sosyal medya bağımlılığı
sosyal medya bağımlılığı

Günümüzde sosyal medya olsun, televizyon, internet ortamları olsun büyük bir hızla gelişip büyüyor ve biz insanlık olarak yetişemiyoruz. İpin ucu da kaçtı sayılır zaten. Dünyada ulaşılmadık mecra kalmadı.

Gidilmedik yer, görülmedik kültür, okunmadık kitap, mezun olunmadık bölüm, uzmanlaşmadık alan, kültürlenmeyen dayı, meşhur olmadık kedi, challange yapmayan youtuber, makyaj videosu çekmeyen kadın-erkek olsun kimse kalmadı. Hepimiz meşhur olduk çok şükür. Andy Warhol bile “Herkes birgün 15 dakikalığına ünlü olacak” derken bu kadarını tahmin etmemiştir. Artık bu kadar şeye rağmen meşhur olamayan kendi düşünsün. Bunlar da bizi çok süratli, aşırı bilgili falan birer internet kullanıcısı yaptı. Kim; nasıl çocuk yetiştirilir, nasıl temizlik yapılır, nasıl sofra kurulur, hangi hastalığa ne iyi gelir, hangi dua neye şifa olur falan hep biliyor. E sonuçta sen kullanmazsan, ben kullanmazsan kim kullanacak bu kadar interneti? Dimi ama?

danla bilic
danla bilic

Ama topluca insan ırkı olarak kaçırdığımız ufak (!) nüanslar da var tabii. İnternet bu, kocaaa derya. Nenem, dedem zamanı gibi değil ki. Bir girsen yedi ceddine kadar bulursun içinde. E hal böyle olunca interneti kullanmak yanında Kurt ile Bizans’a kafa tutan Tarkan olmak gibi bir şey.

tarkan ve kurt
tarkan ve kurt

Yazdığınızın, çizdiğinizin, çektiğiniz fotoğrafların, girdiğiniz kişisel bilgilerin hiç kaybolmaması bir yana bir de kitaplardan öğrenilecek bir çok bilgi de artık bu mecrada. Ha bu kötü bir şey mi? Efendi gibi kullanırsan tabii ki bulunmaz nimet. Ama her gördüğüne inanırsan beyninin yerine maydonoz falan koyman gerekebilir. Maydanozla da anca salata yaparsın, beyin salatası.

Bilinçli bir internet kullanıcısı olmanın başında internete çok güvenmemek geliyor. Oradan bulduğun her bilgiye hemen inanmamak, araştırma konusunda ısrarcı olmak, korunmasız ve dikkatsizce oradan oraya tıklayarak çılgınca sörf yapmamak gerek. Ve en ama en önemlisi ise en az 15 yaşına kadar hiç bir çocuğa evebeyn kontrolü olmadan interent kullandırmamak.

Çünkü yeni nesil bu konuda çok korunmasız ve çılgınca, uçarak falan ilerliyor. 20-25 yaş arası gençler ile 15-19 yaş arası gençler karşılaştırıldığında inanılmaz bir uçurum söz konusu. Bu da yaklaşık olarak 2000 ler çocuğu olanların daha erken yaşta internetle tanışmış olmasıyla alakalı.

Sokakta çamurla taşla toprakla oynadığımız, eve gelmek bilmediğimiz, hayal dünyamızda oyunlar kurduğumuz, enerjimizi sonuna kadar attığımız yaşlarda bir odaya tıkılıp renkli bir ekrana bakarak beyninizi lahanaya çevirdiğinizi düşünsenize. Küçük yaşlarda öğrenilen bilgiler hem kolayca alınır hem de hafızada genellikle kalıcı yere sahip olur. Bu yüzden küçük çocuklar açısından internet çok belalı bir yer. Bu durumda en büyük görev ise hemen hemen her şeyde olduğu gibi bunda da anne babaya düşüyor. Çocuğunuzun grip olmaması kadar lahana beyinli olmaması da önemli! Bunun temeli de müptelası olduğumuz şu internete ‘Eyy internet! Sen kimsin ya?’ diyerek kontrolü ele almaktan geçiyor. İpleri sıkı çekin ki internet sizi istediğini yapan kölesi haline getirmesin. Çünkü artık internet=bonzai.

Uzun sözün kısası internet ölümcül bir mikrop gibi sizi tüketmeden evvela modemin fişini çekin. Bakın bakalım yan odada oturanın muhabbeti nasılmış.

Herkese keyifli haftalar dilerim ahali. Vesselam…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
7
Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi öğrencisiyim. Tezhip alanında eserler yapıyorum. Çizimle ilgileniyorum. 2 aylık bir İngiltere tecrübem ve İngilizcem var. Xyazar.com'da yazarlık yapıyorum. Soru , görüş ve önerileriniz için: mihrinaztogrul@xyazar.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin