engin geçtan insan olmak
engin geçtan insan olmak

Engin Geçtan beyefendiyi keşfetmem ilkin, bir sahafta Zamane adlı kitabına rastlamakla oldu. Zamane‘de Türk toplumunun mevcut siyasi iklim hakkında düşüncelerine yer vermekteydi, toplumun siyasete bakışını irdelemekteydi.

O kitabın da burada kısa bir tahlilini yapmaya çalışmak fikrini başka bir zamana bırakıp “İnsan Olmak” kitabına geçeyim. Ama önce Engin Geçtan kimdir, bir tanıyalım:

Engin Geçtan uzmanlık alanı psikiyatri olan bir profesör. Memleketimizde ve kısmen yurtdışında eğitim almış, üniversitelerimizde eğitim vermiş olan, birçok roman yazmış bir profesör. 1982 yılına kadar daha çok akademik çevre için psikiyatri kitapları yazarken, bir okurunun şehir dışından ona tek bir cümle söylemek için onca yol gelmesiyle yayın hayatında bir değişiklik oldu Geçtan’ın. Kilometrelerce yola sebep olan o cümle şuydu: “Bizim için de yazın.”

Yani o akademik dille yazılmış ve ancak akademisyenlerin anlayacağı o düşüncelerinizi, halkın da anlayabileceği bir dille yazın. Biz de istifade edelim demiş oldu okur. Geçtan’ın “İnsan Olmak” adlı bu güzel eseri aslında belki de o cümlenin çocuğudur. Nitekim yazar bunu kitabının ön sözünde, evvelâ o okura teşekkür ederek belirtiyor.

Şimdi kitaba genel hatlarıyla bir bakalım, kitap bende nerelere temas etti, neler uyandırdı biraz bunlardan bahsedeyim.

Kitap bir teşekkürden, bir ön sözden ve on üç başlıktan oluşuyor. Son başlık genel bir sonuç değerlendirmesi mahiyetinde. Bir de kaynakçası var tabii.

Öyle bir kitap ki, ön sözünde bile birçok yerin altını çizmişim. Hocamızın herhalde edebiyatla da iştigal etmesinden ileri gelen bir güzel cümle kurma mahareti var. Akademik makalelerle çok haşır neşir olanlarda pek rastlanılmayan bir durum bu.

Yazarın başlıklar üzerinden günümüz insanını tahlil etmeyi denediği başlıklar kabaca şöyle:

  • Birey ve Toplum
  • Ana, Baba ve Çocuk
  • İnsanlardan Korkmak
  • Öfke ve Düşmanlık
  • Değersizlik Duygusu
  • Kaygı
  • Sorumluluktan Kaçış
  • Yalnızlık
  • Ortakyaşam İlişkisi
  • Yaşam ve Ölüm
  • Kendini Yaşamak

Yazar bu başlıklar arasındaki geçişi olabildiğince yumuşak tutmuş, sizi bir bağlamdan çıkarıp tamamen farklı bir bağlama sürüklemiyor. Bu geçişi o kadar yumuşak yapıyor ki sanki tüm anlattıklarını tek bir başlıkta anlatmış gibi hissediyorsunuz. O kadar bütüncül bir kitap.

Yazar, keşke değiştirebilsem dediğim bazı huylarımı gözümün önüne açık yüreklilikle getirmemi sağladı. Bu kitap vesilesiyle belki ben de o huylarımı düzeltmeye daha çok gayret ederim. Yalnız kendimin değil yakın çevremdeki bazı kimselerin de sıkıntılı gördüğüm birçok kronik davranışının gerçekten de hem kendileri hem çevreleri için hayatı zorlaştırdığını fark ettim. Bu onlara da kendime de daha anlayışlı yaklaşmamı sağlayabilir. Sağlarsa ne mutlu. O zaman eminim kitabın maksadı hâsıl olmuş olur.

Kitap zaman zaman karanlık devir insanlarının, yani mağara insanları diye nitelenen insan topluluklarının da toplumsallaşmasını psikolojik bağlamda ele alıyor. İlk toplumsallaşma eğilimi, toplum içerisinde ilk yalan söyleme eylemi, diplomasinin ve entrikanın doğuşu gibi nispeten siyaset teorisinin de alanına giren konulara temas etmeden de geçmiyor.

Konuyu zaman zaman oralara götürüp zaman zaman buralardan yürütüyor ki bu da kitabın hareketli bir akışa sahip olmasını sağlıyor.

Kitap daha çok insanların içine düştüğü “kısırdöngü”lerden bahsediyor. İnsanların bir sorunla karşılaşınca o sorunu nasıl çözeceğini bilemeyip paniklemesi sonucu daha yanlış bir reaksiyon göstermeleri ve bunun sonucunda daha da katmerlenen sorunların oluştuğu kısırdöngüler… Şu problemden şu durumdan şu şekilde kurtulabilirsiniz diye bir reçete sunmuyor kitap size. Sanıyorum kitabı birçok yönüyle güzel kılan da bu. Teşhisini yapıyor, çözümü size bırakıyor. Çünkü yeryüzündeki insan sayısı kadar farklı yaklaşım vardır. Her insan hilkat üzere farklıdır, fıtraten, mizacen farklıdır; özeldir. Yazar zor kısmı halletmiş: teşhis. Gerisini bize bırakmış. Şapkanı demiş, önüne koy ve düşün.

Ben kitabı bir yönüyle kendim için, kendimin bir muhasebesini yapmama yarayacak bir niyetle okudum. Belki yıllar sonra bambaşka bir niyetle okuduğumda bambaşka bir anlamla karşılaşırım. Fakat kitap kesinlikle kulak verilmesi gereken bir kitap.

Metis Yayınları’nı ayrıyeten sevdiğimi de belirtmeliyim. Yayın dünyamıza çok büyük katkıları var. Buradan Engin Geçtan hocaya da, Metis’e de, bu kitabın husûle gelmesinde büyük katkısı olan o okura da selam ederim. Bitirişi kitaptan altını çizdiğim birkaç yerle yapmış olayım:

  • Kalıpları kırmanın, ürkütücü de olsa insana hayatiyet katan bir yanı vardır.
  • Yirminci yüzyılın ilk yarısında, toplum normlarına uyma oranının normalliği, bu kurallardan sapma oranının ise normaldışını belirlediği görüşü oldukça egemendi. Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra (özellikle Naziler), toplumların da bazen hasta olabileceğinin fark edilmesi üzerine bu görüş geçerliliğini önemli ölçüde yitirmiştir.
  • Gerçekten de insan başkalarıyla birlikteyken birçok şeyi daha iyi yapar. Ama kendi içinde yine de yalnızdır.
  • Çoğu kez ortaya konan ölçütler ana-babanın kendi değer yargılarını ya da vaktiyle engellenmiş olan umutlarını yansıtır.
  • Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu düşünmek gerekir.
  • İnsan kendine değer verebildiği oranda başkalarına da değer verir.

Diğer kitap incelemeleri ve özetleri için buraya tıklayabilirsiniz.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
185

6 YORUMLAR

  1. Tüm yazılarınızı takip ettim bu zamana kadar. Özellikle evrim yazısı harikaydı. Hele evrimi İslam Alimleri ile ele alışınız da çok iyiydi. Bu yazınız da keza çok iyi olmuş. Bildirim geldi koştum kısacası. Sitedeki neredeyse tüm yazarlar çok sağlam yazıyorlar. Genç bir kadronuz var ama çok iyisiniz. Kendinizi iyi geliştirmişsiniz. Tebrik ederim.

  2. Çok teşekkür ederim, evet gerçekten de çok değerli arkadaşlar var. Emek mahsulü çok değerli yazılar yazıyorlar.

  3. Kitabı okumaya başlayalı iki gün oldu şimdiden farkındalık oluşturdu. Olaylara daha sakin ve farklı yaklaşmaya başladım sanki. Bunu farkedebiliyorum. Garip.
    Tavsiye edene selam olsun 😊

  4. Yazıyı çok karıştırmadan maddelerle birlikte yazmanız akıcı okumayı sağlıyor. Keyif alarak okudum. Tebrikler 🙂

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin