umut
umut

Ummaktan doğan güven duygusudur umut. Nefes alıp vermektir. Yaşamak, hayal etmek, inanmaktır. Yaşıyorsa insan ve inanıp hayal kuruyorsa umut vardır. Hayat son bulana kadar inandığımız ve hayal ettiğimiz şeylerin gerçekleşme ihtimali var.

Temelde umut etmenin kaynağı hayal kurmaktır. Bunu bir kıssa ile anlatalım: “Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçek varmış. Bunlardan erkek olan, sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki, baharda açtıklarında diğer çiçeklerden onu kıskanıyormuş. Buna dayanamayan erkek çiçek, baharda binlerce çiçeğin içinde açmak ve kalabalığın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu soğuğunda açarak, canından çok sevdiği sevgilisini daha fazla görmeyi hayal etmiş. Yine bahar gelmiş tüm çiçekler toprağı yedi renge boyamış. Erkek çiçek, kışın kurduğu hayallerini anlatmış. Dişi çiçek de sevgilisinin fikirlerini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği, kışın dondurucu soğuğunda açmak için sözleşmişler. Bahar bitmiş, yaz geçmiş ve kış gelmiş. Sevgilisine kavuşma hayalleri ile yerinde duramayan erkek çiçek, karın bir yorgan gibi örtüğü toprağı delerek yeryüzüne çıkmış.”¹ Sevgiliye kavuşmak inancı ve hayali ona dondurucu soğukta çiçek açtırtmış. Bu çiçeğin adı ”Kardelen” imiş. Kardelen çiçeği gibi insan da hayalini kurduğu şeye inanmalı ve hayal etmeli, hayal ettikçe içinde umut filizlenecektir.

Elimizi şu an göğsümüze koyarsak kalbimizin hâlâ atmakta olduğunu görürüz. Aslında bu da şansımızın hâlâ var olduğunun bir göstergesidir. Tıpkı Osmanlı devletinin birinci dünya savaşından çıkıp Mondros gibi ağır şartlar içeren bir ateşkes anlaşması imzaladığı, kapitülasyonlarin devletin belini büktüğü zamanlarda, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarındaki kuvay-i milliye umudu gibi. Kurtuluş savaşına inanmış bir toplum bir komutan ve şanlı askerlerinin umut hâlâ içlerinde. O umut inandıkları yolu aydınlattı ve hayalini kurdukları bağımsızlık savaşını kazandırdı. Sonunda Osmanlı devletinin küllerinden bir Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Falih Rıfkı Atay: “Bir tek umut, bir avuç askerde ve Mustafa Kemal denen bir isimdedir.” diye özetliyor aslında. Umut kelimesini anlatıp asla es geçemeyeceğim efsanevi bir kişilik var. Helen Keller kendisi Amerikalı pedagog ve aktivist. Bebeklikten beri kör, sağır ve dilsizdir. Ama o kendisinde doğuştan olmayan üç duyu ile umut etmeye devam etmiştir. Beş lisan öğrenmiş, aynı zamanda yüzüp satranç oynayan Helen Keller yazdığı makaleler ve kitaplar ile bütün insanlığa örnek olmuştur.

Verdiğim örneklerde olduğu gibi umut duygusu bizim önümüze bazen aşk bazen zafer bazen yaşama tutunmak olarak çıkar. Hayatta her şey her zaman bizim istediğimiz gibi gitmez, hatta bazı zamanlarda olumsuzluklar daha ağır basar hayatta. Ama nasıl her gece sabaha kavuşup gün ağarıyorsa olumsuz olan şeyler de olumluya dönecektir. Çünkü her şey zıddı ile bilinir.

“Ne beter çizgidir bu,
Bu ne çıldırtan denge,
Yaprak döker bir yanımız,
Bir yanımız bahar bahçe.”²

Umutsuzluğa düşecek olursanız güneşe bakın ve içinizdeki umudum yeşermesine izin verin. Unutmayın inanırsanız var olurlar. Geç demek çaresizlik demektir. Yani artık yapacağın bir şey kalmadığına inanmak demek. Oysa biz daha yeni başlıyoruz.”³

¹ https://secmehikayeler.com/ask-hikayeleri/kardelen-ve-hercai-ciceginin-oykusu.html
² Hasan Hüseyin Korkmazgil
³ Rasim Özdenören

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
521

9 YORUMLAR

  1. Gönülden tebrikler canım 😘 başarılarının devamını dilerim
    Dediğin gibi umut hep var. 🥀🥀💮🌹

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin