parçalanmış
parçalanmış

Zihnimde bulunan aynalarda hiçbir zaman tek başıma boy gösteremedim. Suratımın üzerine serilmiş olan derim çekiştiriliyor, hislerim bulanıklaşıyordu. Gördüğüm suret bana ait gibi gözükse de değildi. Olmamalıydı.

Aynaların üzerinde sergilenen lekeler her gün bir yaş daha atlamışçasına yorgun. Kırıkları, dikilmesi gerekirken uyuşmuş bir yara.

Bedenimin aksine ruhumda oluşan kaos depremlere neden. Yarılan yollar, kesilen düşünceler ve tutsak olmaya tahammül edemeyen zihinler çarpışıyor.

İçimde bir iblis var. Kanı kanıma karışıp damarlarımda dolaştıkça kendimi buluyorum. İyi olduğumu sandığım her anı suratıma tükürüyor.

Kendimden kurtulmak için iblisin kanının dolaştığı damarlarımı kesmem gerek. Korkuyorum, ya hayatla olan bağlantım düğüm olmuşsa ve ben acıyı içime işlerken birisi yaraları dikerse? Birbirinden ayırdığım damarlar tekrardan içinde kanımı gezintiye çıkarırsa, işte o zaman ne yaparım bilmiyorum.

Kendimi kaybetmekten öte bir an olur benim için. Canım katıla katıla köpeklere yem edilir. Fareler cesedimi kemirir, annem ağlar. Gözyaşları birçok çiçeği yaşatır. Sonuçta doğanın kanunu bu değil mi, birileri ölürken birileri yaşar…

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
211

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin