sakaryada ön ve arka ayakları kesilen köpek - sakarya yavru köpek - yavru köpek sakarya
sakaryada ön ve arka ayakları kesilen köpek

Geçmişten günümüze bakıldığında kayıtlara geçen en gelişmiş canlı türü olarak “insan” gösterilmektedir. Bu Darwin Teorisine göre Homoeractus ile başlayan ve devam eden bir süreç olarak evrim kavramının yakın çağdaki aşamasıdır. İnanç sistemlerine bakıldığında ise 4 büyük semavi dinin yanı sıra küçük yapıda birçok farklı dini inanç, biçim ve yaşayışları söz konusudur. Hatta son dönem rakamlarına baktığımızda dünya üzerinde yaklaşık olarak 4.300 din ve mezhep bulunuyor. Bu din ve mezhepler farklı olmakla beraber temellerinde genellikle ortak noktalara vurgu yapmaktadır. İyilik ve sevgi kavramı bütün dinlerde olumlu karşılanırken, kötülük ve kötülüğün soydaşları reddedilir ki aynı zamanda bunları yapanlara da ölümden sonraki yaşamda yaptıklarının cezasını çekecekleri bildirilir.

Bu açıdan bakıldığında bütün dinler sevgi ve hoşgörü duygularını perçinlemeyi amaç edinmiş ve hümanizm konusunda hem fikirdirler. Bu durumun en güzel örneklerden biri olan ve İslam inancına ait olan Kur’anı- Kerim ‘de yer alan Zilzal Suresi 7-8. ayeti kerimelerinde şu şekilde denilmektedir: “Kim zerre kadar iyilik yaparsa onun mükafatını görür. Kim zerre kadar kötülük yaparsa onun cezasını görür.” Bilimsel anlamda bakıldığında ise özellikle davranışçı kuramlar insanın doğuştan boş bir şekilde doğduklarını hiçbir şey bilmediklerini, tamamen şeffaf olduklarını söylerler. Yeni doğan bir bebek ailenin ve çevrenin vereceği eğitim ve gen kombinasyonundaki hamur ile yoğrularak yeni bir tür şeklinde ortaya çıkar. Şüphesiz bu tür kendi yaratıcılarının doğada, yaşamda, şehirlerde, kırlarda, sokaklarda, evlerde ve kısacası her yerde en büyük temsilcileri olurlar. Fiziksel görüntüleri ayrı ve farklı olabilir ancak ruhen ve fikren yaratıcılarının temsilcileridirler.

Bunu en güzel şekilde dile getiren düşünürlerin başında şüphesiz 17. yüzyılda yaşamış filozof John Locke gelir. O bu durumu “tabula rasa” olarak niteler ki buna göre yeni doğan bir çocuk boş bir levhaya benzer. İşte çevre dediğimiz illet çocuğu iyilik perisi de yapar kötülüğün en büyük temsilcisi olan şeytanın yardımcılarından biri haline de getirebilir. Evet artık kötülüğün kendisi ve temsilcileri içimizdedirler hatta ruhumuzda yer edinmişler. İnsanlar artık hayatla, varoluşla, doğayla, hayvanlarla savaş halindedir. Gittikçe vahşileşiyor, kötüleşiyor, ruhsuzlaşıyor ve gittikçe vicdansızlaşıyorlar.

Ve bu da aklımda geçmişte yaşamış ünlü bir Alman edebiyatçı olan Goethe’nin şu sözlerini getiriyor: “İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.” Hayvanlar günümüzde nerdeyse on binlerce hatta milyonlarca insanın en büyük dostları ve en büyük limanlarıdır. Ancak artık bu limanlarımızı da yok ediyoruz ve her geçen gün biraz daha şiddetli bir biçimde yakıyoruz. Her geçen saniye bir tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor, her geçen saniye bir tür daha zarar görüyor, bir türün doğası alt üst ediliyor ve insanlığın miladı doluyor.

Suyu taşıran son damla ise 15 Haziran’ da Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki ormanlık alanda ayakları kesilmiş bir şekilde bulunan yavru köpek oldu. Acaba diyorum bunu yapanlar nasıl tarif edilir? Bunlara hayvan demek hayvanlara yapılmış en büyük hakarettir çünkü hiçbir hayvan yada canlı kendi özelikleri dışında doğaya ve çevreye zarar verecek bir reaksiyon göstermiyor… Sorarım düşünen varlıklara (insanlara) insanlık nereye gidiyor? Her gün savaş ve barış kavramını bilmeyen yüzlerce çocuk ölüyor, doğa ölüyor, insanlık ölüyor, hayvanlar yok oluyor… İnsanları sevmiyoruz, hayvanları sevmiyoruz, doğayı sevmiyoruz… En gelişmiş varlık olarak nitelendirilen “insan” yani ne yazık ki bizler yeni bir tür olarak mı meydana çıkıyoruz? Acaba bu yeni tür; duygusuz, vicdansız ve en önemlisi de zoosadist bir tür olarak mı doğmakta?

FIRAT YARDIMCIEL

SINIF ÖĞRETMENİ – KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ VE KATÜ SINIF EĞİTİMİ DOKTORA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
491

3 YORUMLAR

  1. Yazınızda geçen Sapanca’ da geçen olay ile ilgili olarak bir ayrıntı paylaşmak istiyorum. Oraya çok yakın bir yerde işletmemiz olduğundan yolu sürekli kullanıyoruz. Nitekim hem pansiyon hemde otomobil kamera kayıtlarımız devletimizin çeşit çeşit güvenlik örgütleri tarafından bir hafta boyunca didik didik edildi. Nitekim olayın; yol temizleme aracının kesme aracı ile yapıldığı anlaşıldı. Bu bilerek isteyerek yapılmış bir olay değil malesef elim bir kazadır. İş makinesi operatörü kepçeyi çalılıkları temizleme amacıyla indirdiği anda orada uyuklayan köpek yavrusunun dört ayağı ve ayaklarının arasındaki kuyruğu kesilmiştir. Maalesef medyanın da yanlış yönlendirmesi ile olay çok farklı yerlere taşınmış sadece işini yapmaya çalışan bir adam bayramı ailesinden uzakta hapiste geçirmiştir. Evet dünyada ve ülkemizde malesef insan ve hayvan hayatını hiçe sayan ”insanlar” vardır. Fakat bu olay onlardan biri değildir. Bilginize..

    2
    4
  2. Ormanda hayvanlar yaşar hanımefendi. Nasıl ki bi dozer evinizi yıkıp tüh insanı görmemişim diyemezse kesmek biçmek yakmak ya da temizlemek amaçlı yaşam alanlarına girilen hayvanların can güvenliği kontrol edildikten sonra yapılmalıdır bu çalışmayı. Yoksa ot kesen robot makineler de var, o aracın içerisine insan konulmasının sebebi ne iradesi olduğu için dimi?

  3. Bilerek veya bilmeyerek yaşanılan olay hepimizi ilgilendiriyor çünkü doğayla savaş halindeyiz ve doğanın içinde var olan canlılara yaşama hakkı tanımıyoruz. Meslek bilinci önemli bir nokta ancak çalışmalarımızı ve işlerimizi yaparken sahip olduğumuz bilgi ve becerilerimizi vicdanımızda harmanlamalıyız.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin