illet bir yağma
illet bir yağma

“Seninle anlaşmalı olarak güz mevsiminde kopmadık mı biz? Ellerinde üç beş parça mermer, bir tutam gül tohumu… Bu ne heyecan?”

“Buldum, buldum!”

“Ne diyorsun arkadaşım?”

“Mevtanın gömüldüğü toprağın günahını buldum!”

“Fikirlerine sığınmış tüm küfürlerini al da canına yak. O mahlukun da ahına yanma. Sus!”

“Bu kamra’da kanım aksın o bir mevta. Gördüm! Kanın biçimi, derisine nakşedilen felaketi, yüreğinde binbir türlü efkarın türediği o çocuğun, kadının, erkeğin ölümüne şahit oldum.”

Desene bir can daha körlerin insafında boşa çürüdü. Kızıl, sarı, beyaz kanları sana fayda getirmeyecek, bilmez misin?”

“Onun kanı esmerdi…”

“…”

“İnan bana kanı esmerdi. O bir günah, o bir zehir.
O masum öldürmemiş, masumları sevmiş…
Benim korkak kardeşim, o bir insanmış.”

“İnanmıyorum. Sana, bir deliye inanamıyorum. Çık git, çık git damarlarımdan!”

“Lütfen artık vazgeç. Bak geri dönüyorlar. Af dile, af dile dedim sana!”

“Bağırdıkça ben daha çok acıyacağım sana. O zaman masumiyetin ardındaki hilekarları alır kemiklerinden besler, zihninden içirirsin. Uğraşma benimle, koptuk biz. Güz mevsiminde bir toprak dolusu insanın, katillerin, masumların üzerinde canımızı silkelerken anlaştık biz. Yalvarma bana. Kalmadı sana itaat edecek canım.”

“Benim aklım sığ ancak kalbim merhamet ile doludur. Ne kadar da iyi bilirsin bunu. Ona rağmen ben hala sen, sen ise hala ben… Korkuyorum, daha nasıl anlatayım sana. İnsan değiliz biz, yaptıklarımız affetmez bizi. Seni anlayamıyorum ama hayır seni çok iyi tanıyorum. Haklısın, itaat edecek birkaç tutam canımızdan başka hiçbir şeye sahip değiliz.”

“Merhametin olduğu için kurtulabileceğini mi zannettin? Kibrin ile yalnız kal da, kimliğini sat onlara.  İnsanlar onu dahi öldürüyor. Sen masum değilsin, onlara inanacak kadar safsın. Sen beni tanıdığını zannet. Ey kurnaz, dediğin olsun, elbet bir gün sen yaşayacaksın gördüklerimi.”

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
4411

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin