şehir
şehir

Bir şehirim ben!
Her bir köşesine, her bir rengimin kazındığı,
Deniz kenarına kıyısı olan,
Kayaları yosun tutan bir şehir.
Ücra köşelerinde âşıkların el ele gezdiği,
Bilinmezliklerin kol gezdiği sokaklarda,
Hayallerin bulunduğu bir şehirim.
Her gün farklı bir eylem vardır sokaklarımda.
Kodeslerim de, ibadethanelerim de doludur.
Ah bir imkân bulsam!
İstanbul kıskanacak beni.
Kimi zaman güneş doğmaz bende.
Kimi zaman da batmak bilmez.
Geleni de gideni de çok olur.
Hani şu ayıp evler gibi,
Tarihim şanlı beyliklere ev sahipliği yapmış.
Kurtuluşum kanlarla değil, kelimelerle olmuş,
Şairlerin mürekkepleriyle yazıldı her bir çizgim.
Bir pazar sabahı dolaşırken sokaklarımda,
Gel abla gel” diyen esnaf görürsünüz.
Nasıl derler bilirsiniz,
Şehri şehir yapan içindeki insanlardır.
Üniversite okumak için gelenler çok olur.
Nice dostluklara, arkadaşlıklara ev sahipliği yapmışımdır.
Beni sevmeyen de olmuştur,
Gitmek için otogarımda otobüs bekleyenler de,
Kurtulmak için gün sayanlar da,
Şehirlerin canı hiç acımaz mı?
Taş, toprak mı görürler beni?
Ben de isterim insanların tatil için plan yaptığı,
Yerleşmek için gün saydığı yer olmayı,
Olmayınca olmuyor.
Ama bir güzel ki gecem,
İstiklal caddesi gibi her zaman canlı,
Bir ömrü beraber yaşayan anılar var topraklarımda.
Öyle bir ahenk ki bu!
Sanki dolunay şarkılar fısıldar.
Hiç yazılmamış şiirler,
Hiç okunmamış kitaplar,
Hiç göremediğiniz güzellikler ihtiva ederim.
Ah bu ben!
Babil’in asma bahçeleri,
Kleopatra’nın piramitleri,
Fransa’nın Eyfeli,
Daha niceleri…
Sanki bir dem vurmuş gibi,
Zamanı gelince ben de aralarında olacağım.
Hissediyorum.
Biliyorum, yağmur yağdığında topraklarıma mis gibi kokarım.
Her tarafım dua eder, şükreder.
Yine de her zaman bir yanım eksiktir.
Sevr antlaşması imzalamış gibi hüzünlüyüm.
Mezarlıklarım da doludur.
Hem de ölümsüzlerle.
Cenneti de cehennemi de içimde barındırırım.
En çokta pişman olanlara üzülürüm.
Beni İstanbul ile kıyaslayanlar olmuş.
Yapmayın dostlar!
İstanbul’da sevgiyi bilmeyen insanlar da bulunur.
Sevgiyi bilmeyen insan barınmasın topraklarımda!
Varsın gitsinler.
Ben yine, aynı yerde duruyor olacağım.
Gecemin ayazı, gündüzümün sıcağı,
Ben hiç utanmadım şehir olmaktan,
Zira bir ülkeden fazlasını hissediyorum.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
311

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin