filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca
filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca

BismilEl-Alim;

Bazı sorularla başlayalım, değil mi? Ki doğru soru cevaptan daha önemlidir. Yaşar Kemal kimdir? Hiciv nedir, siyasalı nasıl olur?

Dünya çapında bilinen en ünlü siyasi hiciv romanıdır belki de George Orwell’ın Hayvan Çiftiliği. Aynı zamanda hayvanlar aleogorisini kullanması bakımından çocuk kitabı olarak da görülür. Otorite kurma, gücün yozlaştırıcı etkisini etkili bir dille anlatır. Vay be, dedirten bütün o ütopyalar, distopyalar, siyasi veya toplumsal hicivleri hep mi yabancılar yazmış. Bilinen kaç tane Türkçe ütopya veya distopya var?

Dağılmadan toplamanın önemi çıkmıyor meydana, dağıttık toplayalım. Kemal Sadık Gökçeli nam-ı diğer Yaşar Kemal; ortaokul terk bir öğrenci ve yedi fahri doktorluk ünvanı, kırk dile çevrilen elliyi aşkın eser ve tabii ki yirmiden fazla dünya çapında ödül, nobel ödülü hariç. Türkiye’de sol deyince, “kime göre sol” derim hep. Yaşar Kemal de solcudur fakat Stalin başta olmak üzere SSCB’yi topa tutan bir solcudur ve 1950’de komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hapse atılır. Çıkınca Cumhuriyet gazetesinde fıkra ve röportaj yazarı olur. Üslubunda göze çarpan en önemli şey yerel kültürdür. Yaşar Kemal’in eserlerinde tarla işçisinin gömleğine sinmiş ter ve toprak kokusunu, buğday hışırtısını veya acının can bulduğu bir türküyü duymak işten bile değildir. Efsaneler başta olmak üzere halk hikayeleri, deyişlerinden, türkülerinden ve direkt halkın kendisinden etkilenmiş bir yazardır. Esin kaynağı yara alan ve yaralanmış her şeydir. Kitaplarında sıkça geçen Adana/ Çukurova’nın mekan seçilmesi, gazetecilik yıllarında ve hayata atılırken çalıştığı ırgat katipliği, ırgat başılık gibi meslekler sayesindedir. En iyi bildiği mekanlar yazılarına da mekan olur. Herkesçe biline eseri dört ciltlik İnce Memed (Mehmet değil) ağalık sisteminin zorbalığı, ağır işleyen ve çoğunlukla adaletsiz hukuk sistemini eleştirir ve bunu bir kahramanla, eşkıya postuna bürünmüş bir yiğitle yapar. Çünkü bu toprakların insanları; insanla iş görür, arabalarına bile insan isimleri verirler mesela ve teoriyi ete kemiğe bürünmeden ciddiye almazlar. İnca Memed’in bunca sevilmesinin sebeplerinden birisi de bunlardır bir bakıma. Ve bunun gibi; kıymeti  zaman zaman göz ardı edilmiş, değerli birçok eser…

Hiciv nedir? Sözlükteki anlamı yergi, yermekten geliyor. Mecazen taşlama. Siyasal hiciv ise yalnızca geçerli reel politiği ve siyasi gündemi değil, insanla toplum arasındakini, insanla insan arasındaki iletişimi ve ilişkiyi de kapsıyor. Siyaset üç insanla başlar neticede.

Resimli kitapları sever misiniz? Yaşar Kemal’in bazı eserleri ara ara çizimler, eskizler ve resimler barındırır. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca hayvan alegorisinin kullanıldığı kimilerince bir çocuk kitabı, kimilerince siyasal hicivdir. Ve kitap resimlidir. Eski bir halk hikayesine dayandığı söylenen eser; haklı ya da haksızlığın önemsiz olduğu bir fil düzeninde Filler Sultanı’nın gücünü kendilerinden yüzbinlerce kat küçük karıncaların üstünde denemek istemesi ve karıncalardaki dayanıklılık, çalışkanlık, bedence küçük olmaları gibi özelikleri keşfetmesiyle başlar. Güçlü güçsüzü ezer fakat bunu sadece canı istediği için yapar. Filler Sultanı’nın fil ordusuna talan ettirdiği Karınca Ülkeleri’ne Hüdhüdlerin Başı olan elçisini gönderir ve onlardan elçiler ister. Kitaba ismini veren ana karakterlerden biri olan Kırmızı Sakallı Topal Karınca ise gelen heyetin içinde tek baş kaldıra karıncadır ve bir yolunu bulup oradan uzaklaşır. Kalan heyet mutlak bir kölelik anlaşması imzalar. Şiddetli bir korkunun en ölümcül anlaşmalara nasıl ümitle dönüştüğünü görürüz. Her karınca bir fildir (!) der Filler Sultanı, her karınca kendini fil görür. Borazanlar vardır, karıncaların kendi düşüncelerini bile duymasına mani olur fakat bir de bakarlar ki karıncalar, bu borozanlar hayatlarının normal bir parçası olmuş. Okullar açılır karıncalar için, yumurtadan çıkar çıkmaz karınca yavrularını alırlar ve okullara filce öğrenmek mutlak emirdir, karınca dili öğrenmek yasaktır. Mavi elmastan taht gerektir bu arada Filler Sultanı’na, tüm fil ordusunun girebileceği bir saray da elbette. Sonra her file bir saray gerekir ve ambarlar dolusu meyve özü, çiçek özü, bal, yemiş ve böcek ölüsü. Telkinler ve uyutmalarla geçen ağır iş hayatı yine de içlerindeki, sözlerindeki karınca olmaklığı tam olarak bitirememiştir. Filler Sultanı bunu içten içe sezmektedir ve kendi adamlarını yerleştirir. Sarıca karıncalar, tembel ve keyfine düşkündür ve sultan tarafından casusluk için satın alınmışlardır. Kendi toplumlarına kıyasla daha sağlıklı,hep tok ve kolcu başıdırlar, ihanetinleri böylece ödüllendirilmiştir. Gel gelelim bu ağır yükün, hegomonyanın, çalışmaktan ve aldanmaktan kendilerine yiyecek toplayamayan karıncalar bir bir kırılmaya başlar. Zulümle devlet abad olur mu? Kırmızı Sakallı Topal Karınca nerededir? Sultan, o ilk isyandan ve kaçıştan beri fellik fellik tüm casuslarına ve emrindeki hayvanlara onu arattırır fakat ne izi ne tozu bulunur. Bir de üstüne karıncalar arasında yeni kırmızı sakallar çıkar ve onlar da bir bir kaybolur. Kırmızı sakallılar bir özgürlük mefkuresi olur. Umut ölür mü? Hikaye bu ya, şerrin de iyinin de siyaseti yapılır; dilleri unutulmuş, kültürleri hatırlanmayan, bilgeleri başta olmak üzere kendi cellatlarına aşık, birilerinin çıkarları için sömürülmekten ve çalışkanlıklarının övülmesinden memnun, borazanlarla uyuşturulmuş, attıkları her adım gözlem altında, cesaretleri kırılmış bir toplum oluşur. Her emre amade, düşünmeyen ve bundan hoşnut bir toplum… Nizamülmülk der ki “Devlet küfür ile abad olur zulüm ile abad olmaz.” Peki sonra ne olur?
Bir türkü başlar bir gece yarısı ansızın… Çağıldayan ay ışığının altında, kuzeyden ve güneyden ve doğudan ve batıdan gelen,çiçeklerden ağaçlardan aydan ve yıldızlardan her şeyden yansıyan bir türkü, unuttukları sandıkları eski karınca dilinde bir türkü. Tüm karıncaları bir karabasandan uyandıran, yüreklerinde bir özlem yalımı doğuran bir türkü ile başlar her şeyde ve her yerde. Hakikate uyandıran, yalancı istek ve ihtiyaçları, köleliği, aşağılık duygusunu unutturan bu türküyü bütün karıncalar duyar fakat sarıca karıncalar hariç. Topal Karınca tam da bu yüzden der “Karıncaların türküsü fillerin yasalarından güçlüdür.”

Zaman nelere gebedir? Toplulukta tekrar türeyen ve ansızın kaybolan kırmızı sakallı karıncalar gizli bir dağ başında toplaşmışlardır ve selamete erecek bir fikir aramaktadırlar. Ortaya atılan her fikir bir öncekini yararsız bulmakta ve ortak bir çözümsüzlükle ortada kalmışlardır. Kırmızı sakallılar da birbirine giredursun bağımsızlık için farklı fikirlerinde uzlaşıya varamamaları yüzünden, Filler Sultanı yıllık vergisini on katına çıkarır, karıncalar toplumu ise eskisinden daha sefil durumdadır. Demirciler piri Kırmızı Sakallı Topal Karınca ise sadece okumaktadır. Kadim olanları, eski ama eskimeyenleri okumaktadır. Geçmiş nesillerin türküsünü duymaktadır kitaplardan. Onun içindeki türküyü ise eli nasırlı karıncalar duyar. Kimdir eli nasırlılar, hikmet sahipleri, hakikat cevherini çamurun içinde bile ayırt edenler? Hakikate yol olan ve gönüllerde başlayan yeni bir türkü; zulme, adaletsizliğe, sömürüye; başkaldırmak için, başkaldırmak yetmez zulüm düzenini yıkmak için nice zamandır aranan çözümü sunar.

Çözüm nedir? Kurtuluş yolu nedir? Karınca galip, fili mağlûp eden nedir? Söylemem, alın kitabı ve okuyun. Okudukça karıncaların ne bulduğunu anlayacaksınız, nerede hata yaptıklarını da. Ve aldanmayın “her karınca bir fildir” diyenlere, karınca karıncadır filse fil. Eskiler vaktiyle dediydi, ne ararsan kendi içinde ara diye. Bizim Yunus da kendini bilmeye ilim demez miydi?

“Kıssadan hisse, yeryüzünün bütün karıncaları birleşince.”

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
8511
Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisiyim. "Kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar Kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak Onların yardımıyla dünyamıza acıdım." Birkaç ısrar hatrına yazmam gerekenler var. Soru, görüş ve önerileriniz için: fatmabayram@xyazar.com

2 YORUMLAR

  1. sorunun cevabını çok merak ettim bu yüzden kitabı bizzat alıp okuyacağım inşaAllah bu arada okuduğum en iyi fikir yazılarından birisiydi diyebilirim.. ellerine sağlık kardeşim 🙂

  2. okuduğum en iyi fikir yazılarından birisiydi yazının sonunu merak ettiğimden paragrafları harıl harıl okudum ama şimdi de kitabı merak ediyorum en kısa zamanda alıp okuyacağım inşaAllah ellerine sağlık kardeşim mükemmel bir yazı olmuş :))

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin