yüreğinin götürdüğü yere git - yüreğinin götürdüğü yere git özet - yüreğinin götürdüğü yere git kitap yorumu - yüreğinin götürdüğü yere git hakkında bilgi
yüreğinin götürdüğü yere git

Yüz yüze söylenemeyen şeyler vardır. Cesaret edilemeyen şeyler. Anlaşılmama korkusunun engel olduğu… Karşındaki kişinin ufak bir mimiği, derin bir nefesi, burundan püskürtülen öfkeler. Yargısız infazlar. Savunmaya fırsat vermemeler. Sonuç mu? Anlatıp hafiflemek, duyguları paylaşmak isterken varolan daralmalara, söylenemeyenlere, içinde ukde kalanlara kuma getirilişler.

İşte tüm bunlar çoğu zaman insanı frenler birilerine birşeyleri anlatmaya. Tam da bu noktada kağıda, kaleme sığınır insan. Yazarak anlatma yoluna gider anlatamadıklarını. Koşulsuz bir genişlikle, bir zerre bile yargılamanın olmadığı, sen neyin nasıl anlaşılmasını istersen sonucun hep sana hitap ettiği empatiler ülkesi, koca bir dinleyicidir kağıt. Dilin karşısındaki insanın takındığı ifadeden dolayı koca bir patinajdan öteye gidememesine karşın, seni senden daha iyi anlatan, akıp giden bir ırmaktır kalem. Koca bir ferahlıktır, derin bir iç çekiştir.

Mektuplar… Birine yazdığını bildiğin, anlattıklarının kesilmeyeceği rahatlığının olduğu, söyleyeceklerini en duru haliyle, seçerek anlatabildiğin ferah yol. Okunsun diye yazılmasa bile, okunduğunda mutlaka tamalanacağını bilirsin mesela.

Bazen sıradan bir günün sıradan olaylarıdır içinde barındırdıkları. Bazen eşe dosta ya da sevgiliye yazılan duygu dolu cümlelerdir. Ve bazen de bir iç muhasebedir, biyografidir, yol göstermedir, tavsiye koleksiyonudur, yol haritasıdır.

“Bana öyle geliyor ki belleğin işlemesi derin dondurucununkine benziyor biraz. Hani içeride uzun süre bıraktığın bir şeyi çıkarınca nasıldır bilirsin. Başlangıçta tuğla gibi serttir, kokusu, tadı yoktur, üzeri beyaz bir zarla kaplıdır; onu ateşe koyar koymaz yavaş yavaş formuna, rengine kavuşur, kokusu mutfağı sarar. Bunun gibi hüzünlü anılar da uzun zaman boyunca belleğin sayısız karanlık mağaralarının birinde uyuklarlar, orada yıllarca, on yıllarca, bir ömür boyunca kalırlarlar. Burada günlerden bir gün onlara eşlik etmiş olan acı, yeniden yıllar önce olduğu gibi yoğun ve akıcı olarak ortaya çıkar.”

Susanna Tamaro’nun Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı bu şahane eserinde seksen yaşında bir büyükannenin torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Çok sade, okunması bir hayli kolay ve akıcı olan bu eserde büyükanne yazdığı mektuplarla hem anlatamadıklarını anlatıyor hem torununa olan sevgisini sık sık dile getiriyor hem de bir rehber gibi yol gösteriyor.

“Yapılacak ilk devrim, insanın kendi içine yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.”

Susanna Tamaro – Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

Helal!
Helal! Bayıldım! Haha! Vay be! Üzüldüm! Kızdım
45
Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde okuyorum. Edebiyatın her türlüsüne ilgiliyim. Öykü, şiir ve aforizma türünde yazı çalışmaları yapıyorum. Sıfır Yayınları'nın başlattığı Proje Kitap projesinde öykülerimle yer aldım. Kitap Hayali Hayati Kahraman adıyla raflarda şu an. Soru, görüş ve önerileriniz için: omerguneri@xyazar.com

4 YORUMLAR

  1. Değişim ve devrim bireyde başlar denir her zaman. Ne kadar doğru bir düşünce ve söz. İnsan kendini tanıdıktan sonra değişmeye başlar, etrafındaki her şeyi ve herkesi ve varlığı fark etmeye başlar. Düşünceler çepeçevre sarınca onu, değişmeye de başlar insan. Kalıplaşmış tüm doğrulara isyan eder belki. Belki sessizce durur ancak içten çığlıklarını durduramaz. Geçen günlerde vefat eden ünlü bir yazarın Ursula K.Le Guin’in Mülksüzler kitabındaki bir cümle geldi yazınızı okurken aklıma.

    “Devrim yapamazsınız, devrim olabilirsiniz” …. Beğenerek okudum yazınızı. Tebrik ediyorum. Bu siteyi uzun zamandır takip eden birisi olarak, diğer tüm yazıların kalitesinde bir yazıydı bu da. Sonraki yazılarınızı da takip edeceğim. Kaleminize sağlık 🙂

  2. Okumayı seven, kitaplara vakit ayıran birinden böyle güzel yorumları duymak çok güzel. Vakit ayırıp okuduğunuz için, bu güzel yorumu yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. 🙏☺️

  3. Sizi severek okuyorum, yazdıklarınız bir şiir gibi ahenkli biri bi diğerini tamamlıyor, her cümle, her kelime özenle seçilmiş ve okuyucalırınızın ne istediğini biliyormuş gibi. Okuma hevesi geldi sizin sayenizde bi türlü kimsenin anlatamadikarini yada anlatipta aciklayamadıklarını siz çok güzel anlatıp açıklıyorsunuz. Yolunuz bahtınız açık olsun açık görüşlü yazar ☺

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin