gün doğumu
gün doğumu

Bu yazımı 1 Ramazan 1439’da yazıyorum, yani 2018 Ramazanının ilk günü. Sizler de birkaç gün içerisinde okursunuz sanırım. Yemeden içmeden uzak durduğumuz kadar yalandan, iftiradan ve kötü sözden de uzak duracağımız bir Ramazan geçirebilme temennisiyle hepinize hayırlı bir ay dilerim.

Son birkaç yıldır popülerlik kazanan imsak vakti meselesini duyanlarınız vardır. Duymayanlar için kısa bir özet geçmek gerekirse dile getirilen iddia; sahurun erken yapıldığı ve fazla oruç tutulduğu. Bu yazıda iddiayı destekleyen argümanlardan bahsetmek ve birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.

Öncelikle ben bireysel olarak yaklaşık 4 yıldır Süleymaniye Vakfının takvimine göre oruca başlıyorum. Yani Diyanetin belirlediği vakitte sahur yapmaya başlıyorum denebilir. Bunun delillerine gelecek olur isek,

Dini meselelerde ele almamız gereken ilk kaynak olan Kur’an’da bu konu Bakara 187’de geçiyor.

“Fecrin ak çizgisi kara çizgisinden sizce, tam seçilinceye kadar yiyin için. ” (Bakara 2/187)

Bu ayette geçen fecr kelimesinin anlamına bakacak olursak bir hadis rivayetine göre,

Fecr, enlemesine yayılan kızıllıktır. (Ahmed b. Hanbel (öl. 241 h.), Müsned, C.IV, s. 23 ve c. 33.)

Ve Lisan’ul Arab’a göre,

Fecr, doğu ufkundaki kızıllıktır.

fecr vakti
fecr vakti

Diyanetin esas aldığı imsak vakti astronomik tana (-18 derece) denk düşmekte ve gözle görülmemektir, Oysa ayette SİZCE tam seçilinceye kadar yiyin, için ifadesi geçiyordur. Güneş ufkun -9 derece altına geldiğinde ise imsak yani fecr-i sadık meydana gelir ve yukarıdaki fotoğraftaki manzarayla karşılaşırız. Oysa Diyanetin belirlediği vakitte yani ezan okunduğu anda dışarı çıkıp ufku gözlemlediğimizde ne fecri görürüz, ne de kızıllığı. Diyanet, Müslümanlara karanlıkta sabah namazı kıldırmaktadır ve bu yanlışından vazgeçmemektedir.

Bu konudaki hadis rivayetlerine bakacak olursak mesele daha iyi anlaşılacaktır.

“Yiyin, için; yukarı tırmanarak yayılan aydınlık sizi etkilemesin; enine yayılan kızıllığı görünceye kadar yiyin, için.” Ebu Davud, 2348

… “Sabahtan sonra mı?” diye sordum. “Evet sabahtı ama güneş henüz doğmamıştı” cevabını verdi” (Müsned-i Ahmed İbn Hanbel)

Meseleyle ilgili metinler aşağı yukarı böyledir, metinden bağımsız olarak insan tecrübesini ve gözlemini düşündüğümüzde de 14 asır evvel çölde yaşan Müslümanların astronomik gözlemler yaparak astronomik tanı esas almaları yahut bugün Diyanetin belirlediği vakitte yeme içmeyi kesmeleri pek mümkün görünmemektedir.

Bugün dahi Diyanet’in belirlediği vakti gökyüzüne bakarak tespit edemeyiz, ancak saatler yardımıyla mümkündür bu. Oysa gerek ayetteki, gerekse de hadis rivayetlerindeki vakti her insan gözlemleyebilir. 14 asır evvel de, bugün de.

Ha bir saat az, ha bir saat fazla ne olacak ki? Şeklindeki itirazları da pek uygun bulmadığımı belirtmek isterim, ya da ben sağlama almalıyım şeklindeki görüşleri. Burada meselemiz bir saat az ya da çok oruç tutmak değil. Asıl mesele Allah, bir meselede hüküm koymuşken bizim o hükmü ciddiye almamamız ve yanlışımızda ısrar etmemiz.

Bu konudaki görüşlerim aşağı yukarı bu şekildedir, ben içim rahat bir şekilde bu takvimi uyguluyorum. Karşıt fikirleri de dinlemeye ve gerekirse fikrimi değiştirmeye de açığım.

“Eğer siz sadıklar iseniz delillerinizi getirin.” (Bakara/111)

İlgili kaynaklar ve yararlanabileceğiniz videolar:

Gerçek İmsak Vakti ve Kur’an’da Sahur Vakti 

İmsak Vakti Nedir?

Son olarak twitter hesabımdan yaptığım paylaşımı buraya da aktarmak ve yazımı bitirmek istiyorum.

“Tüm takipçilerimize ve İslam alemine hayırlı ramazanlar diliyoruz. İnşallah bu ramazanı da başta ayet paylaşımları olmak üzere sizlerle en verimli şekilde geçirmek niyetindeyiz. Ancak başta kendimiz olmak üzere sizlere de birkaç tavsiyede bulunmak istiyoruz.

Ramazanın manevi iklimine gölge düşürecek tartışmalardan kaçınalım. İmsak vakti gibi meselelerde fikrimizi ifade edelim, gerekirse karşılıklı konuşalım. Ancak bizim gibi düşünmeyenlerle kavga etmeyelim, muhabbetimizi sürdürelim.

Ramazanın manevi iklimine gölge düşürecek tartışmalardan kaçınalım. İmsak vakti gibi meselelerde fikrimizi ifade edelim, gerekirse karşılıklı konuşalım. Ancak bizim gibi düşünmeyenlerle kavga etmeyelim, muhabbetimizi sürdürelim.

Felsefe, sosyoloji, tarih, edebiyat, sinema… Farklı alanlarla da ilgilenelim ve okuma/öğrenme yelpazemizi genişletelim. Her gün bir şeyler öğrenelim ve öğrendiklerimizi paylaşmaya çalışalım.

Felsefe, sosyoloji, tarih, edebiyat, sinema… Farklı alanlarla da ilgilenelim ve okuma/öğrenme yelpazemizi genişletelim. Her gün bir şeyler öğrenelim ve öğrendiklerimizi paylaşmaya çalışalım.

Nasip olur da bayrama kavuşursak o gün geriye döndüğümüzde “geçirdiğim en güzel ramazandı” diyebilelim. Allah şimdiden ibadetlerimizi kabul etsin, mücadelemiz için vesile kılsın.”

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
1233
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. Siyaset bilimi ve hukuk üzerine okumalar yapar; devlet, birey ve özgürlük hakkında düşünürüm. Sinemayla, fotoğrafla ve edebiyatla amatör olarak ilgilenmekle birlikte hayatı ciddiye alır, sözün gücünü önemserim. Düşündüklerimi yazmak, yazdıklarımı paylaşmak için buradayım. Soru, eleştiri ve önerileriniz için: burakhancaliskan@xyazar.com

2 YORUMLAR

  1. Aslında deliller gayet açık ve ikna edici. Diyanetin hangi delillere dayandığını merak ettim doğrusu. Suleymaniye vakfinin imsak saatine göre oruca başlayanların sayısı günden güne artıyor. Bu da değişimin göstergesi biraz. Fakat bazılarımızın bunu uygulaması için bunun topluma iyice yerleşmesi gerekiyor bunu da en iyi diyanetin yapabileceği fikrindeyim. Topluma yerleşmesi neden önemli çünkü farklılıklara açık olmayan bir toplum belki en başta kendi aileniz size orucu zehir edebilirler onlardan farklı düşündüğünüz için. Açıkçası ben diyanetin imsak saatine göre oruç tutuyorum ama sabah namazı için yaklaşık bir saat bekliyorum eh bu da bi şeylerin ters gittiğini açıkça gösteriyor.

    • evet sizin uygulamanıza göre hareket edenlerin sayısı da az değil. ben süleymaniye takvimine uyuyorum ve ailem saygı duyuyor hatta delilleri dile getirdiğimde inanıyor da. ancak diyanetin de ilerleyen zamanlarda yanlışından dönmesi gerek, bunun da gerçekleşeceğine inanıyorum ancak ne zaman olur bilinmez.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin