malcolm x - malcolm x hayatı - malcolm x hakkında bilgi
malcolm x

Asıl adı Malcolm Little olan düşünceleri ve söylemleri ile bir dönem Amerika’nın işleyişine doğrudan doğruya etki eden bir konuşmacıdır. Müslüman olduktan sonra ismini Malik El Şahbaz olarak değiştirmiştir. Ancak insanlar onu Malcolm X olarak tanımıştır. Hatırasını taçlandırmak, onun hakkında düşüncelerimi dile getirmek ve hayatının kilit noktalarına değinmek üzere bu yazıyı kaleme alıyorum.

Babası 1929 yılında Ku Klux Klan üyeleri tarafından öldürüldü. Bütün kardeşleri farklı yetimhanelere farklı yerlere gönderildi tıpkı Malcolm X gibi. Amerika’da ırkçılığın yoğun bir şekilde etki ettiği toplumlarda büyüdü. Ayrımcılığı, ötekileştirmeyi en derinden hissetti ve en yakından gözlemledi. Harlem bölgesinde çeşitli kirli işler yürütürken 20 yaşında hırsızlık suçlamasıyla hapse girdi. Malcolm X yıllar yıllar sonra o günler hakkında yaptığı bir söylemde şunu dile getirmiştir:Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer üniversiteden sonra hapishanedir.”

Hapishanedeyken yaşamın yoğun temposundan çıkmıştır. İnsanların birbirlerine nefretle baktığı Amerika sokaklarından uzaklaşmıştır. Artık 4 duvar arasında kendi başınadır ve düşünmek için yaklaşık 10 yılı vardır. Hapishanede tanıştığı İslam hareketine katılan Malcolm hapishaneye girmeden önce serseri iken hapishane çıkışında hem İslam hareketinin hem de siyahi haklarının en ateşli savunucusu olmuştur. Bugün Malcolm X ‘in sözleri Youtube gibi platformlarda insanlar ders alsın diye paylaşılıyorsa bu büyük değişim sayesindedir.

malcolm x hayatı
malcolm x hayatı

Her insanın dönüm noktası vardır derler ya. Malcolm X adına dönüm noktası katıldığı İslam hareketinin lideri olan Elijah Muhammed ile tanışmasıdır. O günden sonra ateşli bir şekilde savunduğu bütün kuramlarını  Elijah Muhammed’in öğütlerine göre topluma aktarıyordu. Herkesin en çok merak ettiği nokta soyadının neden  ‘X’ olduğudur. Bu nokta da Elijah Muhammed’in öğütlerine dayanmaktadır. Elijah Muhammed üyelere ‘X’ soyadını kullanmalarını öğütlemiştir. Malcolm X’e yöneltilen neden “X” sorusuna Malcolm’un verdiği cevap beni en çok etkileyen demeçlerden bir tanesidir. Verdiği cevabın hepsini aktaramam ancak size güzel bir özet yazabilirim: “Kim olduğunu unuttun mu? Nereliydin? Hangi aksanı, hangi dili konuşuyordun? Bu topraklara getirilmeden önce, boynuna zincir takılmadan önce, suratına tükürülerek sana iş yaptırılmadan önce senin bir hayatın vardı, ailen vardı, toprakların vardı ama sen şu an bu soruların hiçbirine cevap veremiyorsun. Aileni, atalarını, topraklarını tanımıyorsun. Sen, ben, kim olduğumuzu bilmiyoruz. Bir bilinmeyenden geliyoruz. Ve Matematikte ‘X’ bir bilinmeyeni ifade eder. Bu yüzden soyadım ‘X’ dir.” 

Bu ve buna benzer konuşmalarının etkisi oldukça fazlaydı. Malcolm X bu konuşmaları yapmaktan asla kaçınmadı. Beni en çok etkileyen, insanların ‘efsane konuşma’ olarak nitelendirdiği konuşması da şu şekildeydi: ”Eğer beyaz adamın kendisi için yaptığı şeyi sen kendin için beceremiyorsan, ben beyaz adamla eşitim deme! Eğer onun yaptığı gibi fabrika kuramıyorsan eşitlikten bahsetme! Sen kimsin ? Bilmiyorsun. Bana ‘zenci’ deme ondan bahsetmiyorum. Beyaz adam sana ‘zenci’ demeden önce kimdin? Neredeydin? Neye sahiptin? Senin adın neydi? Smith, John, Johns senin ismin bunlardan biri olamazdı herhalde. Benim ve sizin geldiğiniz yerde kimsenin bu tarz isimleri yoktur. Hayır! Senin ismin neydi? Neden şu an ismini bilmiyorsun? İsmin nereye gitti? Nerede kaybettin? Kim aldı ismini senden? Ve nasıl aldı? Senin tarihin nerede? Beyaz adam nasıl tarihini yok etti? Seni bir dilsiz yapmak için beyaz adam sana ne yaptı? Nasıl yaptı? Amerikan adaleti dediğimiz şey bu işte… Amerikan demokrasisi dediğimiz şey bu işte. Ve tanıyanlarınız bilir Amerika’da demokrasi ikiyüzlülüktür. EĞER YANLIŞSAM BENİ HAPSE ATABİLİRSİNİZ! Ama demokrasinin ikiyüzlülük olmadığını ispatlayamıyorsan, çek ellerini üzerimden.

  Asimilasyonun en yoğun halini yaşadıklarını düşünen Malcolm X ; hayatının Elijah Muhammed etkisinde olan döneminde beyaz adama olan nefretini dile getirmekten hiçbir zaman çekinmemiştir. ‘’Bizden niye nefret ediyorsunuz ?’’ diye soran bir beyaz muhabire verdiği cevap onun o dönemdeki düşünüşünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. “Bizi yüzyıllar önce buraya getiren, tarihimizden, kültürümüzden, dilimizden ayıran, hayvan gibi alıp satan beyaz adamdan nefret edip etmediğimi nasıl sorabilirsin? Bu bir tecavüzcünün iğfal ettiği kızcağıza “Benden niye nefret ediyorsun ?” diye sorması gibi bir şeydir. Artık siyah adama söyleyecek sözünüz kalmadı. Sizin süreniz doldu, geminiz kalktı. Beyaz şeytanı çalkantılı denizlerde sert rüzgarlar bekliyor. Zalimler devrilmeye mahkumdurlar.” 

O dönemde Malcolm X’ in söylemleri aynı sertlikte devam etti. Bir insanın mevcut otoriteden korkmadan, sistemin olağan işleyişini, örtbas edilmeye çalışılan kötü geçmişi söz konusu yapması ve bunu gerçekleştirirken sert bir üslup takınması saygı duyulması gereken bir şey. O dönemde Malcolm X belli başlı suikast girişimlerinden kurtulmuştur. Ancak yine de konuşmaya devam etmiştir.

Mekke’ye gittikten sonra keskin düşüncelerini yumuşattı Malcolm X. Bunun açıklamasını yaparken şu cümleleri kurdu “Bugüne kadar savunduğum şeyler Elijah Muhammed’in öğretileri idi. Ancak artık kendi analizlerimi kendi gözlemlerimi aktarmaya başlıyorum.” Bu açıklamanın önemli sebeplerinden bir tanesi de Elijah Muhammed ile belli konularda ayrılığa düşmesidir. Elijah Muhammed’in İslam’ın dokusuna aykırı açıklamalarda bulunmasıdır. Bunlardan bir tanesi de Elijah Muhammed’in kendi yaptığı zinayı haram olarak görmemesi. Hem bu ayrılığın getirdiği etki hem de Mekke’de yaptığı gözlemler keskin sınırlarını biraz yumuşatmasına sebep oldu. Katıldığı televizyon programında sunucunun artık beyaz adam şeytan değil mi? iyi beyazlar da olabilir mi? tarzında iğneleyici sorularına verdiği cevap da Malcolm X’in keskin sınırlarını yumuşattığının kanıtıdır. “İyi beyaz, kötü beyaz, iyi siyah, kötü siyah yoktur. İyi insan veya kötü insan vardır.”

Toplumun önemli kesiminin gözünde lider olan bir isimdi Malcolm X. Kendisini davet eden bir çok televizyon programının amacı ona cevap veremeyeceği sorular sorarak toplumun gözündeki itibarını zedelemekti. Ancak Malcolm X katıldığı bütün televizyon programlarında, girdiği bütün tartışmalarda hiçbir soruyu cevapsız bırakmadı. Objektif gözle baktığımız zaman tartışmalarında açık ara öne çıkan isim oldu ve toplum gözündeki ‘mükemmel konuşmacı’ niteliği hiçbir zaman zedelenmedi. Her zaman ülkede bulunan düşünmeyen, sorgulamayan, hakkını aramayan siyahi kesime öğütler verdi. “Boyunlarımızda zincirlerle getirildiğimiz bu topraklarda iki tür zenci vardı. İlki ev zencisi, ikincisi tarla zencisi. Ev zencisi sahibi ne derse onu yapar. Sahibi hasta olur, hasta mıyız sahip? Sahibi mutlu olur, Mutlu muyuz sahip? Kendisini sahibinden ayrı görmez. Kendisinin de bir insan olduğunun farkına varmaz. Günümüzde bile sokaklarda gezen binlerce ev zencisi var..”

Toplum üzerine etkisi o kadar artmıştı ki Malcolm X’in, yaptığı konuşmalar ABD gündemini oluşturuyordu. Artık siyasiler birbirlerine değil Malcolm X’in söylemlerine karşı cevaplar veriyorlardı. Malcolm X hitabına ve etkileyiciliğine yönelik övgülere şu şekilde cevap veriyordu: Eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzmanlığım yok. Ama samimiyim ve samimiyetim benim kimliğimdir. Bugüne kadar insanları etkilemek, belirli bir dava yoluna yöneltmek için tarihten bir sürü lider geçti. Bazıları perde arkalarında kendilerine ne söylendiyse onları dile getirdi. Bazıları da kendi inandığı doğruları aktardı insanlara. Malcolm X hiçbir zaman söylediği şeylerin mutlak inanılması gereken şeyler olduğunu iddia etmedi. Her zaman kendi inancını, kendi doğrularını aktardı. Ve insanların da anlattığı şeylere inanacaklarını, anlattığı şeyleri doğru bulacaklarını düşündü. Bence onun samimiyeti buradaydı. Çünkü her zaman vicdana dokundu.

Malcolm X, Elijah Muhammed ile yolları ayrıldıktan sonra Elijah Muhammed’in liderliğini yaptığı Amerikan İslam misyonunun da düşmanlığını kazandı. Ancak bu onu yavaşlatmadı. Sürekli seyahatler yapıyor ve fırsat buldukça konuşuyordu. Söylemlerinde radikal yöntemlerle daha iyi bir dünya, daha iyi bir Amerika inşa edilmesi gerektiğinden bahsediyordu. Özgürlük mücadelesinde aşırılık diye bir kavramın olmaması gerektiğini ironilerle anlatıyordu. ABD tarihinden Patrick Henry’in söylemine değiniyordu “Özgürlük ya da ölüm.”

İnsanlara ilham kaynağı olan hayatı konuşarak geçti Malcolm X’in. Ölümü de konuşma esnasında geldi zaten. İnsanın tüylerini diken diken eden, bu satırları yazarken dahi ellerimin titremesine sebep olan, bütün hayatını siyahi haklarına, adalete ve doğru demokrasiye adamış bir adamı öldürenlerin de siyahiler olması. Malcolm X 20 Şubat 1965 Pazar günü konuşma yapmak üzere geldiği salonda silahlı saldırı ile ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastahanede yaşama gözlerini yumdu. Bilinci açıkken duyduğu son cümle “Hey zenci ellerini cebimden çek.”

İnsanoğlu nankördür derler. Tarihe baktığımız zaman bunun örneğini her yerde görürsünüz. Kendi hayatını başkaları için yaşayan insanların sonu hep aynı olmuştur. Utanç duymalıyız bütün insanlık olarak. Utanç duymalıyız, çünkü elimizdeki değerleri kaybettikten sonra anlıyoruz. Malcolm X ve onun yaktığı ateş hiçbir zaman sönmeyecek. Irkçılığı, ötekileştirmeyi bir kenara bırakıp Malcolm X’in söylediği gibi daha iyi bir dünya yaratalım. Acılarımızı, sevinçlerimizi birlikte yaşayalım. Ten renklerimiz farklı olsa da göz yaşlarımızın aynı olduğunu unutmayalım.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
145
PAYLAŞ
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. Gezmeyi, okumayı, sorgulamayı ve tartışmayı çok seviyorum. İnanmadığım düşünce ve görüşleri savunabilmeyi, inandığım düşünce ve görüşleri de eleştirebilmeyi amaç edindim. Xyazar.com'da yazar olarak görev alıyorum. Soru, öneri ve eleştirileriniz için osmankaan@xyazar.com

14 YORUMLAR

  1. Cemil Meriç’in ”Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” sözünün belki de en güzel örneği, Malcom X’di.
    Belirttiğin gibi çeşitli ”fırtınalara” karşı bir çam gibi karşı koymuş ve direnmiştir, mekanı cennet olsun.
    Kalemine sağlık kardeşim.




    9



    0
    • Ne demiş Cemil Meriç kardeşim ”Aydınların aydınlatmadığı halkı, soytarılar aldatır.” Malcolm X aydınlatmak için bir ömür yaşadı. Mekanı cennet olsun. Güzel yorumun için teşekkür ederim.




      4



      0
  2. Irkçılığa karşı mücadelesini sürdüren, asla geri atmayan devrimci bir ruh Malcolm X… Çok sağlam yazı tebrikler




    13



    0
  3. bravo mükemmel bir yazı üniversite gençliği böyle bir ruhla yetişiyorsa ne mutlu vatan saglam ellerde ellerinize saglık. tebrikler.




    6



    0
  4. Yalnız bu sitedeki herkesin genç olması beni çok etkiledi. Yazınız harikaydı Osman Bey. yukarıdaki yoruma katılıyorum. fuat adlı kişinin yaptığı yorum tam anlamıyla içimden geçenler. Gençlik kötü demek yerine insanlara sitenizi önereceğim. siz harikasınız gençler….




    5



    0
  5. Uzun süre önce bir kitap okumuştum Malcolm X hakkında. 1000 sayfalık kitapta anlatılanı bu yazıya sığdırabilmiş olman çok güzel. Bu yazıyı hissederek yazdığın ortada. Tebrik ediyorum.




    4



    0
    • Elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim 🙂




      1



      0

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin