korona günlerinde beslenme
korona günlerinde beslenme

Bir kısmımızın temel gereksinimlerini karşılamak dışında tüm vaktini evde geçirdiği şu zamanlarda, günlük düzenimiz de epey bozulmuş durumda. Çoğumuz bu adaptasyon sürecinde daha geç uyuyup, daha geç uyanıyoruz. Haliyle çalışma saatlerimizden beslenme saatlerimize kadar tüm düzenimiz de daha geç saatlere aksıyor. Bu durumun üzerimizde olumsuz psikolojik etkileri olduğu gibi olumsuz fizyolojik etkileri de bulunuyor.

Evrende her şeyde bir uyum, bir düzen olduğu gibi insan vücudunun da kendi içerisinde belirli bir düzeni, bir ritmi bulunmaktadır. Dünyanın kendi etrafında yaklaşık 24 saatte dönmesinin insanlar üzerinde oluşturduğu fizyolojik, biyokimyasal ve davranışsal ritimlerin bir gün içerisinde tekrar edilmesi durumu sirkadiyen ritim olarak tanımlanıyor. Bu ritme göre insan, gündüz aktif olma; gece ise dinlenme, uyuma halinde olmalıdır.

Beynin hipotalamus bölgesinde bulunan suprakiazmatik nükleus (SCN), sirkadiyen ritmimizin oluşumunu sağlayan ana zamanlayıcı olarak bilinmektedir. SCN’deki herhangi bir bozulma, insan sirkadiyen ritmini etkilemekle birlikte, uyku-uyanıklık döngüsü, beslenme, öğrenme, hafıza gibi birçok mekanizmayı da etkilemektedir.

Sirkadiyen ritmi etkileyen faktörler arasında ışık, melatonin, sıcaklık, farklı zaman bölgeleri arasında seyahat ve vardiyalı çalışma gibi etmenler bulunmaktadır. Özellikle bu süreçte gece aktif olan bireyler, kendi iç ritmi gereği uyuma durumunda olması gerekirken uyanıklık sürecindedir. Bu durumda sirkadiyen ritmin bozulmasıyla birlikte bu bireylerin uyku süresi azalmakta, metabolik sendrom, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kanser gibi hastalıklara yakalanma riski ise artmaktadır.

Sirkadiyen ritim kolesterol, amino asit, lipit ve glikoz metabolizmasında rol oynayan enzimlerle birlikte hormonların aktivitesini düzenleyerek insan metabolizması ve enerji dengesini kontrol eder. Bozulan sirkadiyen ritim bu dengenin de bozulmasına neden olarak beslenme davranışlarımızı ve düzenimizi de büyük oranda etkilemektedir. Gece beslenen bireylerin daha yüksek kiloda olması beklenirken, beden kütle indekslerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Diğer taraftan, gece yeme atakları yaşayan bireyler de bu saatlerde uyanık kalacakları için sirkadiyen ritimleri bozulmakta ve yanlış zamanda enerji almalarından dolayı ağırlık kazanımları artmaktadır.

Beslenme, ritmik olarak doğru saatlerde gerçekleştirmemiz gereken bir olaydır. Yeterli ve dengeli beslenmek, beslenmeyi gün içerisinde doğru saatlerde gerçekleştirmek sirkadiyen ritmin düzenine katkı sağlamaktadır.

Tüm dünyanın zor zamanlardan geçtiği ve evlerimize kapandığımız şu dönemde vücudumuzun ritmini dinlemek, günlük  beslenme planımızı ona göre düzenlemek metabolik sendrom, kalp-damar hastalıkları, kanser gibi çeşitli hastalıklara yakalanma riskimizi azaltmakla birlikte psikolojik olarak da daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır.

Bu süreçte hepimizin sağlığı için en doğru yol, evde kalmak ve vücudumuzun ritmini korumaktan geçiyor.

Sağlıklı günler diliyorum.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
81
1997 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. 2019 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. Lisans bitirme tezini onkoloji alanında tamamladı. 2018-2019 yıllarında iki farklı dönemde Almanya/Berlin’de bulunan DRK Kliniken Berlin’de stajlarını tamamladı. Birçok çalışması farklı kongrelerden kabul aldı. Deneme türündeki eserleri Serçe Edebiyat Dergisi’nde yayınlanmaktadır. Yazar, diyetisyenlik mesleğine devam etmekle birlikte Serçe Edebiyat Dergisi yazı işleri sorumluluğunu yürütmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin