sadece kendi alanında ihtisas yapmak mutlu olmak için yeterli mi
sadece kendi alanında ihtisas yapmak mutlu olmak için yeterli mi

Her birey özellikle üniversiteye başladıktan sonra gelecekteki yaşamında iyi bir kariyer sahibi olmak ister. İyi bir kariyer sahibi olabilmek için bilgi ve kültür yönünden donanımlı bir eş ve üzerinde kariyer yapıp uzmanlaşabileceğiniz bir alan olması gerekir. Peki, bu şartları sağlamak yeterli mi? Yeterli ise bu kişiler hayatlarında başarılı olabilirler mi? Başarılı olurlarsa mutlu bir hayat yaşayabilirler mi? Gibi aklımıza gelen soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.

kariyer
kariyer

İlk olarak şunu düşünmeliyiz. Hepimiz belirli bir zamanda doğduk ve yaşamımızı sürdürüyoruz. Er ya da geç öleceğiz de. Ölüm bizim için kaçınılmaz. Hangi inanca, düşünceye, dine, fikre, ideolojiye ve ilkeye sahip olursak olalım hayatımıza devam ediyoruz. Peki bu hayattan beklentimiz ne olmalı? İlk olarak yaşadığımız süre boyunca mutlu olmaya çalışmalıyız. Bu insani bir ihtiyaç. Kim mutlu olmak istemez ki? Tabii ki bu mutluluğu insanlara zarar vermeden elde etmeliyiz. İşte tam bu noktada işin içine ahlaki değerler giriyor. İşin ilginç yanı ahlaki değerler, dünyanın her yerinde aynı derecede değer görüyor. Örneğin; yalan söylemeyi adet edinmiş bir insan din, dil, ırk ve düşüncesine bakılmaksızın dünyanın hiçbir yerinde sevilmez. İnsanların arkasından ileri-geri konuşan birisi, dünyanın hiçbir yerinde değer görmez, üstelik bu kişi insanların arkasından konuştuğu yetmiyormuş gibi bir de arkasında yalan konuşuyorsa o kişinin değerini artık siz düşünün. Maalesef bu durum, günümüzün en önemli sorunlarından birisidir.

Birçoğumuz henüz üniversite sıralarında kariyer planlamaları yapıyor, ders hocalarının gözüne girmeye çalışarak onların tecrübelerinden istifade etmeye çabalıyor, sınavlardan yüksek notlar almaya çalışıyor ve yeni diller öğrenmek için uğraşıyoruz. Evet, kesinlikle doğru yolda ilerliyoruz. Binayı bu şekilde inşa ederek elzem bir yol katediyoruz. Fakat bu binanın temelini oluşturmayı maalesef unutuyoruz. Unutmakla kalmayıp, anne-baba oluyor ve çocuklarımıza yanlış örnek olabiliyoruz. En basit ifadeyle argo kelimelerle konuşmak! Bunlardan yalnızca bir tanesi. Basit bir şey gibi görünür fakat dışarıdan ne kadar çirkin karşılandığını tahmin edebilirsiniz…

Düşünsenize… Bir ailede sürekli hatalarını gizlemek için yalan söyleyen bir anne-baba var. O ailenin yetiştirdiği çocuktan dürüstlük namına ne bekleyebilirsiniz? Bu örneği, çocuklara örnek olmamızın önemini vurgulamak için veriyorum çünkü ikinci paragrafın başında belirttiğim gibi bir gün öleceğiz ve yerimizi çocuklarımız alacak, geleceği onlar şekillendirecekler.

values
values

Gelişen teknoloji ile birlikte çağımız gerçekten hızlı değişiyor. Bilgiye ulaşmak çok zor bir şey değil. Harvard Üniversitesi’nde okuyan Emily ile Hakkari Üniversitesinde okuyan Emine aynı şartlar altında dünyanın bir diğer ucunda gerçekleştirilen araştırma sonucu elde edilen bir bilgiye gelişen teknoloji sayesinde anında ulaşabiliyor. Geçmişten günümüze çoğu şey değişti. Fakat değişmeyen önemli bir konu var. Ahlaki değerler… Dürüstlük, doğruluk, yardımseverlik ve bunlar gibi değerler geçmişte vardı, günümüz ve gelecekte var olmaya da devam edecekler.

İşin özü şu ki, ne kadar çalışkan olursak olalım, ne kadar zeki ve azimli olursak olalım dürüst, güvenilir ve samimi bir insan olmadıkça hayatta mutlu olamayız. Belki kariyer sahibi olabiliriz, başarılı olabiliriz hatta zengin olabiliriz fakat gerçek şu ki mutlu olamayız, en azından onurlu ve karakterli insanlar için…

Sağlıcakla kalın…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
23411
PAYLAŞ
Antalya Bilim Üniversitesi İşletme (İngilizce) ve Anadolu Üniversitesi Web Tasarımı ve Kodlama öğrencisiyim. İlgi alanımın yanı sıra tarih ve sosyoloji ile ilgili kitap okuyarak araştırma yapıyorum.Soru, eleştiri ve önerileriniz için: furkanokyay@xyazar.com

4 YORUMLAR

  1. Tespitiniz çok doğru Furkan bey, yalan konusunda bir ekleme yapmak ya da bir tespitimi paylaşmak istiyorum. Yalan, insanlar genellikle başlarına kötü veya olumsuz bir durumun gelmesi ihtimalinde veya kendi lehine istenmeyen bir durum meydana geldiğinde başvurulan bir öz benlik savunma mekanizması olarak tanımlanır.
    Tekâmül yani gelişme ve olgunlaşma ise insanların başlarına gelen sıkıntı ve olumsuzlukların bir sonucudur. O halde yalan söyleyen bir insan aslında en büyük kötülüğü kendisine yapmış olmaz mı? Hem yalana başvurmak suretiyle tekâmülünü tamamlayamayarak insan olma vasfını eksik bırakmış hem de başına gelmesi muhtemel olayı yalan ile uzaklastırmak suretiyle olumsuzluk karşısında aciziyetini ve yenilgisini ilan etmiş olmaz mı?




    5



    0
  2. İlk olarak değerli tespitiniz ve bu konudaki manidar eklemenizle gerçekten önemli bir noktaya değindiniz Baykal Bey. Sizin de belirttiğiniz gibi yalan söyleyen kişi anı kurtarmak veya bir sıkıntıyı geçici olarak bertaraf etmek için yalan söyleme ihtiyacı hisseder. İşte tam bu anda kişinin gerçekleştirmiş olduğu eylem tekâmül seviyesine ulaşıp ulaşmayacağını belirler. Kişinin yalan söyleyip gerçekleri bir başkasından saklayarak aldatması karşısındakinden önce kendi şahsiyetine zarar vererek kemale erişimini engeller. Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri Gandhi’nin bu konuyla bağdaştırabileceğimiz güzel bir sözü var. “Dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendinden başla.” Yalan meselesini bu söz çerçevesinde değerlendirebiliriz. Biz kendi farkındalığımızı oluşturarak eksikliklerimizi görmezden gelmek yerine, eksikliklerimizi erkenden belirleyip onları tamamlamaya çalışırsak aydın olma seviyesine doğru o kadar erken yol katedebiliriz. Tabiki aydın olmak veya olabilmek diyoruz. Bu doğrultuda kendini geliştirmek isteyen bir insanın tekamülünü tamamlayabilmesi için kesinlikle yalana başvurmaması gerekir. (Savaşta düşmana yanlış bilgi vermek vb. durumları hariç.) Yapmış olduğunuz tespit ve bu doğrultudaki eklemeniz gerçekten faydalı oldu. Emek verip bizimle paylaşmış olduğunuz yorumunuz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.




    11



    0

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin