buğçenin günlüğü
buğçenin günlüğü

Denilene göre üzücü bir haberi eskiler, üç düğümlü fakat uzun mu uzun bir ipe benzetirmiş. İlk düğümdeki insan donakalırmış. Büyük anneannem çok eskiden bir şifacıyken obasından biri hastalandığında ve hastalığın ciddi olduğu anlaşıldığında ona haberi verir ve ilk düğümün geçmesini beklermiş. Çünkü ilk düğümdeki insan fırtına öncesi sessizliğin beden bulmuş haliymiş. İkinci düğüme geçerken ip, sürtünüp insan tenini yaralamaya başlarmış. Yani acı ilk kez ikinci düğümde nefes kesici bir hal alırmış.

Anneannem derdi ki:
‘En vahimidir ikinci düğüm. Sanki tüm Toroslar yıkılıvermiş de altında can çekişiyormuş gibi olur insan.’
Bana göre insandan insana değişen bu ikinci düğüm geçilmesi lazım gelen meşakkatli bir yoldu. Bu acı veren kısmı dinlemeye bile tahammülüm olmadığı için aceleyle üçüncü düğümü anlatmasını istemiştim. Meğer yaptığım en aptalca şeymiş. Bir gün ihtiyacım olacak yaşanmışlık dolu tavsiyeleri bir kenara itmişim, hata etmişim.

Üçüncü düğüm herkesin ulaşabildiği bir nokta değildi, bir mükafattı yaradandan. Uzunca bir süre dökülen gözyaşlarının ardından alınan kesik nefeslerdeki ferahlıktı üçüncü düğüm. Dağa tırmanan birinin zirveye ulaştığında hücrelerinde dolaşan tüm dünyaya hakim olma azmi ve hatta evrenin sırlarına ermenin huzuru varmış orada.

Tüm bu anlattıklarıma rağmen defter, en sevdiğim öğüdü unutmamak ve yüreğime kuzey rüzgarları salmak için en sona sakladım. Anneannem demişti ki:
‘Kar tanem, canım kızım; bu ipin ilk düğümü ve son düğümü hep birbirine bağlıdır. Ne zaman bir dertten kurtulsan diğeri gelir, hayat bu. Hep güllük gülistanlık da olmaz, hep zifiri karanlık da.”

Buğçe’nin Günlüğü / 1999

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
61

2 YORUMLAR

    • Çoğu zaman yazıların nerede biteceğini açıkçası ben belirlemiyorum. Sanki o şekilde olması gerekiyor ve bitiyor ama dediğinizi dikkate alacağım 🙂

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin