avukat
avukat

Diğer bütün üniversite öğrencileri gibi hukuk fakültesi öğrencileri de bir an önce okulu bitirip mesleğe başlama isteğindedirler. Adalet peşinde amansız bir mücadelenin verildiği mahkeme salonlarında, kendilerine ayrılan o koltuğa oturmak, avukat cübbesini giymek elbette ki bütün hukuk öğrencilerinin hayallerini süslüyor. Fakat bu hayallerimize kavuşmadan önce aşmamız gereken bir yol var: Avukatlık stajı. Tam bir yıl süren bu stajyer avukatlık nedir, nasıldır? Bu yazımızda bunu incelemeye çalışacağız.

Hukuk fakültesindeki o zorlu, kalın kalın kitapları okuyarak geçilen derslerin ardından mezun olma hakkını kazanan genç hukukçular olarak büyük bir şevk ve heyecanla staj işlemlerinizi başlattınız. Birçok evrakı ve görece yüklü miktarda bir parayı toparladınız ve çalışmak istediğiniz ilin barosuna başvurunuzu yaptınız. Başvurunuz kabul edilmesi üzerine de bulunduğunuz ilin/ilçenin adliyesine gittiniz ve stajınızı da resmen başlattınız.

Hayırlı olsun, artık siz de bir stajyer avukatsınız…

Peki, neler yapmalı, neler yapmamalı? Şimdi bu sorulara gelelim.

Evet, mezun oldunuz. Ama çok da abartmayın!

Madde-1
Birçok öğrenci mezun olduğu zaman “ben oldum” hissiyatına kapılıyor. Bu çok yanlış bir durum. İş mezun olmakla bitmediği gibi tam aksine mezun olmakla birlikte yeni başlıyor. Önünüzde çalışarak geçirilecek uzun yıllar var! Bununla birlikte öğrenilecek birçok bilgi, edinilecek bir yığın tecrübe var. Hazır olun!

Adliyenin yerini ve adliyeye nasıl ulaşabileceğinizi iyi öğrenin çünkü hayatınızın önemli bir kısmı orada geçecek

Madde-2
Genç adalet neferleri olarak, insanların (daha doğrusu, müvekkillerinizin) hak mücadelesini adliye binalarında vereceksiniz. Dolayısıyla bu binaların nerede olduğunu ve nasıl gidileceğini öğrenmekte fayda var. Özellikle; İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde çalışacaksanız, şehirde bulunan diğer adliye binalarına da nasıl ulaşılacağını bilmeniz zaman yönetimi açısından önemli.

Staj süresince uymanız gereken yükümlülüklerinizi öğrenin ve sakın ihmal etmeyin.

Madde-3
Avukatlık stajı iki aşamada gerçekleştiriliyor. İlk aşama, altı ay süren adliye stajıdır. Bu aşamada, savcılıkta ve çeşitli mahkemelerde, adalet komisyonu tarafından belirlenen savcılar ve hâkimler gözetiminde staj yapıyorsunuz. Gözetiminde bulunduğunuz hâkimin/savcının baktığı dosyaları okumak, katıldıkları duruşmaları takip etmek bu süreçteki en ciddi sorumluluğunuz. Bunları aksatmamaya dikkat etmelisiniz.

Yanında staj yapacağınız hâkim/savcı ile ilk gün gidip tanışmakta fayda var. Kendinizi göstermeniz ve onun sizden ne istediğini öğrenmeniz, stajınızı rahat yapmanızı sağlar. Bazı hâkim/savcılar, sizi mesai saati boyunca yanında; dosya okuyup duruşma izlerken görmek isteyebilir. Bazıları ise haftada bir imza atmanızı yeterli bulabilir (evet, lafı gelmişken söyleyelim: Her gün mahkeme/savcılık kalemine gidip devam çizelgesini imzalayarak doldurmanız gerekiyor.)

Ufak bir hatırlatma: Mahkeme/savcılık kalemindeki memurların verdiği işleri yapmak zorunda değilsiniz! Siz ilgili hâkimin/savcının stajyerisiniz ve ona bağlısınız.

Her bir hâkim/savcı yanında iki hafta ile bir ay arası değişen sürelerde staj yapmanız gerekiyor. Bu süreler bittikten sonra başka bir hâkim/savcının yanına geçmeniz (değişim yapmanız) gerekiyor. Eğer hâkim/savcınız staj sürecindeki performansınızı devamlılık yönünden beğenmezse olumsuz görüş bildirir ve bu da stajınızın yanmasına neden olur. Evet, doğru bildiniz: En baştan başlayacaksınız!

Adliye stajını tamamladıktan sonra avukat yanı stajına başlıyorsunuz. Burada ise bir avukat yanında çalışmanız gerekmekte. Avukat yanı stajı biraz daha kolay görünebilir çünkü yerine getirmeniz gereken çok fazla yükümlülük yoktur. Yalnızca stajınızın birinci üç ayı sonunda ve ikinci üç ayı sonunda avukatınızın sizinle ilgili görüşlerine yer verdiği dilekçesini baroya götürmeniz gerekiyor. Onun haricinde, avukatla aranızda klasik işçi-işveren ilişkisi geçerli.

Okuyun, okuyun, okuyun!

Madde-4
 Avukatlık önemli ölçüde yazılılığa bağlı bir meslek. Yabancı dizi-filmlerdeki gibi ağzınızı yaya yaya “itiraz ediyorum sayın yargıç” diyip adalet dağıtacağınızı düşünüyorsanız bundan vazgeçin. İstisnai durumlar haricinde, duruşmalarda söylenen belli başlı kalıplar vardır, bunları aşağıda kabaca şöyle listeyebiliriz:

Davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz.

Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz.

Eksiklikler giderilsin.

Dosyanın bilirkişiden dönüşü beklensin.

Dava/cevap dilekçemizi tekrar ederiz.

Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz.

Bu tarz klişe cümleleri çok sık duyacak ve tekrar edeceksiniz (siz söylemeseniz bile diğer meslektaşlarınız bunu sık sık söylüyor, hâkimler de tutanağa böyle yazdırıyor, bilmenizi istedim). Çünkü yargılama sürecinde bildiğiniz üzere yazılılık esastır. Bu yüzden duruşmalarda açıkçası size çok fazla iş düşmeyecek. Hâkimler, incelemesini dosya üzerinde yapacak ve bir karar verecektir.

Bu nedenle yazıda gerçekten güçlü olmanız gerekiyor. Özellikle de dilekçe yazacaksanız, o davadan edinmeyi beklediğiniz bütün kazanımları dilekçenize açık ve net bir şekilde yazmalı, olaylar arasında bir nedensellik bağı kurmalı ve bunları destekleyecek sağlam delilleri de olaylarla ilişkilendirerek belirtmelisiniz. Bununla birlikte Türkçeyi doğru ve düzgün kullanmalı, anlaşılır bir dilekçe yazdığınıza emin olmalısınız. Pek çok stajyer avukat, daha havalı duracağını düşünerek Arapça-Farsça kökenli eskimiş kelimeleri kullanmaya çalışmaktadır. Bu hataya düşmeyin!

Ayak işleri yapacaksınız, bunu kabullenin!

Madde-5
Birçok avukat stajyeri, ilk çalışmaya başladıkları dönemlerde ayak işleri yapmaktan şikayet ediyor. Şurası bir gerçek ki avukatlık gerçekten de yoğun, stresli ve koşuşturmalı bir meslek. Dolayısıyla da sürekli bir yerlere gitmeniz gerekiyor. Hatta şehir dışına çıkma durumunuz bile olabilir. Bunlar her ne kadar size angarya gibi gelse de şunu bilmelisiniz ki mesleğe dair pek çok önemli detayı da bu işleri yaparken öğreniyorsunuz.

Mesela; bir davayı nereden ve nasıl açacaksınız, davaya cevap dilekçesi nereden ve nasıl veriliyor, arabuluculuk başvurusunu nereden ve nasıl yapacaksınız, tüm bunları o “ayak işlerini” yaparken öğreneceksiniz. Bu işleri yaparken nelerin gerektiğini gene bu işleri yaparken öğreneceksiniz. İlk başlarda tamamen bilmediğiniz için sağa sola koşturacaksınız, ama o koşturma içinde gereken her şeyi de yavaş yavaş, parça parça öğreneceksiniz.

Bir sonraki maddeye geçmeden önce son olarak şunu da belirtelim: Bazı avukatlar stajyerleri ucuz iş gücü olarak görür ve sadece icra işlerini yaptırmaya çalışırlar. O da bir tecrübe olmakla birlikte, siz yalnızca icra işlerine bakan bir avukat olmayacaksınız. Hukuk davalarınız da olacak, ceza davalarınız da olacak… Bu yüzden size icra kâtibi muamelesi yapan bir avukatınız varsa, stajınız bitmeden önce işinizi tekrar bir gözden geçirin.

Takipçi olun!

Madde-7
 Avukatlık takip gerektiren bir meslek. Bir dosya ile ilgili olarak, bir kere işlem yapmakla işiniz bitmiyor. Yaptığınız işlemin sonucunu takip etmeniz lazım. O dosyada sonradan ne işlemler yapılmış, neler yapılması gerekiyor, hatası/eksiği var mı… Bunları sürekli kontrol etmeniz gerekiyor.

Bununla birlikte her detayı da dikkatlice incelemelisiniz. Yakaladığınız ufak detaylar, işinize yarayabilir. Mesela burayı da dikkatle okuyorsanız, beşinci maddeden yedinci maddeye atladığımı fark etmişsinizdir. Etmediyseniz de, bu size ders olsun ve bundan sonra daha dikkatli okumaya çalışın. Unutmayın, bu meslek okuma gerektiren bir meslek!

Dikkatleri yeniden toparladıysak tekrar sıradan devam edelim.

Ego savaşlarına hazır olun!

Madde-6
Adliyelerdeki bazı memurlar, yılların tecrübesinin verdiği özgüvenle sizden daha iyi hukuk bilgisine sahip olduklarını düşünebilir ve bu nedenle sizin üzerinizde güç gösterisi yapmaya, sizi küçük görmeye çalışabilirler. Çok fazla umursamayın, bu düşünceleri siz avukat oluncaya kadar geçerlidir. Avukat olduktan sonra işinizi yaptırırken üzerinizde cübbe olursa bu savaş sizin kesin zaferinizle sonuçlanacaktır.

Her daim pozitif olun

Madde-8
Özellikle icra dairesinde iseniz, işiniz sırasında memurlara karşı nazik davranmaya çalışın. İlk başlarda bunun bir etkisinin olmadığını görebilirsiniz. Fakat zamanla o memurların size karşı tavırlarının değiştiğini ve işlerinizi daha hızlı ve kolay bir şekilde yaptıklarını göreceksiniz. İcra daireleri çok yoğun ve stresli bir iş temposuna sahiptir, oradaki insanların yüzünün asık olması da bundan kaynaklanır. Fakat oradan birkaç kişiyle en azından karşılaştığınızda selam alıp verebilecek kadar samimiyet kurabilirseniz, işlerinizi daha çabuk bitirebilirsiniz.

Unutmayın, tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır.

Kendinize saygınız olsun

Madde-9
Bazen stajyer avukatlar bilgi birikiminin ve deneyiminin olmamasının da vermiş olduğu bir özgüvensizlikle, her problemde kendisinin sorumlu olduğunu, hiçbir zaman işleri yetiştiremediğini düşünebiliyor. Bu performans anksiyetesi uzun vadede ruh sağlığınıza zarar verebilecek kadar ciddi bir mesele. Fakat aslında bunun boş bir kuruntu olduğunu söylemekte de fayda var.

Siz daha yolun başında olan bir insansınız. Hatalar yapacaksınız, işleri yetiştiremeyebileceksiniz ve evet, bunlardan dolayı sorumlu da tutulacaksınız. Ama şunu da söylemek lazım bunları yapmadan da mesleği öğrenemeyeceksiniz. Sizde kusur bulan avukatlarınız da zamanında bu hataları yaptılar. Önemli olan hatayı yapmak değil, tekrar etmemektir. 

Buradaki bir diğer husus çalışma koşulları olabilir. Bazı avukatlar stajyerleri amiyane tabirle ölümüne çalıştırıp çok cüzî ücretler ödeyebiliyorlar. Hatta maaş vermeyip yalnızca yol-yemek ücretini karşılayan avukatlar dahi piyasada var. “Benim iş öğrenmem lazım, ne pahasına olursa olsun çalışmalıyım” diye düşünüp böyle bir avukatın yanında çalışmayı düşünmeyin. Her ne kadar zorunluluk nedeniyle de olsa, çalıştığınız avukatın işlerinizi yürütüyor olduğunuzu hatırlamakta fayda var. Bütün bu işler için bir emek harcıyorsunuz ve bu emeğin karşılığını verebilecek bir avukatla çalışmanız çok önemli.

İşte bu kadar!

Evet, söylenecek pek bir şey kalmadı. Yukarıda yazanlar, bu ceremeyi çeken bendeniz tarafından edindiğim tecrübelere dayanarak yazılmıştır. Son olarak şunu söyleyebilirim ki asla gözünüz korkmasın. Hiçbir şey yapılmayacak gibi değil. Kendinize güvenin. Gerisi zaten gelir.

“Durumum yoktu, okuyamadım” diyenler için stajyer avukatlığı bir cümleyle özetleyerek yazıyı bitirelim:

Su soğuk, ama girince alışıyorsunuz.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
1222
İstanbul'da mukim bir avukatım. Mesleğimle ilgili olan/olmayan, ilgi duyduğum birçok konuyla ilgili bildiklerimi, öğrendiklerimi ve içimde biriktirdiğim şeyleri paylaşmak ve bir nebze olsun rahatlamak, özgürleşmek için buradayım. İletişim için ali_onal95@hotmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin