şair didem madak

8 Nisan 1970’de doğurmuş annesi Füsun Didem Madak’ı. 6 yıl sonra da kız kardeşi Işıl’ı dünyaya getirmiş. Birçok okuru, seveni olmasına rağmen hayatına dair pek bir şey bilen yok maalesef. Şiirlerinin her biri çok fazla gerçekçiliğe sahip olmasına rağmen hayatı hakkında pek konuşulan bir şair değildir. Bunun için elimden geldiğince onunla ilgili detayları aktarmaya çalışacağım.

Zor bir çocukluğu olmuş Didem Madak’ın. Okul dönemlerinde babası Uşak’a sürülmüş ve annesinin tayini çıkamadığından ayrılmak zorunda kalmışlar. Annesi ve kız kardeşi Işıl ile o vakitler epey zorlanmışlar. 13 yaşına geldiğinde, annesi genç yaşında (38) kanser nedeniyle vefat etmiş. İşte o seneler, Didem Madak’ın şiire sarıldığı vakitlerdir. Annesinin ölümü Madak’ın çocuk kalbini çok fazla yaralamış. Bir de babası kısa bir süre sonra yeniden evlenince tutunacağı tek şey kardeşi ve şiirleri olmuş.

Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin

Bir bakardım eğilmiş su içiyor

Gamzelerinden kuşlar.

(Ah’lar Ağacı, syf.61 Karınca Kumu)

Annesinden geriye hiçbir şey kalmadığını düşünüp üzüldükleri vakit teyzeleri sevindirmiş onları. Ondan kalan el yazması şiir defterini ve dergi koleksiyonunu getirmiş iki kardeşe. İşte o zaman Didem Madak’ın eli, acıları ve hayatının her köşesi şiire bulanmış, artık tüm hayatını kaleminin ucuna almıştır. Şiir yazmayı çocukluktan kalan bir alışkanlık olarak gören Madak bir de şunları söyler;

“Kibritle oynayan bir çocuğun muzipliğini hissettim hep şiir yazarken. Ve genelde de yangın çıktı.”

Didem Madak, annesinin ölümüyle şair olmuş. Yazarak yaşadıklarını anlatırken, tüm acılarını kalem ucunda öldürmüş de annesini hep yaşatmış. Annesizliğin zorluğunu da şiirlerinde hep vurgulamış.

On dört yaşındaydı ruhum bayım

Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.

Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz

Gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri

(Grapon Kağıtları, syf.48 Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım!”

didem madak - didem madak hayatı - didem madak şiirleri
didem madak

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayan Madak, okulun birinci yılı evlenmiş. Babası ve üvey annesiyle yaşadığı evden kaçmak için kendine böyle bir yöntem bulmuş. Zoraki, mutsuz evliliği ise pişmanlıkla sonlanmış. Boşanmanın ardından maddi sıkıntılarla boğuşmuş ve şiirlerinde bahsettiği bodrum katında yaşamaya başlamış.

Okuduğumuz çoğu şiirini bu evde yazmıştır. En çok yalnız kaldığı dönemleriymiş o sıralar. 3 yıl boyunca insanlardan kaçarak kendi içine kapanmış. Yalnızca kız kardeşi Işıl ile görüşen Madak bu sırada örtünmüş ve tasavvufla ilgilenmeye başlamış. Bu şekilde kurtulacağını inanmış ve kurtulmuş da. O durumundan şiirlerinde de bahsetmiş;

“Allah benim çaresizliğimdi, artık konuşabileceğim kimsem kalmadığı için konuştuğumdu.”

(Varlık Dergisi, Didem Madak ile Söyleşi)

Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca

Havı dökülmüş yerlerine yüzümün

Büyük bir aşk yamadım

Hayır

Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım

Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı

Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım…

(Ah’lar Ağacı, syf.35 Siz Aşktan N’anlarsınız Bayım?)

 O sıralar kardeşi Işıl bir şiir yarışmasından bahsetmiş ablasına fakat Didem Madak ilgilenmemiş. Yine de kız kardeşi tüm şiirlerini bir dosya haline getirerek yarışmaya yollamış. Bir süre sonra da yarışmayı kazandığı haberini almışlar. Didem Madak ödülü almaya giderken teyzesinin tavsiyesiyle örtüsünü çıkarmıştır.

Daha sonra İstanbul’da yaşamaya başlar. O sıralar bir cezaevinde şiirlerini okuyup ezberleyen ve hayranı olan Timur Çelik ile tesadüfen tanışır. Bir yıl sonra evlenirler. Üç yıl sonra da kızı Füsun’u dünyaya getirir. Didem Madak için “İlk dönemi Füsun olan Didem’in hikâyesinin son bölümü de Füsun’dur.” derler.

Kızının doğumundan sonra şiir yazamayan Madak, 24 Temmuz 2011’de vefat etmiştir. Son şiiri 128 Dikişli Şiir olmuştur. Kızına yazdığı şiir gibi mektup ise yarışmada tanıştığı arkadaşı Şükran Yücel’e gönderdiği e-postada yer alıyor;

“Canım Kızım Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve bu ismimi seviyorum reis! Canım kızım, cehaletimden şair oldum…

Annesizlikten.

Sen sakın şair olma!” 

madak - didem madak - didem madak hayatı - didem madak şiirleri
madak

Şiirleriyle yaşamını anlatan güçlü bir kadındı Didem Madak. Anlatarak bitirdi hayatını. Başka nasıl bitirilirdi ki bir hayat…

Rahmet ve saygıyla…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
11
Terzi olma yolunda emin adımlarla yürüyen sıradan bir ev kızıyım. Okumayı, dinlemeyi ve kendimce eleştirmeyi seviyorum. Onlarca karakteri parmağında koşturan alelade biriyim. Xyazar.com yazarı olarak bildiklerimi, tecrübelerimi, hikayelerimi paylaşıyorum. Soru, eleştiri ve önerileriniz için senakirbiyik@xyazar.com ya da @realseyang instagram hesabından ulaşabilirsiniz.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin