konya
konya

Türkiye’nin en büyük yüz ölçümüne sahip şehrine giderken çevremde duyduğum birtakım iyi ve de kötü söylentileri heybeme doldurmuş yola çıktım. Ve Türkiye’nin dümdüz ovalarla dolu karasal ikliminde kendimi buldum. Engebeli yer şekillerine sahip bir şehirde doğup büyümüşseniz geniş ovalar ve düz araziler gözünüzde hep kıymetli kalır. Bu kadar geniş düzlüğü bir arada görmek huzur vericiydi. Düz ovaların alabildiğine uzanan araziler de, Güneş de daha berrak oluyor. Gökyüzünü bize gülümseyen bir şekilde görebilmek bambaşkaydı…

Mevlana Müzesi

mevlana müzesi
mevlana müzesi

Konya deyince akla ilk gelen şey Mevlana Celaleddin RumiMevlana Müzesi olarak düzenlenmiş alan girer girmez içimi huzurla doldurdu. Mevlana’daki huzur, Eyüp Sultan’ı ve Yuşa Tepesi’ni adımlarken hissettiğim huzurdandı. Oradaki manevi hava bambaşkaydı. Birden hiç tanımadığım bu şehre ısınmam için en sağlam sebep oldu.

İlk gidişim Nisan ayında olduğu için müze oldukça yoğundu. Mevsimlerden bahar olunca seyahat etmek için en güzel vakitleri seçmişti turistler. Özellikle Asyalı kafileler müzeyi doldurmuş ellerinde fotoğraf makineleriyle müzede geziniyor ve onlar içinde önemli olan Mevlana Türbesi‘ni ziyaret ediyorlardı. Müzenin içinde Tasavvuf’a ve Mevlana’ya dair birçok eser ve bunlarla ilgili bilgilendirici yazılar bulmak mümkündü.

Mevlana’nın türbesine girdiğimde ise içimi hafif bir ürperti kapladı. Bu ürperti, yıllarca kitaplarda okuduğumuz hoşgörü timsali bir insanın türbesinin karşımda olması nedeniyle duyduğum heyecandandı. Ayrılırken tekrar görüşmeliyiz dedim içimden. Seni tekrar ziyaret etmek nasip olur inşallah dedim ve ayrıldım. Mevlana Müzesi bir kere ziyaret edilip geçilecek bir yer değildi zannımca.

Karatay Medresesi ve İnce Minare Müzesi   

karatay medresesi
karatay medresesi

Mevlana Müzesi’ne yürüme mesafesinde olan bu iki müze cüzi bir miktar giriş ücreti karşılığında -5 Türk Lirası- bize Osmanlı ve Selçuklu mimarisi ve tarihi hakkında birçok  yapıt ve görsel imkanı sunuyor. Dolu dolu bu iki müze, bu şehre uğranıldığında görülmesi gereken yerlerden. Aslında müzeler olabildiğine yavaş gezilmeli özel vakit ayırılmalı onlar için. Maalesef bu konuda vaktim kısıtlıydı ama yinede müze ziyaretleri benim açımdan güzel oldu. Müze ziyaretlerinin en güzel yanı da içinizi vatan sevgisiyle doldurması ve tarihinizle gurur duymanız…

Bu şehirdeki tarihi doku beni çok etkiledi. Evet, kesinlikle hissedilir olduğunu düşündüğüm tarihi yapısının verdiği sağlam bir ağırbaşlılığı var bu şehrin ve siz ona adım attığınızda bir anaçlıkla açıyor kollarını size.

İplikçi Camii Şadırvanı

iplikçi cami şadırvanı
iplikçi cami şadırvanı

Arkadaşlarımın bahsettiği İplikçi Cami‘ye geldiğimizde o enteresan akustik harikası  şadırvanda hemen ses deneme bir iki çalışmaları yaptık. Selçuklu döneminden kalma şadırvanın özelliği şu: Karşılıklı sütunlarına sırtınızı yasladığınızda fısıltıyla konuşsanız da arkadaşınız sizi duyuyor. Ses bir şekilde karşı tarafa iletiliyor. Bu şadırvana uğramak isterseniz Mevlana Caddesi üzerinde bulunuyor.

Parklar, Parklar ve Yine Parklar…

konya japon park
konya japon park

Alanı bol olunca istemediğiniz kadar park görüyorsunuz Konya’da. Ama özellikle bahsetmek istediğim Kyoto Japon Parkı diğer parklara nazaran daha farklı ve özeldi. 2010’da yapılan bu park, Japonya’ya özgü bitkiler ve Japon bahçelerine özgü tasarımla oluşturulmuştu. Yolların daima kıvrımlı ve kavisli olmasından tutun kamelyaların ve onlara giden yollardaki çakıl taşlarının rengine kadar hepsi belli bir kurala göre dizayn edilmişti. Parkın içinde büyükçe bir restoranda hizmet vermekteydi. Kendimi kısa bir süreliğine de olsa Uzakdoğu’da gibi hissettim 🙂

Çorak araziyi yeşillendirme çalışmaları sayesinde pek hissetmedim İç Anadolu’nun bağrında olduğumu. Çevre planlaması da gördüğüm kadarıyla -en azından merkezi ve çevresi- düzenliydi. Büyük bir yüzölçümü ve düzenli imar bu şehre alışık olmadığım bir sakinlik vermiş.

Etli Ekmek ve Tirit

etli ekmek ve tirit
etli ekmek ve tirit

Konyalıların Etli Ekmeği hayal ettiğimden biraz farklıydı. Etli ekmekten, lahmacun ve kıymalı pide arası bir tat olarak bahseden arkadaşlarım haklıymış. Denedikten sonra ben de onlara katıldım. Çok farklı aman aman bir lezzet değildi bence. Ancak Tirit için durum çok farklı. Bu konuda kesinlikle denenmesi gereken bir tat. En iyi Tiritçi Mevlana’nın karşısındaki bedesten sokak aralarının birinde olan Tiritçi Mithat. Hem göze hem de ağza hitap eden bir sunum sonrası buradan memnun kaldım. Bir öğrenci için tuzlu bir fiyata sahip olabilir ama imkan varsa öneririm.

tiritçi mithat
tiritçi mithat

Zerde tatlısının Konya düğünlerinde ikinci tatlı olarak misafire sunulan Konya’ya özgü tatlılardan olduğunu öğrendiğim halde, içinde safran olduğunu öğrendiğim Zerde tatlısını denemeye pek yanaşmadım.

zerde
zerde

Kulesite’de Konya Ayaklarınızın Altında…

konya kule
konya kule

Selçuk Üniversitesi tramvayına bindiğinizde Kule durağında inince karşınıza çıkan alışveriş merkezinin en üst katına çıkıp tüm Konya’yı kuş bakışı izleme imkanı bulabilirsiniz. Manzara kesinlikle görülmeye değer! Günbatımı sevdalısıysanız tam gün batımına yakın gidin ve eşsiz manzarayı kaçırmayın.

Meram Bağları

meram bağları
meram bağları

Sakin ve doğayla iç içe bir yerde vakit geçirmek istiyorsanız Meram Bağları durak noktanız olmalı. Çayınızı yudumlarken dostunuzla burada yaptığınız sohbetler ne kadar da huzur verici olur değil mi? Sakin ve kafa dinlemelik Meram Bağları için Kültürpark‘dan otobüse binmeniz yeterli.

Alaeddin Tepesi

alaeddin tepesi
alaeddin tepesi

Aslında Konya’da her şey bu tepenin çevresinde konumlanmış gibi gitmek istediğiniz yer için sürekli bu tepenin yanından geçiyorsunuz. Alaaddin Tepesi‘ni biliyorsanız çoğu yere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Tepe diyorsak bize göre hafif bir eğim ama dümdüz Konya’daki tek tepe ve bu tepe de insan eliyle yapılmış. Bu tepe ile ilgili şehir efsanelerine göre Sultan Alaaddin Keykubat bir saray yaptırmak ama bu sarayın yüksekçe bir yere inşa edilmesini ister, böyle bir yer mevcut olmayınca Sultan ferman çıkartarak hemen toprak vergisi olarak çuvalla toprak getirilip bir yere yığılmasını ister ve böylece büyükçe bir tepe oluşturulur. Ve günümüze kadar gelir.

Günümüzde Alaaddin Tepesi yeşillendirme çalışmalarıyla bir tabiat parkı görünümüne sahip. Tepeye çıkınca çay bahçeleri, Alaaddin Keykubat Camii karşılıyor sizi.

Rampalı Çarşı

rampalı çarşı
rampalı çarşı

Bu çarşı bir turistin gezerken uğrayacağı en son yer olabilir:) Çünkü bu çarşı tamamen kitapçılardan oluşuyor. Hani olur da kitap-kırtasiye gibi işleriniz olursa Zafer’de olan bu Rampalı Çarşı işinizi görebilir.

Ulaşım

konya ulaşım
konya ulaşım

Gittiğim çoğu yerde Tramvay kullandığım için ulaşımda sıkıntı çekmedim. Şehri hiç bilmeyen biri olsanız bile Tramvayla çoğu yere gidebilirsiniz. Tramvayın gitmediği yerlerde otobüs kullanabilirsiniz. Bu arada araçlara binmeden bir büfeden Elkart almanız gerek bir kişi 2,10 Türk Lirası.

Konya’dan Ayrılırken…

konya sarması
konya sarması

Konya’dan ayrılırken Mevlana Müzesi çevresinde yoğunlukta olan hediyelik eşya dükkanlarından sevdikleriniz için Mevlana Şekeri ve Konya Sarması almayı unutmayın. Konya Sarması’nı içi kremalı bir gofret olarak hayal etmesek de bir gofret için oldukça başarılı bir tat (sadedense kakaolu tercihimiz).

Son söz: Size sadece Konya’da uğradığım yerleri anlattım sevgili okur. Konya’da gezilmesi gereken bir sürü yer daha duruyor halbuki. Kelebek Vadisi, Sille, Seksen Binde Devri Alem Parkı ve diğerleri…

Önyargılarla girdiğim bu şehirden şehri severek çıktımŞehrin güzelliği göreceli bir kavram, sizin şehirden ne beklediğinize bağlı. Sanırım ruhlarımız uyuştu bu şehirle. Tarihi ve sakinliği beni mutlu etti. Ama enteresandır Konya’da yaşayan biri olsam belki de bu şehirle hiç anlaşamazdım. Çünkü şehir fazla sakin, bu bir süre sonra rahatsız edici olabilir. En önemlisi ise deniz yok. Kıyı şehirlerde doğup büyüyenler için önemli bir ayrıntı 🙂

Konyalılar ya da Konya’da yaşayanlar yazımı toz pembe gözlüklerimi takarak yazdığımı düşünebilir ama bu şehirde bulunduğum süre içinde bariz bir olumsuzlukla karşılaşmadım.

Gitmeden önce şehri pek araştırma fırsatım olmadı. Gelecek olanlara naçizane tavsiyem şehir hakkında güzel bir araştırma yapmaları ve bu araştırmalar sonucunda dolu dolu bir gezi planı oluşturmaları. Bu şekilde zaman kaybını en aza indirmiş olurlar.

Konya bitmez ama benim yazım bitti, görüşmek üzere…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
52
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi ögrencisiyim.Gezmeyi, farklı şeyler deneyimlemeyi bunun yanında kitap okumayı ve bir şeyler karalamayı severim. Burada tecrübelerimi düşüncelerimi sizinle paylaşacağım. Soru, eleştiri ve önerileriniz için: senacuvalci@xyazar.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin