Momo
Momo

Güneş açtı, gözler açıldı, yeni bir gün başladı. “Bir gün 24 saattir” dersek klişe mi olurdu? Ama öyleydi. Öyle olması gerekiyordu. Öyle öğretmişlerdi. Yoksa?

Evet, belki bir gün 24 saatti ama bu bilinen şey, sayılabilen şey nasıl oluyor da çoğu zaman göreceli bir şeye dönüşüyordu?

Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar gelip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.

Doğru cevap buydu. Yaşanılanlar o günün nasıl ve ne hızda geçeceğini belirliyordu. 24 saat sadece bir maskeydi. İyi bir şekilde geçiyorsa gün, hızlıydı. Sanki acelesi varmış gibi biterdi, bitmesin istenilirdi. Aksi ise durumlar eğer, uzardı. Tıpkı koşu bandı gibi uzun mesafe alınmış ama alınamamış hissi verirdi. “Bit artık!” denilirdi.

Öte yandan bugüne, içinde barındırdığı süreyle var olan yani 24 saat denilen zaman nasıl değerlendirmeli, nasıl geçmeli sorusu var tabii.

Hayat devam ediyor. Hayat akıp gidiyor, ki en başta zaman, öyle ki biz nasıl sabit duralım?

Durmadık diyelim. İşimize zaman ayırdık, kendimize özel zaman ayırdık, çevremizdekilere zaman ayırdık vs. Hayattan keyif aldık. Peki ya bunu yapmak bazılarının hoşuna gitmiyorsa? Peki ya bazıları bizim birer katil olup zaman öldürmeye oynamamızı, işi ve ilişkileri aceleye getirip hak ettikleri zamanlarından kısıp geriye kalan zamanı belki de çok sıradan ve önemsiz şeylere ayırmanızı istiyorlarsa? Hiçbir özel amaç yoksa? Üstelik bunu yapanların sahip oldukları güç siz bunlara razı olunca boşa akıp giden zamandan geliyorsa?

Her insanın kendisine ait bir zamanı vardır. Ve bu zaman da yalnızca onda kaldıkça canlıdır, yaşar.

Evet zaman kişiseldir. Ve siz ancak o zamanı kendinize harcadığınızda zamanın ve kendinizin hak ettiğini verirsiniz.

Michael Ende’nin kitabı MOMO’da zaman masalsı bir yolculukla beraber kendini daha da hissettiriyor.

Ve evet yamalı kahraman MOMO sizin o değerli zamanınızdan pay almak isteyen Duman Adamlar’a karşı…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
36
Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde okuyorum. Edebiyatın her türlüsüne ilgiliyim. Öykü, şiir ve aforizma türünde yazı çalışmaları yapıyorum. Sıfır Yayınları'nın başlattığı Proje Kitap projesinde öykülerimle yer aldım. Kitap Hayali Hayati Kahraman adıyla raflarda şu an. Soru, görüş ve önerileriniz için: omerguneri@xyazar.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin