uluslararası hukuk ders notları
uluslararası hukuk ders notları

Uluslararası Hukuk ders notları ve diğer adıyla Milletlerarası Hukuk ders notları kapsamında hazırladığımız bu ders notu, ‘Uluslararası Hukuk’ kavramının tanımının yapılmasıyla başlamakta ‘İnsancıl Müdahale’ konusunun anlatılmasıyla bitmektedir.

Uluslararası Hukuk Ders Notları

ULUSLARARASI HUKUK

Uluslararası hukukun ilk ortaya çıkış noktası Roma Hukukunda görülen “İus Civile” ve “İus Gentium” ayrımlarıyla ortaya çıkmıştır. İus Gentium ile Yabancılara ayrı bir hukuk uygulanması kabul edilmiş oldu.

30 yıl savaşlarından sonra imzalanan “Westphalia” anlaşması ile günümüz uluslararası hukukunun temelleri atılmıştır.

Westphalia antlaşmasına göre “devletler egemendir ve devletler eşittir” ilkesi kabul edilmiş fakat kuvvet kullanma yasaklanmamıştır.

Günümüz uluslararası hukukunun şu an bildiğimiz şekildeki uygulaması 26 Haziran 1945 tarihinde San Francisco’da imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması ile ortaya çıkmıştır.

ULUSLARARASI HUKUKUN DAYANAĞI

Uluslararası hukuk kuralları geçerliliğini nereden alır?

1. Doğal Hukuk Görüşü:

  • Doğada zaten var olan, geçerliliği sürekli olan, diğer iradelerce değiştirilemeyecek yazılı olmayan hukuk kuralları vardır.
  • Uluslararası hukukun dayanağı, evrensel düzeyde geçerli olan doğal hukuk kurallarıdır.

2. İradeci Görüş:

  • Devletler, kendi egemenliklerinden vazgeçtikleri için uluslararası hukuk vardır.
  • İki şekilde olabilir:
  • Devlet, hiçbir antlaşma vs. yapmadan kendi rızasıyla kendi yetkilerinden vazgeçerler.
  • Devletler karar alıp bir bileşik irade (antlaşma, vs.) oluşturarak egemenliklerinden feragat ederler.

3. Objektivist Görüş:

  • Uluslararası hukuk kuralları, devlet iradesinin üstündedir.
  • Görüşler ağırlıklı olarak iki kurum üzerinedir.

4. Normcu Kuram

  • Bir kuralın dayanağı ancak kendisinden üstün başka bir kuraldır.
  • Bu üstün kural (temel kural) kişiden kişiye değişiklik gösterir.

5. Toplum Bilimci Kuram

  • Ulusal hukuk kuralları toplumsal dayanışmaya uygun olarak ortaya çıkar.
  • Evrensel, uluslararası bir toplum vardır.
  • Bu uluslararası toplum, devletler aracılığıyla kendi hukukunu oluşturur.

Son:

Uygulanan uluslararası hukukta, uluslararası hukukun dayanağının ne olduğu konusunda kesin sonuçlara götürecek veriler bulunmamaktadır.

ULUSLARARASI HUKUK VE İÇ HUKUK

1. Monist Görüş

  • Uluslararası hukuk ve iç hukuk diye bir ayrım yoktur.
  • Uluslararası hukukta alınan bir karar direkt olarak iç hukukta uygulanır.
  • Avrupa Birliği’nin almış olduğu bazı kararların direkt üye devletlerin iç hukukunda uygulanması durumu.

2. Düalist Görüş

  • Uluslararası hukuk ve iç hukuk ayrımı vardır.
  • Uluslararası alanda alınan bir karar direkt olarak iç hukukta uygulanamaz.

ULUSLARARASI HUKUKUN KAYNAKLARI

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü madde-38’e göre Uluslararası hukukun kaynakları 4 tanedir:

  • Genel ve özel uluslararası antlaşmalar
  • Teamül hukuku
  • Uygar toplumlar tarafından kabul edilen genel hukuk ilkeleri
  • Öğretiler ve içtihatlar

Bu 4 kaynağın çıkış noktası devlet uygulamalarıdır. Bunun için Uluslararası hukukun en temel kaynağının devlet uygulamaları olduğu söylenir.

ULUSLARARASI ANDLAŞMALAR

Uluslararası Andlaşma Yapmaya Yetkili Kişiler

A) Devlet Bakımından

1. Doğal Olarak Yetkili Olanlar

  • Devlet Başkanları
  • Hükumet Başkanı
  • Dışişleri Bakanı
  • Diplomatik Misyon Şefleri

2. Yetki Belgesi İle Yetkilendirilenler

  • Doğal olarak yetkili olmayan bir devlet görevlisinin, andlaşma görüşmelerinde ve andlaşma metninin kabulünde yetkili olabilmeleri için devletlerin öngördüğü koşullara uygun olarak düzenlenmiş bir yetki belgesine sahip olması gerekir.
  • Yetkisiz bir devlet görevlisinin, öteki devletlerle yaptığı işlemler, daha sonra görevlisi bulunduğu devletin vereceği yetki belgesi ile geçerli hale gelir.

B) Uluslararası Örgütler Bakımından

  • Doğal olarak yetkili kişiler genellikle Uluslararası örgütün kurucu andlaşmasında belirtilir.
  • Eğer belirtilmezse,
  • Uluslararası örgütün en yüksek dereceli görevlisi olan genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarının doğal olarak yetkili olduğu kabul edilir.
  • Yetki belgesi verilmesi gereken durumlarda ise yetki belgesi, belirlenen koşullarca, asli yetkiye sahip organ veya kişiler tarafından verilir.

Müzakere Evresi

1. İkili Andlaşma Yöntemleri

  • İsteğe bağlı olarak antlaşmanın amacı ve konusu daha önceden belirlenebilir.
  • Görüşmelerde taraflardan birinin yahut her iki tarafında oluşturduğu andlaşma tasarısı üzerinde çalışılarak ortak bir metin ortaya çıkarılır.
  • Oluşturulan metnin dili birkaç dilde olabileceği gibi tek bir dil olarak da belirlenebilir.
  • Andlaşma metni kaç dilde olursa olsun, farklı anlamlar çıkmaması için genellikle bir dil esas metin olarak seçilir. Tabi ki bu durumda da herhangi bir sınırlama söz konusu değildir.

2. Çok Taraflı Andlaşma Yöntemleri

1. Uluslararası Örgüt Çerçevesinde

  • Uluslararası örgütün yapılmak istene andlaşma konusunda uzman organınca hazırlanan andlaşma tasarısı genel kurulun kabulü, üye devletlerin imzası ve onayı ile andlaşma yapılabilir.
  • Uluslararası örgütün yapılmak istene andlaşma konusunda uzman organınca hazırlanan andlaşma tasarısı genel kurulun kabulünün ardında bir Uluslararası konferansa sunulabilir.

2. Konferans Çerçevesinde

  • Bir konferansın toplanması genellikle bir Uluslararası örgütün girişimleri sonucu oluşur.
  • Andlaşma metni Uluslararası hukuk tarafından daha önceden hazırlanabileceği gibi konferansa katılanlar tarafından konferans sırasında da hazırlanabilir.
  • Metni ve değişik önergelerin kabulü veya reddi hususunda çeşitli oy oranları mevcuttur.
  • Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi 9. maddede 2/3 çoğunluğu kabul etmiştir.
  • 3 türlü kabul şekli vardır: Oybirliği, Oyçokluğu, Oydaşma (konsensüs).
  • Bir andlaşma tasarısının ya da resmi bir metnin oydaşma ile kabulünde görüşmeler sonucunda oluşan metne hiçbir taraf itiraz etmezse o metin oydaşma yöntemi ile kabul olunmuş olur.

Andlaşma Metninin Saptanması (Tevsiki)

  • Taraflar herhangi bir yöntem öngörmemişlerse uygulamada, bir andlaşma metninin saptanması için:
    – İmza
    – Ad referandum
    – Paraf kullanılır.
  • Ad referandum ve paraf kural olarak sadece metnin saptanması için kullanılır.
  • Eğer, temsilcinin yetki belgesinde ad referandum (koşullu imza) ya da paraf atma ile metnin bağlayıcılık kazanacağı belirtilmişse artık metnin saptanmasından bahsedilemez.
  • Bir başka ihtimalde ise devletler metnin saptanması için atılmış olan paraf ve ad referandumun metne bağlayıcılık kazandıracağını sonradan bildirebilirler.
  • Görüşmeci devletler parafın metne bağlayıcılık kazandıracağında mutabık kalmaları parafa bağlayıcılık kazandırır. (Viyana-12/2.a)
  • İmza hem metnin saptanmasında hem de metnin bağlayıcılık kazanmasında kullanılır.
    – Andlaşma metni imzanın bağlayıcılık kazandıracağını belirtilirse imza bağlayıcılık için kullanılır.
    – Temsilcinin yetki belgesinde imzanın bağlayıcılık kazandıracağı belirtilmişse imza – bağlayıcılık için kullanılır.
    – Görüşmeci devletler imzanın bağlayıcılık kazandıracağı konusunda mutabık kaldıklarında imza bağlayıcılık için kullanılır.
    – Verilen durumların aksinde imzan metnin saptanması için kullanılır.

Andlaşmanın Bağlayıcılık Kazandırması

4 Yolla Uluslararası andlaşmalar bağlayıcılık kazanır:

  • İmza
  • Belgelerin Değişimi
  • Onaylama
  • Katılma

1. İmza

  • İmzanın bağlayıcılık kazandırması durumu metnin saptanması kısmında bulunmaktadır.

2. Belgelerin Değişimi

  • İki durumda belgelerin değişimi bağlayıcılık kazandırır:
  • Değiştirilen belgeler bağlayıcılığın bu yolla olacağını öngörüyorsa
  • Tarafların örtülü olarak ya da açıktan bu yönde bir istekleri varsa

3. Onaylama

  • Onaylama işlemi her devletin iç hukuku bakımından farklılık gösterebilir.
  • Hatta devletler uluslararası andlaşmaya imza attıkları halde kendi iç hukuklarına göre andlaşmayı onaylatamayabilirler.
  • Bir Uluslararası andlaşmanın bağlayıcılık kazanmasında genellikle onaylama kullanılmaktadır.
  • Bir Uluslararası andlaşmada ikiden fazla taraf olduğundan genellikle bir depoziter devlet bulunur ve onay belgeleri o depoziter devlete gönderilir.

4. Katılma

  • Bir Uluslararası andlaşmaya sonradan katılabilmek için 2 şart vardır.
  • Uluslararası andlaşma bir devletin sonradan katılabilmesini öngörmelidir.
  • Metin bu durumu öngörmüyorsa tüm taraf devletlerin rızası gereklidir.

Andlaşmaların Hüküm Doğurması

  • Uluslararası andlaşmaların yürürlüğe girmesi aynı bağlayıcılıkta olduğu gibi her devletin kendi iç hukukundaki prosedürlere göre değişim göstermektedir.
  • Günümüzde bir Uluslararası andlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için ayrıca BM’ye tescil ettirilmelidir.

Andlaşmaya Çekince Koyulması

  • Bir devlet, andlaşmanın bir kısmının kendisine uygulanmamasını yahut kısmen uygulanmasını istiyorsa ilgili bölüm için andlaşmaya çekince koydurmalıdır.
  • Andlaşmaya çekince koyabilmek için
  • Andlaşmanın çekince koymayı yasaklamaması,
  • Koyulmak istenen çekincenin andlaşmanın konusuna aykırı olmaması,
  • Andlaşmanın çekince koyulmak istenen maddelere çekinceye koymayı yasaklamaması gerekir.
  • Çekince, andlaşma bağlayıcı olmadan ileri sürülmelidir. Bağlayıcılık söz konusu olmuşsa buradaki durum çekince koymak değil andlaşmayı değiştirmek olur.
  • İki taraflı andlaşmalarda çekince koyulamaz. Bu durumda tarafların anlaşamadığı kabul edilir.
  • Çekince andlaşma yasaklamadığı sürece çekince her daim geri alınabilir. Çekinceyi kabul etmiş bir başka devletin rızası aranmaz.
  • Çekince yazılı olarak ileri sürülmeli ve yine geri alma istemi ve çekinceye itiraz da yazılı olmak zorundadır.
  • Andlaşma çekinceye izin verirse diğer tarafların kabul etmemesi söz konusu olmaz.
  • Andlaşmanın bir bütün olarak kabul edileceği kararlaştırılırsa, andlaşmayı kabul eden devletler otomatik olarak çekinceyi de kabul etmiş olurlar.
  • Çekinceye karşı, bu çekince kendisine duyurulduğu günden başlayarak 12 ay için­de buna itiraz etmeyen devletler onu kabul etmiş sayılır.

Genel İlkelerin Andlaşmalara Etkisi

  • Devletler Uluslararası andlaşmalara “Pacta Sund Cervanda” ilkesi ile bağlıdırlar.
  • Devletler bir Uluslararası andlaşmadan doğan yükümlülüklerini kendi iç hukukunu gerekçe göstererek durumdan kaçınamazlar.
  • Uluslararası andlaşmalar geriye yürümezler.
  • Andlaşmalar kural olarak tarafları bağlar, 3. kişileri bağlamaz.

Andlaşmaların Yorumlanması

  • En iyi yorum şekli esas metnin incelenmesidir. Bu yüzden ilk olarak esas metin inceler.
  • Esas metnin yazıldığı dildeki kelimelerin anlamlarına bakılır.
  • Andlaşma yorumlanırken konu ve amacına dikkat edilir.
  • Ek protokol var mı kontrol edilir.
  • Hazırlık çalışmalarına bakılır.
  • Metnin uygulanması için bir şart var mı kontrol edilir. (Nerede, nasıl, neden,…)
  • Yorum tekniklerine başvurulur.

Andlaşmaların Çatışması

  • İki andlaşmanın çatışabilmesi için andlaşmaların bağlayıcı olması gerekir.

A, H, K, B, R devletleri E Andlaşmasını

A, H, K, T, G devletleri S Andlaşmasını imzalamış olsunlar.

  • Çıkan uyuşmazlıkta her iki andlaşmanın tarafları aynı ise;

(E-S Andlaşması A, H ve K her iki andlaşmaya da taraf)

  • Emredici kural esastır.
  • Çatışan maddelerin niteliği aynı ise sonraki kural önceki kuralı ilga eder.
  • Çatışan maddelerin niteliği farklı ise özel kural genel kuralı ilga eder.

İstisna

  • En çok gözetilen ulus kaydı
  • Andlaşmada en çok gözetilen ulus kaydı varsa
  • F-D devletleri yaptıkları Uluslararası andlaşmada gümrük vergisini %10 olarak belirlemişlerdir. Ek olarak andlaşma maddesine D devleti, eğer F devleti başka bir devlete gümrük vergisini bana belirlediği orandan daha aşağıda bir oran olarak belirlerse, (%6) bana da yeni yaptığı andlaşmada ki oranı (%6) uygulamak zorundadır.

ULUSLARARASI ANDLAŞMALARI TÜRK HUKUK SİSTEMİNDEKİ YERİ

  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına andlaşmaya imza atacak olan temsilcinin yetki belgesi “Bakanlar Kurulu kararnamesi” ile düzenlenir.

Anayasanın 90. maddesine göre,

  • Bir Uluslararası andlaşmanın onaylanması TBMM’nin onaylamayı bir kanun ile uygun bulmasına bağlıdır. (1. fıkra)
    – Uluslararası andlaşmalarda Türk hukuk sisteminde imza bağlayıcılık olarak kullanılmaz.
    – Genellikle devletler bu yöntemi kullanır.
  • Bazı durumlarda, (2, 3. fıkra)
    – Ekonomik, ticari ya da teknik ilişkileri düzenleyen,
    – Süresi 1 yılı aşmayan,
    – Devlet maliyesine bir yüklenme getirmeyen,
    – Kişisel statüye ve Türklerin yabancı devletlerdeki mülkiyet hakkına dokunmamak
    – Türk yasalarını değiştirmeyen, andlaşmalar
    – Daha önce yapılmış olan bir andlaşmaya dayanılarak yapılan uygulama andlaşmaları
    -Yasaların önceden tanıdığı yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik, ya da yönetsel andlaşmalar, yayımlanmasından itibaren TBMM’ye 2 ay içinde bildirmek koşuluyla yayımlanarak yürürlüğe konulur.
  • Usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş bir Uluslararası kanun hükmündedir ve kanun hükmünde olan bir Uluslararası kanun anayasaya aykırı olamaz.
  • İSTİSNA
    – Bir Uluslararası kanun temel hak ve özgürlükleri düzenlemekte ise ve anayasa ile çatışıyorsa hangisi temel hak ve özgürlüklere daha çok önem veriyorsa (daha iyi şartlara sahipse, hangisi birey daha çok lehine ise) o uygulanır.

TEAMÜL HUKUKU

  • Devletler belli bir konu hakkında herhangi bir Uluslararası andlaşmaya taraf olmasalar bile uymak zorunda oldukları bazı kurallar vardır. Bu kurallar bütününe teamül hukuku adı verilir.
  • Bir kuralın teamül olup olmadığının tespiti mahkemelere aittir.
  • Teamül hukuku yalnızca devletleri değil Uluslararası örgütleri de kapsar.
  • Teamül hukuku evrensel nitelik taşıyabileceği gibi bölgesel nitelikte de olabilir.
    – Hatta iki devlet kendi aralarında teamül oluşturabilirler.
  • Bir Uluslararası andlaşma ile teamül hukuku çatışırsa:
    – Kural olarak Uluslararası andlaşmanın hükümleri uygulanır.
    – Ancak teamül olan kural, temel insan hakları ya da Uluslararası hukukun emredici kuralları ise teamül olan kural uygulanır.
    – Bir kuralın teamül haline gelmesi için 2 unsurun gerçekleşmesi gerekir:

1. Maddi Unsur

  • Aynı veya benzer bir durum karşısında tutarlı bir şekilde aynı ve benzer tutum takınılmalıdır.
  • Bu tutarlı tavrın genel bir devlet uygulaması olması gerekir.
  • Olayın şartlarına göre yeterli bir derecede tekrar uygulanması gerekir.

2. Psikolojik unsur

  • Aynı veya benzer olay karşısında aynı veya benzer tavrın takınılmasının bağlayıcı olduğuna dair kuvvetli bir inanç olmalıdır.

DEVLET

  • Devletler Uluslararası hukukun en temel aktörleridirler.
  • Temel olarak, bir devlete devlet diyebilmek için 4+1 şart gerekir.

1. İnsan Topluluğu

  • Homojen olmak zorunda değildir. (Farklı dil, din, ırk olabilir.)
  • Uluslararası hukukta temel model ulus devlet modelidir.

2. Ülke

  • Her devletin bir ülkesi, belli bir sınırları, olması gerekir.
  • Kara, hava, deniz ülkesi
  • Kara ülkesi olmak zorundadır.

3. Hükumet

  • Buradaki hükumet terimi bir siyasi otoritenin var olması demektir.
  • Bu siyasi otorite kendi sınırları içinde efektif kontrole sahip olması gerekir.

4. Diplomatik ilişkilere girebilme kapasitesi

Bu 4 şartı sağlamak devlet olabilmek için yeterli olmayıp +1 şarta daha ihtiyaç vardır: Diğer devletlerin tanıması.

TANIMA

  • Devletler 4 şartı taşıyan bir “devleti” tanımak zorunda değildirler.
  • Tanımak tek taraflı bir işlemdir. Karşı tarafın rızası aranmaz.
  • Her devletin tanıma işlemi iç hukukunda farklılık gösterir.
  • Tanıyacak olan devlet bir Uluslararası andlaşma yaparak diğer devleti tanıyabilir.
  • Yeni kurulan bir devletin BM’ye üye olma aşamasında “kabul” oyu veren devlet, yeni kurulan devleti örtülü olarak tanımış olur.
  • Bir devleti tanımak demek devletin hükumetini tanımak anlamına gelmez
  • Türkiye Cumhuriyeti, Suriye Devletini tanımasına rağmen Esat Rejimini tanımamaktadır.

Tanıma Çeşitleri

De Jure (Resmen) Tanıma De Facto (Fiili) Tanıma
Toprak parçası üzerinde hakimiyet sağlamış bir devleti tanıma durumudur. Mevcut, var olan hükumetin yerine geçmeye çalışan yeni bir siyasi gurup söz konusudur.
Hukuken asıl tanıma şeklidir. Yeni gurup önce de facto tanınır. Başarılı olursa de jure tanınır. (Bekle ve gör)
De jure tanınan bir devlet, tanıyan devlette mülk sahibi olabilir. De facto tanınan devlet, tanıyan devlette mülk sahibi olamaz.
De jure tanınan bir devlet, kendinden önceki devletin halefi sayılır, Uluslararası andlaşmalarına halef olabilir. De facto tanınan devletin halef olma gibi bir durumu söz konusu değildir.
De jure tanınan devletle diplomatik ilişki yürütülebilir. De facto tanına devletle diplomatik ilişki yürütülmez.

SELF DETERMİNASYON

  • Wilson Prensiplerine göre her devletin self determinasyon hakkı vardır.
  • Bu doğrultuda “devletleri, kendi kendilerini yönetebilecek kapasiteye gelene kadar mandate (manda) altına girmesi kabul ediliyor.
  • BM sözleşmesi bu durumu düzenlemiştir. (11. Başlık)

1. Dış Self Determinasyon

  • Temel amaç bağımsızlığın kazanılmasıdır.
  • BM-73,76
  • Bağımsızlık isteyen koloninin tek taraflı bir bağımsızlık hakkı vardır.
  • Koloni, bağımsızlığını kazandıktan sonra ister metropolitan bir ülkeye ya da 3. bir ülkeye katılabilir.
  • Koloniye dış self determinasyon hakkı tanınmazsa koloninin kuvvet kullanma hakkı vardır.

2. İç Self Determinasyon

  • Temel amaç yönetime katılmaktır.
  • Azınlık guruba bazı anayasal hakların verilmesi gerekmektedir.
    – Anadilde eğitim
    – Kendi kimliğini kullanma
    – Seçme Seçilme
  • Verilen bu hakların günlük yaşamda uygulanması gerekmektedir.
  • Azınlık guruba bağımsızlık verilebilmesi için 3 şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

a) Bağımsızlık isteyen guruba ana devlet referandum hakkı tanır.

  • İskoçya örneğinde olduğu gibi

b) Federal bir devletin anayasasında, federal devlet dağıldığında hangi federe devletlerin bağımsızlık hakkına sahip olduğu yazılı olur.

c) Ana devlet, azınlık guruba temel haklarını vermeyip üstüne bir de kuvvet kullanırsa bu durumda azınlık gurubun self determinasyon hakkı vardır.

  • Azınlık gurubun bağımsızlık isteği “fantezi boyutundaysa” (c maddesindeki şartlar yoksa, ya da durum bir var olma mücadelesi değilse bağımsızlık hakkı verilmemelidir.
  • Uluslararası barış ve güvenlik ayrılma ile sağlanacaksa azınlık guruba bağımsızlık hakkı verilmelidir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

  • BM Sözleşmesinin 1. Maddesine göre 4 temel amacı vardır:
  • Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak
  • Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirmek
  • Uluslararası işbirliğini sağlamak
  • Uluslararası sorunların çözüm bulduğu bir merkez olmak.
  • BM’nin aldığı bir karar, BM’ye üye olan bir devletin başka bir devletle yaptığı uluslararası andlaşmaya aykırı olursa, Uluslararası Adalet Divanının BM-103 doğrultusunda verdiği karara göre BM kararı uygulanır.
  • BM’nin aldığı bir karar, BM’ye üye olan bir devletin başka bir devletle yaptığı konusu insan hakları olan bir uluslararası andlaşma ile çatıştığı zaman, yaygın görüşe göre konusu insan hakları olan andlaşma uygulanır.

BM ORGANLARI

ANA ORGANLAR

1. Genel Kurul

  • BM Sözleşmesinin 4. Bölümü Genel Kurul’u düzenler
  • BM’nin bütün üyelerinden oluşan ve her bir üye devletin yalnız 1 oya sahip olduğu kuruldur.
  • Genel Kurul’un kararları bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir. Fakat alınan bu kararlar teamül ise bağlayıcılık kazanır.
  • Genel kurul salt çoğunlukla karar alır. (%50+1)
  • Ancak” önemli sorunlar” olduğu zaman Genel Kurul, hazır bulunanlar ve oylamaya katılan üyelerin 2/3 oyçokluğu ile karar alır.
  • BM Sözleşmesine göre önemli konular:
  • Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkin tavsiyeler,
  • Güvenlik Konseyi’nin daimî olmayan üyelerinin seçilmesi,
  • Ekonomik ve Sosyal Konsey üyelerinin seçilmesi,
  • Vesayet Meclisi üyelerinin, 86. Maddenin 1/c fıkrası uyarınca seçilmesi,
  • Birleşmiş Milletlere yeni üyelerin kabulü,
  • Üyelik hak ve ayrıcalıklarının askıya alınması,
  • Üyelikten çıkarma,
  • Vesayet rejiminin işleyişine ilişkin sorunlar
  • Bütçe
  • Güvenlik Konseyi, durumu el koymadığı sürece Genel Kurul her zaman toplanabilir.
  • Güvenlik Konseyi’nin sürekli bir üyesinin uluslararası barışın korunmasına ilişkin alınmak istenen bir karara devamlı veto vermesi halinde, 3.11.1950 tarih ve 377 (v) sayılı “Barış için Birlik” adlı karar ile Genel Kurul, Güvenlik Konseyi’nin yerine karar ve önlem alabilir.

2. Genel Sekreterlik

  • Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından atanır.
  • Genel Sekreter, diğer devletlerden bağımsız olup yalnızca BM Örgütü’ne karşı sorumludur.
  • Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve sosyal Konsey, Vesayet Konseyinin kendisine vereceği görevleri yerine getirir.
  • Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için hareket eder.
  • Temel hak ve özgürlüklerle ilgili konularda Genel Kurul’a tavsiye verir.
  • Genel Kurul’un belirlediği sınırlar çerçevesinde, BM Örgütü’nün en yüksek memuru sıfatıyla Genel Sekreterlik memurlarını atar ve gerekirse görevlerinde yükseltir.
  • BM barış operasyonlarını yönetir.

3. Güvenlik Konseyi

  • En geniş yetkilere, dolayısıyla en çok sorumluluğa sahip olan organdır.
  • Temelde 15 üyesi bulunmakla beraber 5 üyesi (ABD, Çin, Büyük Britanya, Fransa, Rusya) daimî üyedir.
  • 10 geçici üyesi her 2 yılda bir seçilir. BU üyelerin yeniden seçilebilmesi için aradan 1 dönem geçmelidir.
  • Usul konusunda bir karar alınırken 9 üyenin olumlu yanıt vermesi yeterli iken, diğer konularda bir karar alınacağı zaman 9 olumlu oyun içinde daimî üyelerinin her birinin olumlu oyu bulunması yahut çekimser olması gerekir. Bir daimî üye ret kullanırsa o karar veto edilmiş olur.
  • A.D üyeleri seçilirken oy çokluğu yeterlidir. Başka bir şart aranmaz.
  • Güvenlik Konseyi’nin daimî ya da geçici üyesi 2 durumda oy kullanamaz:
  • M Andlaşmasının 6. Başlık altında düzenlediği uyuşmazlıkların barışçı çözümü sırasında alınacak kararlarda üye devlet taraflardan biri ise oy kullanamaz.
  • M. Andlaşması-52/3’ün düzenlediği bir uyuşmazlığın bölgesel örgütler çerçevesinde çözümü özendiren kararlarda üye devlet taraf ise oy kullanamaz.
  • M Sözleşmesi 6. Ve 7. başlıkta Güvenlik Konseyi’nin yetkilerini açıklar.

6. Başlık

  • 6. başlık altında hareket eden GK, herhangi bir uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözmeyi amaçlar.
  • 6. başlık altında hareket eden GK’nın kararları tavsiye niteliğindedir.
  • 6. başlık altında alınan bir karar bir devleti ilgilendiriyorsa o devletin kendi üzerinde uygulanacak olan her harekette ilgili devletin mutlaka rızası olması gerekir.
  • Mavi Marmara olayında olayı araştırmak ve aydınlatmak için kurulun soruşturma komisyonu her iki devletin rızası olmadan asla kurulamazdı.
  • 6. başlık altında oluşturulan bir askeri birliğin kişisel meşru müdafaa dışında kuvvet kullanma hakkı yoktur.

7. Başlık

  • Bu başlık altında GK, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden olayları barışçıl olmayan yollardan çözmeyi amaçlar.
  • Bu başlık altında alınan bir karar diğer ülkeleri bağlar
  • Negatif yükümlülükler:
    -Yapmak zorunda olunan yükümlülüklerdir.
    -Güvenlik Konseyi A devleti ile ticaret yapma! Diyorsa A devleti ile ticaret yapmazsın
  • Pozitif Yükümlülükler:
    -Yapmak zorunda olunmayan yükümlülüklerdir.
    -Asker vermen istendi. İstersen verirsin istersen vermezsin.
  • Bu başlık altında alınan bir karar tek taraflı olup bağlayıcıdır. İlgili devletin uygulanacak yaptırıma rızası olmasa dahi o yaptırım uygulanır.
  • GK’nın öncelikle B.M-39’a göre uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit olduğunu tehdit etmesi gerekir. Ardından B.M-41 ve 42 uygulanır.

BM-41

  • Diplomatik ve ekonomik yaptırımlarla birlikte iş kuvvet kullanmaya varmadan her türlü yaptırımı kullanabilir.
  • Güvenlik Konseyi isterse yaptırım uyguladığı bölgede uluslararası bir mahkeme kurabilir. Hatta adeta yeni bir devlet kurmak suretiyle bölgede, yasama-yürütme-yargı erklerini kurabilir. (KOSAVA)

BM-42

  • Güvelik Konseyi bu madde kapsamında birlikte kuvvet kullanır.
  • Herhangi bir olayı, durumu uluslararası barış ve güvenliğe aykırı olarak değerlendirebilir.
  • 10 kişilik bir gurubu herhangi bir fiil gerçekleştirmeseler dahi uluslararası barış ve güvenliğe tehdit sayıp o guruba kuvvet kullanabilir. Aynı zamanda Suriye olaylarını yahut bir soykırımı uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olarak değerlendirmeyebilir.

BM’nin Askeri Operasyon Başlatması

1. BM Barış Gücü ile

  • BM Genel Sekreterliğine bağlı bir komutan atanır
  • Her üye devlet asker gönderir ve bir ordu oluşturulur.

2. Yetki Devri

  • Başka bir devlete, devletlere ya da uluslararası örgüte yetki devredilir.
  • Yetkiyi alan verilen görevi yerine getirir.
  • Yetki NATO’ya verilse, NATO verilen emir ile kendine üye devletleri vurabilir.

BM’nin Uyuşmazlık Çözme Yöntemleri

1. BARIŞÇIL YOLLAR

A) Yargısal Yol

a) Uluslararası Adalet Divanı

Divan 2 çeşit yargılama yapar:

1. Tavsiye:

Güvenlik Kurulu, Genel Kurul ya da bu kurulların yetki verdiği bir kişi Divandan görüş ister.

2. Bağlayıcı karar:

2 devlet aralarındaki sorunu divanın çözmesi için rıza gösterirler.

Bu rıza 3 türlü şekilde alınır:

Devletler en başta anlaşarak kendi istekleriyle gelirler divana.

Bir devlet divana gider diğer devlet daha sonra katılır. (Forum Prorogatum)

Yapılan bir uluslararası andlaşmada ortaya çıkan uyuşmazlığı U.A.D’nin çözeceği konusunda anlaşılır.

b) Tahkim

B) Yargısal Olmayan Yol

1. Görüşme

  • Aralarında uyuşmazlık olan devletler bir araya gelip sorunu çözerler.

2. Dostça Girişim

  • Aralarında uyuşmazlık ortaya çıkan devletleri görüştürmek üzere başka kurumlar devreye girer.

3. Arabuluculuk

  • Aralarında uyuşmazlık ortaya çıkan devletleri bir araya getiren kurul aynı zamanda orta yolu bulmaya, çözüm üretmeye çalışır.

4. Soruşturma Komisyonu

  • Devletler arasındaki uyuşmazlığa neden olan olayı araştırmak, aydınlatmak üzere bir komisyon kurulur.

5. Uzlaştırma Komisyonu

  • Devletler arasındaki uyuşmazlığa neden olan olayı araştırmak, aydınlatmak ve çözüm bulmak üzere bir komisyon kurulur.

NOT: Devlet bu yargısal olamayan çözüm yollarını kendi istekleri ile uygulatabilirler ya da BM isterse 6. Madde kapsamında yine devletlerin rızalarını alarak bu yolları gerçekleştirebilir.

2. BARIŞÇIL OLMAYAN YOLLAR

Kuvvet Kullanma

BM sözleşmesinin 2. maddesinin 4. cümlesinde “üyelerin bir başka devlete karşı kuvvet kullanmaları açık bir şekilde yasaklanmıştır.

Kuvvet Kullanmanın İstisnaları

1. Güvenlik Konseyi’nin Kuvvet Kullanması

  • BM Sözleşmesinin 7. Başlık altında bulunan 42. Madde kapsamında kuvvet kullanabilir.

2. Meşru Müdafaa

  • Herhangi bir sözleşmede yazsın ya da yazmasın bir devletin meşru müdafaa her zaman mevcuttur. Sözleşmeler bu durum güvence altına alır.
  • BM-51 kapsamında bir devlet Güvenlik Konseyi duruma el atıncaya dek meşru müdafaa hakkını kullanabilir. Ayrıca aldığı önlemleri Güvenlik Konseyine bildirmelidir.
  • Meşru müdafaa hakkı sınırlı bir haktır. Kullanabilmek için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.
  • BM-51 ve Teamül Hukuku meşru müdafaanın yasal dayanaklarıdır.

Meşru Müdafaa Hakkının Kullanılacağı Durumlar

  • Devlete karşı bir silahlı saldırı olmalıdır.
    -Bu silahlı saldırı bir devlet tarafından gerçekleştirilmek zorunda değildir.
    -Yapılan bu silahlı saldırıya verilecek karşılık ölçülü ve orantılı olmalıdır.

Silahlı Saldırı

51. Madde Kapsamında

  • Silahlı saldırıya uğrayan devletin egemenliğini, topraklarının bölünmez bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını kısıtlıyor, tehdit ediyor ve ortadan kaldırıyor olması gerekir.
  • Bu doğrultuda bir başka bir devletin tankları herhangi bir şehrinize girip orada beklese fakat herhangi bir müdahalede bulunmasa bu durum da silahlı saldırıya girer.
  • Silahlı saldırı belli bir yoğunlukta olmalı.
  • Sınırlarınız içine tek bir havan topu düşmesi silahlı saldırı sayılmaz.

51. Madde Kapsamı dışında

  • Bu tür durumlar silahlı saldırı düzeyine ulaşamamış saldırılardır.
  • Silahlı saldırı düzeyine çıkamamış saldırılara verilen karşılığa “misilleme” adı verilir.
  • Misilleme kural olarak hukuka aykırı olmakla birlikte çok çok istisnai durumlarda (sabrın yeterince zorlandığı durumlarda) tavsiye edilmese de misilleme yapılabilir. Yapılan bu misilleme ani olarak gerçekleşmelidir.
  • Tavsiye edilmemesinin nedeni her ne kadar pratik tam tersini gösterse de BM sözleşmesi ve uluslararası hukuk her daim “uluslararası barış ve güvenliği sağlamak” ister.

Önleyici Meşru Müdafaa ve Önlem Meşru Müdafaası

A) Önleyici Meşru Müdafaa

  • Bir saldırı şu an yapılmakta
    – Sınırlarınızdan içeri giren bir uçak nükleer saldırı yapmak üzere.
  • Önleyici meşru müdafaaya verilebilecek en tipik örnek Caroline Olayıdır.
    – Caroline olayı, Kanada’nın İngiltere’ye karşı bağımsızlık savaşı verdiği yıllarda yaşanmıştır. Tarafsız olan ABD, İngilizlere karşı yürütülen mücadelede kullanılmak üzere bir gemi dolusu silah ve mühimmatı Kanadalılara gönderdiği sırada gemi Kanada’ya ulaşmadan İngilizler gemiyi batırmıştır. Görülen davanın sonunda, gerçekleşmekte olan saldırılara karşı önleyici bir meşru müdafaanın yapılabileceği kabul edilmiş ve bu durum teamül hukuku halini almıştır.
  • Önleyici meşru müdafaa da gelen saldırıya karşılık verme ihtiyacı ani, acil, karşı konulmaz, müzakere veya başka bir yola başvurmayı anlamsız kılacak nitelikte olmalıdır.
  • Saldırıya verilecek karşılık saldırının sonuçlarını ortadan kardıracak nitelikte yani orantılı olmalıdır.
  • Bu şartlar pratikte çok nadiren gerçekleşir.

B) Önlem Meşru Müdafaası

  • Gerçekleşen herhangi bir saldırı mevcut değil fakat ileride saldırı olma ihtimali var.
    – Komşunuzda gerçekleşen bir iç savaşta tam sınır bölgenizde size saldırma ihtimali olan bir gurup bir bölgeyi ele geçirdi.
  • Önleyici meşru müdafaanın şartları düşünüldüğünde önlem meşru müdafaası her halükârda uluslararası hukuka aykırıdır.

3. Vatandaşlarını Korumak İçin Silah Kullanma

  • Bir devlete karşı kuvvet kullanacak devlet (A devleti) veya kendisine kuvvet kullanılan devlet (B devleti), bir başka devletin (C devleti) vatandaşlarınızı korumak adına yetersiz veya isteksiz ise bu durumda olayın dışında olan devlet (C devleti) kuvvet uygulan devletin topraklarına girip kendi vatandaşlarını alıp çıkabilir.
    -Türkiye’nin Süleyman Şah türbesini ve orada bulunan askerlerini gidip alması.

4. Davet Üzerine Kuvvet Kullanma

  • Bir devlet bir devlete ya da bir guruba karşı kuvvet kullanacağı zaman başka bir devleti bu olaya davet edip yardımını talep edebilir.
  • Bu durumun belli şartları vardır.
    – Davette bulunan devlet davet rızasına açık ve hür bir şekilde göstermelidir.
    -Kuvvet kullanacak devletler bir guruba karşı kuvvet kullanacaklarsa onların self determinasyon haklarını ihlal etmemelidirler.
    -Davet üzerine gelen devlet, kendini davet eden devlete de facto bir işgalde bulunmayacak.

İNSANCIL MÜDAHALE

  • Bir devletin BM ya da herhangi bir devletten, Uluslararası örgütten izin almadan başka bir devletin insanlarını korumak adına yaptığı kuvvet kullanmadır.
  • Uluslararası hukukta hala bir görüş birliğine varılamamıştır.
  • Sovyetlerin dağılmasına kadar pek gözde olmayan insan haklarının, Sovyetlerin dağılmasından sonra popülaritesi artmış ve bazı güçlü devletler “İnsancıl Müdahale” kapsamında diğer devletleri işgal etmiş, aşırı kuvvet kullanmıştır.
  • Bunun sonucunda çıkan tartışmaları dindirebilmek adına 2001 yılında “Devlet egemenliği ve müdahaleye karşı Uluslararası komisyon” (ICISS) Koruma sorumluluğu adlı bir rapor yayınlanmış ve rapor 2005 yılında son halini alarak BM Dünya Zirvesi’nde kabul edilmiştir.

Rapora göre 2 sorumluluk vardır:

1. İçe Bakan Sorumluluk

  • Siyasi otoriteyi elinde bulunduran gurup (Devlet, koloni) kendi vatandaşlarının korumasını üstlenmelidir.
  • Vatandaşlarına istediği gibi davranamaz, vatandaşlarına belli standartlarda davranmak zorundadır.

2. Dışa Bakan Sorumluluk

  • Devletler, diğer devletlerin egemenlik haklarına saygı göstermelidir.
  • Uluslararası toplumun koruma sorumluluğu sadece askeri müdahale olmayıp aynı zamanda önleme sorumluluğudur, koruma sorumluluğu inşa etme sorumluluğudur.

İnsancıl müdahale için Uluslararası alanda bir görüş birliği olmayıp ağırlıkta olan 2 görüş vardır.

1. Liberal Görüş

  • Ana destekçisi İngiltere’dir.
  • Ne olursa olsun insancıl müdahale yapılmalıdır. Yoksa insanlar ölür ve Uluslararası barış ve güvenlik tehlikeye girer.

2. Muhafazakâr Görüş

  • ICISS, yeni bir görüş getirmemiştir.
  • Kuvvet kullanmanın 4 şartı hariç başka türlü bir kuvvet kullanma yapılamaz.
  • İnsancıl Müdahalenin serbest bırakılması keyfiliği getirir.

Uluslararası Hukuk Tüm Ders Notları

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 1

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 2

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 3

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 4

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 5

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 6

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 7

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 8

Uluslararası Hukuk Ders Notları – 9

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
464

3 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin