark çok görünmese de büyük miktarlara vurunca can sıkan eksilmeler oluyor maalesef, yine de Dolar ve Euro’yu düşününce şükredilesi. Bu durum için yapılabilecek çok bir şey yok gibi. Bir iki açık gözlülük yapabilirsiniz sadece. Mesela banka komisyon aldığı için Eminönü’nde güncel kurdan çevirip yanınızda götürebildiğiniz kadarını götürebilirsiniz. Bir de uygulama indirip iniş düşüşleri takip edebilirsiniz. Bazen ani düşüşler olabiliyor, böyle zamanlarda bankamatiğe doğru depar atın, yani biz öyle yapardık.

3) Aldığım Dersleri Dönünce Saydırabilecek Miyim?

 

Üniversiteler genelde anlaşmalı oldukları okullara öğrenci gönderiyorlar, istisnai bir durum olmazsa bunun sıkıntısını çekmezseniz. “ Peki ya dersimiz kalırsa?” dediğinizi duyar gibiyim, kalan kredilerinizi alttan dersler alarak tamamlayabilirsiniz ama dördüncü sınıfta gidecekseniz (Bizim üniversiteden vardı dördüncü sınıf olup katılanlar) üçüncü sınıfta üstten ders almanızı öneririm, okulun uzaması gibi bir sıkıntı çıkmasın.

4) Havalimanından Okuluma Nasıl Gideceğim?

 

Tabi ki herkesin aklına gelen ilk sorulardan bir tanesi budur. Bu durumu kolaylaştırmanın en basit yolu, gitmeden önce oradan Türk arkadaşlar edinip size ilk birkaç adımınızda yardımcı olmalarını istemek. Yalnız aman diyeyim çok sıkı fıkı olmayın, dilinizi geliştirmek için yabancı arkadaşlara daha çok ihtiyacınız var!

5) Hangi Ülkeye Doğru Yol Alsam?

 

Efendim öncelikle oldukça havalı bir endişe olduğunu kabul edelim. İlk iş Erasmus programında hangi ülkeler olduğuna bakmak, sonrasında ekonomiyi, yaşam standartlarını, güvenlik durumunu ve tabi ki hayallerinizi göz önüne alarak seçeneklerini en aza indirin, sonrasındaysa gidip görenlerin önerilerini alın, bol bol blog okuyun ve kararınızı verin.

Not: Malezya Erasmus programına dahil değil, benim katıldığım değişim programının adı Mevlana değişim programıydı. Yakın zamanda Malezya ile ilgili bir yazı da gelebilir hani, benden söylemesi.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
3

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin