patates satan çocuk
patates satan çocuk

Sahi neydi insan?
Çoğu günü kurtarma telaşında, ne içindi bu savaş, bu kavga.
Ne çok şey bilmediğini bilemiyor insan. Zamanla öğreniyor ağlanınca kazanılmayacağını. İhtilal olsa gökyüzüne ve serbest kalsa bir anlığına umutlar ama göz açtırmıyor iyi şeylere hüzün bekçileri. Hiç insaf yok mu sizde sayın bekçiler? Ama sayın bekçiler ben bir şey yapmadım.

İnanmazsınız ama aynı anda beş farklı şehirde beni görenler olmuş. Bir sahilde denize taş atarken bir penguen yaralamışım. Daha neler! Ben sade bir fikir işçisiydim. Pazarda patates satıyorum. Ne işim olurdu benim penguenlerle. Belki penguenlerin benimle işi olabilir ama…

Bak yine hüzünlendim. Ben neden penguenlerin dünyasında bir fikir işçisiydim. Kaderim mi bu? Ah! Nasıl ağıt yakılır ki buna? Büyük hayaller inşa etmiştim oysa ki. Hapisler ağzına kadar hayallerle dolmuştur şimdi.

Biri vardı evet. Adı Muammer. Bilmem ne diyarının, bilmem ne sakini. Garip birisiydi, inanın. Her öğrendiği konuyu dibine kadar araştırıyor, yeni yerler keşfetmek istiyor ama bir üşengeçlik sarmış bedenini. Konuşmak istiyordu penguenlerle hem de ansiklopediler kadar. Penguen bu, ne anlasın bön bön bakıyor. Bak Muammer! Pazarda patates satmaya benzemiyormuş değil mi?

Sevmek istiyordu bizim Muammer. “Ne de güzel olurdu amazonlarda, yağmurda yürümek” diye düşündü. Taş, toprak dile gelmiş yine güzel şarkılar işlemiş sokağın kaldırım taşlarına. Eve her dönüşünde fısıltı duyardı Muammer. Kulak verirdi dinlerdi.

Uyurken arafta geçen içine kapanık dünyasında, Muammerin korktuğu tarafı uyandırırdı kendisini, şöyle seslenerek: “Kalk Muammer, bak yeni doğdu güneş, sabahın altı buçuğu! Ölen günün daha yasını tutmadan insanoğlunun yeni günü sevinçle karşılaması, bu ne yüzsüzlüktür!” diye düşündü bir anlığına. Sonra tavana bakıp kendi ölümünü düşündü.

Boş ver be Muammer! Kimse yas tutmak istemiyor işte. Hem her gün ölenler için yas mı tutulur? Senin her gün ölen duyguların var, sen hiç yas tutuyor musun? Bugün de yas tutulması gerekenlere tutma. Bir günde olsa çık kalıplarından.

Yalnız sebebi ziyaretimiz malum. Ha… Doğru ya, sahi neydi insan? Şu an ne çok şey bilmediğimi fark ettim. Günaydın patates satan çocuk.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
711

2 YORUMLAR

  1. Her gün ölen duyguların var👌🏻
    Böyle farklı bir bakış açısı, ancak böyle güzel hissettirebilirdi..☺️ Emeğinize sağlık..

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin