moran
moran

Lise eğitim sürecimiz boyunca ”Yanlış Batılılaşma” sorunsalı üzerinde duruldu edebiyat derslerimizde ama hiçbir zaman bu sorunun nedeni derinlemesine anlatılmadı. Ya da söz konusu yanlışlığın temeline inilmedi. Bu sorunun nedenini düşünürken zamanında bu konu hakkında yapılan araştırmalara ve çıkan kitaplara göz attım. Hiçbirinin sorularımı aydınlatamadığına inandığım bir anda sık sık ziyaret ettiğim bir kitap evi sahibi bana konuyla ilgili yazılmış en iyi kitap olduğunu iddia ettiği bir kitap getirdi. İddiasında ne denli haklı olduğunu görmek için can atıyordum. Hemen alıp okumaya başladım. Her yeni bir sayfada kitap evi sahibinin haklılığını gördüm.

Yazar ”Yanlış Batılılaşma” sorununu 1839’dan 1950 yılına kadar ele almış. Bu sorunu kuru kuru anlatmak yerine o dönem yazılmış eserleri tek tek analiz edip kitabında bunlara yer vermiştir.

Söz konusu olan kişi Berna Moran’dan başkası değildir.

Batıdan yapılan taklitler her ne kadar yazarlarımız tarafından toplum yararına yapılan birtakım yenilikler olarak görülse de, bunun pek akıl işi bir fikir olduğu söylenemez. Çünkü yazarlarımızın gözden kaçırdıkları kocaman bir sorun vardır ortada. Batıda yaşanılan siyasal, sosyal, ekonomik  ve toplumsal sorunlar ile Türkiye’de yaşanılan sorunlar farklılık göstermektedir. Bir milletin yaşamına yön veren sorunlar doğal olarak ortaya konulan eserlere sirayet eder. Bu sorunların eserleri şekillendirdiği gerçeğini gözardı edemezsiniz. Eğer böyle bir şey yapılıyorsa yazarımız Berna Bey‘in de dediği gibi: görüntüsü çirkin bir yamadan öte bir şey olmaz bu.

Çok su götürecek olan bu konunun devamını anlatmak yerine üç kitaptan oluşan bu seriyi sevgili okuyucularımızın alıp okumasını tavsiye ederim. Geçmişe dair bilinmedik birçok noktaya değinen dolu dolu bir kitap.

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
31

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin